Balkona Dönüşen Pencere

Balkona dönüşen pencere fikri ilk olarak Hollanda’da ortaya çıkıyor. Ev sahiplerine hem esneklik hem de konforlu bir yaşam alanı sağlayan ürün ilk kez Amsterdam merkezli bir mimarlık stüdyosunda Hofman Dujardin tarafından tasarlanmış. Kawneer France tarafından da üretilmiş. 60 saniyede açılan balkon, kapandığında diğer katlardaki pencerelerle tam uyumlu bir görüntü sergiliyor. Yapımında yekpare kırılmaz cam paneller kullanılıyor. Bu sebeple de bu pratik kullanımına rağmen inanılmaz estetik bir görünüşe sahip oluyor.

Yeri gelmişken hemen açayım. Yekpare tasarım her zaman kusursuzluğu çağrıştırır sevgili okur. Daha önce Maiotik’te tasarım harikası bir bisikletten söz ettiğimiz içerikte bunu açıklamıştık. Roland Barthes’ın da Yazı ve Yorum adlı kitabında söz ettiği üzere Hz. İsa’nın resmedildiği çizimlerde gömleğinde düğme yoktur mesela. Tasarımda girintisiz çıkıntısız böyle yekpare işler her seferinde daha estetik sonuçlar elde edilmesini sağlar. Şimdi o telefonların bataryalarının neden çıkmadığını, niçin yeni çıkan elektronik ürünlere dokunma gereksinimi hissettiğinizi daha iyi anlıyorsunuzdur. Yekpare tasarım yüzünden.

İçeriden dokunmatik ya da müşterinin isteğine göre fiziksel bir tuşla açılıp kapanan bu balkona dönüşen pencere, açılıp kapanırken elektrikler gider de bir güvenlik sorunu ortaya çıkar diye içinde güç kesintilerini telafi edebilecek bir sistem de barındırıyor. Şimdiden Avustralya’da yapılması planlanan gökdelen vari birçok binada kullanılması kararlaştırılmış bile.

TÜRKİYE’DEKİ 1 + 1’LER İÇİN GÜZEL BİR ÇÖZÜM

An itibariyle elde olmayan sebeplerle balkonsuz bir evde yaşamak zorunda kalan biri olarak söyleyebilirim ki insanın yaşam alanında mutlaka olması gereken şey bir bahçe onu sağlayamıyorsa bir balkon. Her şeyin böyle katlanıp bükülmesi hava attıkları gibi modüler olması hoşuma gitmiyor. Ancak balkona dönüşen pencere özellikle Türkiye’de büyük kentlerdeki duvardan duvara cam 1 + 1 daireler için gerçekten muazzam bir çözüm olarak görünüyor. Hem dış görünüşe bir zarar vermez hem de yaşayana kolaylık sağlar. Gerçi müteahhitler bine mal oluyorsa alıcıya on bin olarak yansıtırlar ama bu konuya girip hiç canınızı sıkmak istemiyorum. Merak ederseniz sizi apartmanların tarihini anlattığımız yazıya bekleriz.

Bu arada meraklısına buna çok benzer ancak çatı katları için düşünülen bir pencere tasarımı daha olduğunu belirtmeliyim. Vellux Cabrio adı verilen yukarıda videosuna aşağıda da görseline yer verdiğim tasarım da başka bir iş. Biliyorum Heidi’yi izlemiş her çağdaşımın düşünde bir çatı katı hayali var.

Mimari yemin ediyorum mükemmel bir sanat. Türkiye’de her ne kadar birbirine benzer kutu gibi evlerde oturmaya alışmış olsak da Maiotik podcast serisinin ilk bölümünde de konuştuğumuz üzere mekân insan ruhu üzerinde inanılmaz bir etkiye sahip. Bunu romanlar, karakterler ve mekanlar arasında kurulan yazınsal ilişkide de görürsünüz. Mekân insan ruhunu biçimleyen en önemli kavram. Dolayısıyla tarz sahibi benzersiz yaşam alanları yarattıkça daha mutlu hissedeceğiniz bir gerçek.

İlk videonun kaynağı / İkinci videonun kaynağı

Yorum Yap!

Lütfen yorum bırakın!
Adınız