Mini Jet

Mini jet … Orta yaşlara gelmiş belki biraz da orta yaş krizi geçiren bir adamın projesi, bir Harley Davidson ya da klasik bir araba falan almak olabilir. Ancak Neil Banwell için durum böyle değil. O hayatının son altı yılını Jetini tamir etmek için harcayan üretken bir adam. Bu arada bildiğin Jet‘ten bahsediyorum sevgili okur.

Hikaye şu: Neil Banwell, 2007 yılında karısına söylemeden eBay üzerinden 10.000 Euro’ya eski bozuk bir jet alıyor. Aldığında 45 yaşında. Yıllarca tamiriyle uğraşıyorlar. Şimdi bunun en az on katı edeceğini biliyorlar ama ne karısı ne de kendi artık bu jetten vazgeçmek, onu satmak istemiyorlar.

Bu mini jetinin ilginç de bir tarihi var: Falkland Savaşı’nda Port Stanley üzerine ilk saldırıyı gerçekleştiren uçaklardanmış kendisi. Neil Abi’yi biz sevdik kendisi en az Mehmet Ali Birand kadar üretken. Türk olsaydı da Nail adını alırdı diye düşünüyoruz. Bir an aklımıza o geldi. İyi okumalar diliyoruz sevgili okur.

(Bilmeyenleri için Falkland Savaşı, Arjantin’in 1982 yılında Falkland Adalarını işgal etmesiyle başlayan; Ancak hem uluslararası kuruluşların karşı çıkması hem de Arjantin’in gerekli kamuoyu desteğini bulamamasıyla işgal ettiği yerlerden çekilmesiyle son bulmuş bir savaştır. Arjantin’in sömürgeci bir devlet olma denemesi diyelim.)

NOT: Her 45 yaşında Harley alan adam da orta yaş krizinde diye bir şey yok biliyoruz. Çaktırmayın.

MİNİ JET

Ben gelecekte Mini jet değil ama harley alacağım sanırım. Bundan eminim alırsam benimle orta yaş krizine girdin biçiminde dalga geçmeyin lütfen. Anca o rafine zevkleri elde edebilme konforuna erişmiş olurum ona bağlayın olur mu. İnsan bence yaşamda kullanabildiği kadar aracı kullanmalı. Ben mesela traktörü deneyimleme olanağı bulamadım araba, motor ehliyeti falan var bir çok farklı marka da sürdüm ama traktörü merak ediyorum. Kocaman otobüsleri sürmeyi isterim. Sürenlere büyük saygı duyuyorum. Hele o şehir içi otobüsleri… Sürmesem bile bana inanılmaz eğlenceli geliyor. İzmir’de Yüksek Lisans yaparkenki en büyük eğlencem konağa gidip en uzun süren Tınaztepe otobüsüne binmekti. O tıklım tıkış Buca’da o otobüsleri nasıl sürebiliyorlar anlam veremiyor keyifle seyrediyordum. Bir de en öne oturdum mu değme keyfime. Adeta bir film mutluluğu. Ankara’daki Belko’da da en öne oturduğum zaman bu güzel hisleri yaşıyorum. Gidem de dünyanın farklı yerlerinde otobüsle yapılan yarım yamalak kent turlarına katılam bari. Şu salgın bir geçsin de

Yorum Yap!

Lütfen yorum bırakın!
Adınız