Deus Ex Human Revolution

Deus Ex Human Revolution, yakın gelecekte insanların becerilerini artıran donatılar taktırdığı bir dönemi anlatıyor. Human Revolution, yalnızca eğlenceli bir oyun olmanın ötesinde insanların makinelere artık biyolojik olarak da bağlanabildiği ve becerilerini artırabildiği bir çağın felsefi olarak incelemesini yapmaya çalışıyor.

Elon Musk’ın da sözünü ettiği üzere artık bugün beynimize takılan çiplerle iletişimin bir üst boyutuna taşınmanın olanaklı olduğunu konuşuyoruz. Deus Ex ise bütün bu meseleleri 2011 yılında ciddi olarak ele almış nitelikli bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor.

Adam adında Sarif Endüstri için çalışan eski bir polisi yönettiğimiz oyunda mekan olarak Detroit seçilmiş. Oyun boyunca elbette farklı ülkelere ve kentlere yolculuk yapıyor ve o inanılmaz atmosferi farklı mekanlarda da deneyimleyebiliyoruz ancak başlangıç mekanı olarak Detroit’in seçilmesinin bariz nedenleri var. Detroit biliyorsunuz büyük buhrandan önce araba fabrikalarının yoğun olduğu, makineleşmenin somut karşılığı olan ancak büyük krizle birlikte terk edilen bir kent. Bu nedenle Deus Ex Human Revolution’da da başlangıç adresi olarak bu mekanın seçilmesi yerinde bir tercih. Biliyorsunuz yeni çıkan ve droidlerle insanların gelecekteki yaşantısını konu alan Detroit: Become Human da gen aynı kentte geçiyor. Hatta Barış Özcan’ın kendisiyle ilgili şöyle bir incelemesi var.

SON YİRMİ YILIN EN İYİ ON OYUNUNDAN BİRİ

Oynanış açısından son derece tatmin edici bir deneyim sunan Deus Ex Human Revolution’da kazandığımız praksislerle becerilerimizi geliştirebiliyoruz ve bu sistem oyuna muazzam yansıtılmış. Oyun, ilerlemek ve öldürmek gibi tekdüze bir ritim üzerine kurulmuyor. Çoğu yerde uzun diyaloglar, yaptığımız seçimler ve bu seçimlerin karşılıklarıyla yüzleşmek durumunda kalıyoruz. Karşımıza birkaç bölüm sonu canavarı çıkıyor ama tam yandık her bölümün sonunda böyle aptal bir şeyle mi uğraşacağız derken bu konuda da asla kendini tekrar etmiyor.

Bu arada buradan oyun yapımcılarına sesleniyorum şu bölüm sonu canavarlarını atın bir kenara ilkel bir kurgu ögesi bence artık.

Diğer bir taraftan oyunda mermilerin yetersiz olması gibi bir sorun mevcut. Tamam bu gerçekliği artırıyor diyebilirsiniz ancak öldürdüğümüz düşmanların üzerinden de bir mermi iki mermi çıkması mantığa aykırı. Az evvel takır takır saydıran adamın üzerindeki mermileri almaya gelince iki mermisinin olduğunu görüyorum. Hiç saydırmadan öldürdüğümde bile durum aynı. Bu mantıksızlık beni çileden çıkardı ama diğer bütün özellikleri o kadar muhteşem ki bu detayı görmezden gelebiliyor insan sevgili okur.

Oyun hakkında bir de şöyle detaylı bir parodi videosu hazırlanmış. Özenerek yapıldığı belli hatta benim gördüğüm en özenli paradi videolardan biri.

Özetle karantina günlerinde kapalı mekanları ve kentlerin alt katında geçen öyküsüyle sizin içinizi sıkacak bu sayede de bilgisayarınızı kapattığınızda karantinaya gene de şükredeceğiniz bir oyun Deus Ex. Aynı zamanda böyle bir oyuna göre inanılmaz uzun bir oynama süresine sahip. FPS ya da RPG türündeki oyun severlerin mutlaka oynaması gerektiğini düşünüyorum. Bence son yirmi yılda yapılmış en iyi on oyun arasına rahatlıkla girer.

NOT: Bu arada oyunun adında edebiyatta özellikle eskil metinlerde olaylar çözülemeyecek kadar karışınca ortaya çıkan ve bütün düğümleri tek seferde çözen Deus Ex Machina kavramına bir atıf olabilir ama emin değilim. Fikri olan varsa yazsın aşağıya konuşalım.

Yorum Yap!

Lütfen yorum bırakın!
Adınız