Elon Musk: Telepati 5 – 10 Yıla Mümkün Olacak!

SpaceX Chief Engineer Elon Musk speaks in front of Crew Dragon cleanroom at SpaceX Headquarters in Hawthorne, California on October 10, 2019. (Photo by Yichuan Cao/NurPhoto via Getty Images)

Telepati, insanların beş duyuyu kullanmadan iletişim kurma biçimine verilen ad. Varlığı kanıtlanmış bir şey değil. Hatta bildiğiniz parapsikoloji terimi. Ancak bu yazıda teknoloiyle birlikte bunun gerçekleşip gerçekleşemeyeceğine bakacağız. Buyrun.

Teknoloji dünyasında uzun süredir devam eden bir yapay zeka tartışması var biliyorsunuz. Facebook’un kurucusu Zuckerberg’in başını çektiği iş adamları, yapay zekanın medeniyetimizin refah seviyesini artıracağını öne sürüyor. Ancak Tesla, SpaceX gibi devrimsel firmaların sahibi Elon Musk’ın başını çektiği taraf ise yapay zekanın gelecekte insan ırkı için büyük bir tehlike yaratabileceğini düşünüyor. Bu bizdeki Muallim Naci ve Recaizade Mahmut Ekrem’in eskiciler ve yeniciler tartışmasından farklı. Irkımızın sonunu getirebilecek bir tehlikenin tartışması.

Biliyorsunuz geçtiğimiz yıllarda Facebook’un bir yapay zeka denemesinde iki cihazın insanların anlamadığı bir biçimde iletişim kurulduğu tespit edilmişti ve fark edilir edilmez makinelerin fişleri çekilmişti. Bunun üzerine Elon Musk büyük tehlikenin yaklaşmakta olduğu hissetmiş kâr amacı gütmeyen Open AI adında, insanları yapay zekanın tehlikelerine karşı korumayı amaçlayan bir vakıf kurmuştu. Hatta bu vakıf Microsoft tarafından 1 milyar dolar bağış almıştı.

NEUROLINK

Ancak çağımızın gördüğü en sıra dışı girişimcilerden Elon Musk bununla da yetinmeyecekti. 2015 yılında herkesten gizli Neurolink adında bir şirket kurdu. İnsanlara çip takarak onların iletişim becerilerini geliştirmenin ve yeni tedavi olanakları sunmanın yollarını aradı. 2017’de ise bu şirketi halka açıkladı. Artık insanla bilgisayar arasında küçük bir çip dışında donanımsal bir araç kullanmadan iletişimin olanaklı olduğunu söyledi. Yapay zekanın geliştiği bir dönemde robotların birbirleriyle fiziksel bir temas ve dil olmadan iletişim kurması mümkünken insanların buna hazırlıksız yakalanmasını istemediğini belirtti.  İnsanla insan arasında da dil gibi sanal iletişim araçlarına gerek kalmadan iletişim kurmanın yollarını aradıklarını açıkladı. Bu bildiğin telepati.

Son katıldığı Joe Rogan’ın Podcast’inde(1) ise insanların 5 – 10 yıl içinde iletişim kurmak için birbirlerinin dillerini bilmesine gerek olmayacağını söyledi. Önce çeviri gibi bir şeyden mi söz ediyor diye düşündüm. Aklıma Sapir-Whorf hipotezi geldi. Tam bir çevirinin olanaklı olmadığı, sözcüklerin bambaşka değerler taşıdığını düşündüm. Ancak sonra kast ettiğinin bundan daha büyük olduğunu anladım. İletişim kurmak için hiçbir dile gereksinim duymamayı ima ettiğini kavradım. Bildiğin telepati kavramından söz ediyordu. Bunun mühendislik ve biyoloji bilimi açısından ne kadar heyecan verici olduğunu biliyorum. Ancak aklıma insanların binlerce yıldır dil ile düşünce arasında kurduğu bağ geliyor.

TELEPATİ VE DİLBİLİM ARASINDAKİ İLİŞKİ

Wittgenstein’in Humboldt’un dile ilişkin görüşlerini düşünüyorum. Ama şimdi telepati gibi bir şey gerçek olursa ne düşüneceğim bu süreci nasıl analiz edeceğiz bilemiyorum. Tek bir biçimde iletişim kuran canlıların kültürel çeşitliliği yok olmayacak mı? Bu durum düşünce süreçlerimizi nasıl etkileyecek? kestirmek olanaksız. Geçmişte bilimsel alanda kullanılmak üzere Esperanto gibi yapay diller geliştirilmişti ancak onların bile başarıya ulaştığını söylemek güç. Bunların hepsinin etiğinin oluşturulması lazım ama o kadar baş döndürücü bir hızla ilerliyor ki her şey düşünsel olarak yakalamak olanaksız.

Rousseau’nun itiraflarımda iki yüz yıl önce dediği gibi artık makinedeki gelişmeleri insanların içselleştirmesi mümkün değil. Biz daha arabayla bir yerden bir yere gitmeyi yeni içselleştirmişken uçakların, jetlerin hyperloop teknolojilerinin kullanıldığı bir döneme geldik. Anneannemin ilk görüntülü görüşme deneyiminde göz yaşlarını tutamadığını anımsıyorum.

İlginç. Bugün resmen yapay zeka ve insan birleşiyor. The 100 dizisi gibi ortam. Bilimkurgunun gerçeğe dönüştüğü bir yüzyıl. Hastalıkların ve beyninizde yanlış olan şeylerin dahi çip sayesinde düzenlendiği, hastalık semptomlarının ortadan kalktığı sayborg insanların oluşacağı bir yüzyıl.

NOTLAR

Bu arada Elon Musk, pahalıya mal olacak mı? sorusuna. Gelecekte çip ile birlikte süper zekaya kavuşmuş bir insan için bunun gibi ödeme sorunları olacağını düşünmüyorum demiş. Elon Musk fazla heyecanlı. Anlattıklarının 5 – 10 yıla gerçekleşeceğini zannetmiyorum ama en kötü 25 yıla ilk denemelerini göreceğimizden de eminim.

Özellikle korona virüsü salgınıyla birlikte sistemin, sınırların, ofislerin gerekliliğinin sorgulandığı bir çağda ilerideki bin yıllar boyunca anımsanacak büyük bir dönüşümün ortasında olduğumuzu düşünüyorum ben. Acaba içinden geçtiğimiz için büyütüyor muyum diye de çok düşündüm ama bu tarihteki herhangi bir salgına benzemiyor. Artık iletişim araçlarının nimetlerinden sonuna kadar yararlanıyoruz ve bu bambaşka yeni bir pencere açıyor.

Bir dahaki yazıda görüşene dek kendine iyi bak.

(1)Podcast Nedir?

Sözcük Ipod ve casting sözcüklerinin birleşiminden doğmuş bir kavram. İnternetin radyosuna benzetebileceğimiz bu programlar batıda büyük talep görüyorlar. Hatta sürücülerin yaklaşık %20’si araba kullanırken podcast dinlemeyi tercih ediyormuş artık. Bu rakam gündelik hayatta ve başka ülkelerde de hızla artıyor.

Yorum Yap!

Lütfen yorum bırakın!
Adınız