Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Merhaba sevgili okur,

Herhangi tarihi bir döneme hayranlık duymayan gayet aklı başında bir insanım. Ancak kimileri var ki öldüğü için elbette üzülüyorum. Bana kalırsa ölmemesi gereken, Tanrı’yla imzaladığı mukavelenin uzatılması gereken bir takım yazarlar, yöneticiler, ressamlar falan var ama ölüyorlar işte sevgili okur, eninde sonunda hepsi ölüyorlar. İktidar ve güç kötülerin ömrünü uzatırken iyilerin ömrünü kısaltıyor.

Bugün bu köşede ağırlamak istediğim insan: III. Selim! Belki de Osmanlı tahtına çıkmış en ilerici, en aydınlık adam. Hemen Sosyal Bilgiler dersi kıvamında şuraya sırasıyla Osmanlı Padişahlarını da bırakayım da: Ne zamandan bahsettiğimiz, olayın hangi dönemde geçtiği ortaya çıksın.(Büyütmek için resme tıklarsın herhalde sevgili okur)

İsterim ki kafalar karışmasın sevgili okur. Görselde de görüleceği üzere III. Selim, I. Abdülhamid’ten sonra tahta geçiyor ancak orijinalinde III. Mustafa’nın oğlu. E o zaman bu I. Abdülhamid kim? Diyebilirsiniz. Çok açık: III: Mustafa’nın kardeşi yani III. Selim’in Amcası diyor ve matematik problemine çevirdiğim bu işin içinden çıkıyorum.

Şimdi I: Abdülhamit’in III. Selim’in Amcası olduğunu biliyoruz. Anlatımıza başlayabiliriz:

III. Mustafa’nın çok uzun bir süre erkek evladı olmaz ancak akamet büyüsünün çözülmesiyle birlikte yıllar sonra şehzade III. Selim dünyaya gelir. Uzun süredir beklenen haberin gelmesiyle kutlamalar alır başını yürür hatta III. Selim için aha aşağıdaki altın beşik yaptırılır.

Napolyon’la mektuplaşmasını saymazsak bir afacanlık yapmayıp amcasının iktidarına saygı duyan III. Selim, 28 yaşına geldiği zaman, Amcası I. Abdülhamit’in ölümü üzerine tahta çıkar. Bundan sonra yaptığı ilerici atılımlara rağmen tarih ona en acı hükümdar sonlarından birini hazırlamaktadır.

III. Selim, bilindiği üzere Nizam-ı Cedit ordusunu kurmuş ve Yeniçerilerin tekelinde olan orduyu bir parça olsun ıslah edebilmeyi, batılılaştırmayı başarmıştır. Ancak bu hareketi içlerine sindiremeyen yeniçeriler ve diğer alanlardaki yeniliği kabullenemeyen geri kafalılar bir kabakçının peşine takılıp sarayı basmışlardır. III. Selim’i indirip IV. Mustafa’yı tahta çıkarmak niyetindedirler.

Bu sırada III. Selim, Refet Kadın ve iki cariyesi de haremin bir köşesine hapsedilmiş durumdalar. Tam da o anlarda haberi alan III. Selim yanlısı Alemdar Mustafa Paşa emrindeki askerlerle beraber Rusçuk’tan kalkıp İstanbul’a kadar gelmiş ve III. Selim’i tekrar tahta çıkarmak için Saray’a doğru yürümeye başlamıştır. Şehirde herkes birbirine girmiş durumdadır.

Alemdar Mustafa Paşa sarayın kapılarını yumrukluyor. Ancak bütün kapılar kapanmış. İçeride III. Selim aleyhtarları bir an evvel III. Selim’i öldürmeleri gerektiğini düşünmüş ve Alemdar Mustafa Paşa’dan önce davranmak isteğiyle Selim’in hapsedildiği daireye hücum etmişlerdir. Harem’den kadın çığlıkları, kılıç sesleri yükseliyor ve az sonra III. Selim yenilmiş bir halde cellatları karşısında buluyor.

– Cellat mısınız?

Harem’den bağırtılar yükseliyor.

– Kıymayın efendimize

Yanındaki kadınlardan birkaçı bayılıyor. Sonra Kelime-i şahadet getirmekte olan III. Selim’in yüzünün yarısını kopartan bir kılıç darbesi geliyor ve III. Selim’in kafası kanlar içerisinde merdivenlerden yuvarlanıyor.

Cesedi aşağıdaki odada bir hasıra sararak bekletiyorlar:

III. Selim, Osmanlı tarihinin gördüğü en ilerici, en sanatkar, en halk sevdalısı adam böylelikle hakkın rahmetine kavuşuyor. Hani padişahlar genelde boğdurulur falan derler ya bu kara leke unutulmasın diye buraya ekleyeyim dedim.

Okuduğumda üzülmüştüm çünkü. Toprağı bol olsun diyor ve bütün vicdanlı, akıllı, ilerici hükümdarları saygıyla anıyorum.

No more articles