İlk gördüğümde “Süper bunu mutlaka ekleyeyim siteye” dedim. Ama sonra durdum “Ben ne anlarım heykelden. Haddimizi aşmayalım” dedim. Sonra bir daha durdum, düşündüm ve “Edebiyattan, az buçuk dilbilimden de çakıyorum. Bu da bir metin sonuçta” dedim. “Bu da bir şey anlatıyor” dedim ve kendimde yorum yapma hakkını bulup yazmaya karar verdim.

Bu düşünceyi biraz daha uzatınca –düşünce sevdiğim bir kazaktı ve uzatmak için sündürüp kollarından çekiştirmem gerekti-  heykeli geçtim bu yorumlama işine takıldım. Hayır! Her şeye yorum yapma hakkım vardı. Çünkü sonuçta bütün sanat eserleri; kitaplar, tiyatrolar; elektronik aletler, ulaşım araçları benim için vardı. Söz gelimi ben bir telefonu eleştirmek için onun bütün teknik detaylarını bilmek zorunda değildim bir kullanıcı olarak köşelerini çok kıvrımlı bulduğumu yazabilirdim mesela. Ya da roman eleştirmek için eleştiri kuramlarını bilmek zorunda değildim. Bilirsem daha detaylı daha doyurucu bir inceleme yapabilirdim tabi ama sıradan bir okuyucunun da buna hakkı var bence – Burada eleştiri kuramlarından haberdar olduğumu da araya sıkıştırmak niyetindeyim boş beleş yazmamak için okuyoruz yani- Ama demek istediğim şu: Hepimizin hayattaki her şeye yorum yapma, eleştirme, beğenmeme hakkı var. Eleştirmek zaten derinleşmeyi ve bilgi edinmeyi de çağırıyor. Birbirlerine içkin bu süreçler. Bilmeden fikir sahibi olmakla bilerek fikir sahibi olmak arasında da fark var zaten ama onu da okuyucu anlıyor işte yavrım.

Görsellerde gördüğünüz heykeller Jason De Caries Taylor tarafından yapılmış.

Molinere Sualtı Heykel Parkı dünyanın ilk su altı heykel sergisi olma özelliğini de taşıyor. Bak bak düşün! Sanat işte sevgili okuyucu. Bugünlük neden yorumlayacağımızı konuştuk bir sonrakinede yorumlarız.

Bizden paylaşması. Belki seninde bir yorumun vardır. Bize yollarsan da ayrıca seviniriz.

Görüşürüz.

NOT: Bu da böyle bir girdi oldu. Bir günün daha sonuna geldik. Bugünkü üslubumu beğenmedim. Tiksindim hatta kendimden. Baktıkça hatırlar söverim artık kendime. Bunlar hep iyi gelen şeyler insana. Bir de adamın dediği gibi: Ne yazdığımı bilmeden ne düşündüğümü nerden bileyim! Gerçi adamın dediğine tam olarak katıldığımda söylenemez ama duruma uygun diye yapıştırdım işte alıntıyı. Normal hayatta bu kadar şerefsiz değilim.

Yakşanlar.