<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>&#8220;dEUS EX&#8221; için arama sonuçları &#8211; Maiotik</title>
	<atom:link href="https://maiotik.com/search/dEUS+EX/feed/rss2/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://maiotik.com</link>
	<description>Üslup Sahibi Blog</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Dec 2020 15:40:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<!--Theme by MyThemeShop.com-->

<image>
	<url>https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/09/cropped-maiotik-1-32x32.png</url>
	<title>&#8220;dEUS EX&#8221; için arama sonuçları &#8211; Maiotik</title>
	<link>https://maiotik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Detroit Become Human: Türkçe Altyazılı Bir Yapay Zeka Deneyimi</title>
		<link>https://maiotik.com/detroit-become-human-turkce/</link>
					<comments>https://maiotik.com/detroit-become-human-turkce/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[bozkirinokuru]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 15:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Detroit Become Human]]></category>
		<category><![CDATA[Detroit Become Human İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://maiotik.com/?p=10340</guid>

					<description><![CDATA[İÇERİK ÖZETİ Detroit Become Human’ı inceleyeceğiz. Detroit’te başlayan bir yapay zeka ve android devrimine yakından bakacak, insanlığın gelecekteki etik sorunlarının şimdiden ele alındığı sarsıcı bir kurguyu tanıtacağız. Video oyunları eğlendirmek, zaman geçirmek gibi özelliklerinin yanında artık inanılmaz bir öykü anlatma biçimi olarak da karşımıza çıkıyorlar. Sonuçta bir video oyununu oynarken tatma ve koklama dışındaki bütün duyularınız deviniyor ve hatta öykünün yer, zaman, ortam gibi ögeleriyle bile etkileşime girebiliyorsunuz. Bu nedenle de çoğu zaman sinemadan ve yazınsal nitelikli bir yapıttan daha kalıcı bir yaşam deneyimi elde ediyorsunuz. Oynadığımız nitelikli bir oyunu aradan on yıl geçse de belleğimizi birden çok duyumuzla etkileşim ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İÇERİK ÖZETİ</strong></h2>
<p><em>Detroit Become Human’ı inceleyeceğiz. Detroit’te başlayan bir yapay zeka ve android devrimine yakından bakacak, insanlığın gelecekteki etik sorunlarının şimdiden ele alındığı sarsıcı bir kurguyu tanıtacağız. </em></p>
<p>Video oyunları eğlendirmek, zaman geçirmek gibi özelliklerinin yanında artık inanılmaz bir öykü anlatma biçimi olarak da karşımıza çıkıyorlar. Sonuçta bir video oyununu oynarken tatma ve koklama dışındaki bütün duyularınız deviniyor ve hatta öykünün yer, zaman, ortam gibi ögeleriyle bile etkileşime girebiliyorsunuz. Bu nedenle de çoğu zaman sinemadan ve yazınsal nitelikli bir yapıttan daha kalıcı bir yaşam deneyimi elde ediyorsunuz. Oynadığımız nitelikli bir oyunu aradan on yıl geçse de belleğimizi birden çok duyumuzla etkileşim kurarak devindirdiği için unutamıyoruz. Detroit Become Human da bu anlattıklarımızı somutlar nitelikte bir oyun.</p>
<p>Ben günümüzde çıkan oyunların gelecekte aynı bugün 1800’lü yıllarda çıkan klasik kitapların konuşulduğu biçimde konuşulacağını düşünüyorum. Kesin konuşulacağından emin olduklarım arasında öyküsü ve atmosferi itibariyle ne kadar çizgisel bir öykü deneyimi sunsalar da <a href="https://maiotik.com/red-dead-redemption-2-incelemesi/"><strong>Red Dead Redemption 2</strong></a>, <a href="https://maiotik.com/?s=dEUS+EX"><strong>Deus Ex</strong></a> serisi ve benzersiz bir yapım olması sebebiyle <strong>GTA</strong>&#8216;lar var. <strong>Detroit Become Human</strong> ise unutulmayacak oyunlar kategorisine en baştan rahatlıkla girecekler arasında. Elbette saydıklarımdan başka bağımsız yapımlar da vardır ama klasikleşmesi için çok bilinen çok oynanan oyunlar olması gerektiğinden adlarını anmıyorum. Her çok oynanan oyun da iyidir diyemeyiz <strong>Call of Duty</strong>&#8216;leri gelecekte klasikleşecek oyunlar arasına almıyorum mesela ama <a href="https://maiotik.com/wolfenstein-the-new-order/"><strong>Wolfenstein</strong> </a>serisinin özellikle birkaç oyununu rahatlıkla alabilirim.</p>
<div style="width: 1060px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-10340-1" width="1060" height="596" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Detroit-Become-Human-Fragmani.mp4?_=1" /><a href="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Detroit-Become-Human-Fragmani.mp4">https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Detroit-Become-Human-Fragmani.mp4</a></video></div>
<h2><strong>DETROIT BECOME HUMAN’IN SARSICI ÖYKÜSÜ</strong></h2>
<p>Oyun, androidlerin biyokomponentler ile neredeyse birebir insana benzediği ve ademoğluna koşulsuz hizmet ettiği bir dönemde başlıyor. Ancak -aslında gene insanı düşünerek- gelişmiş yapay zekasıyla iradi kararlar almaya başladığında öykünün ana çatışması ortaya çıkmaya başlıyor. Yıllardır yalnızca pür iyi ya da pür kötü gelecek düşünceleri üzerine kurulu senaryolardan farklı olarak işin toplumsal boyutunu dahi ele alıyor ve çok katmanlı, çok seçenekli bir olay örgüsü ortaya koyuyor. Bu katmanlı ve etkileşimli yapısıyla yani verdiğimiz kararların öyküyü baştan sona değiştirdiği yapısıyla Detroit Become Human’ın oyuncuların <em>yürüyüş simülasyonu</em> olarak adlandırdıkları şeyden uzak olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Oyundaki toplumsal, bireysel ve felsefi çatışmalar tam ayarında işleniyor. Söz gelimi androidlerin gelişmesiyle bazı meslek gruplarında insana gereksinim kalmıyor, bu nedenle işsizlik artıyor ancak androidlerin verimli çalışmasıyla ekonomiler büyümeye devam ediyor.</p>
<div id="attachment_10339" style="width: 730px" class="wp-caption aligncenter"><img wpfc-lazyload-disable="true" fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-10339" class="size-full wp-image-10339" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Yonettigimiz-uc-karakterden-biri-olan-Kara-min-e1607613852490.jpg" alt="Yönettiğimiz üç karakterden biri olan Kara" width="720" height="405" /><p id="caption-attachment-10339" class="wp-caption-text">Yönettiğimiz üç karakterden biri olan Kara</p></div>
<p>İnsanlık ne yazık ki teknolojik gelişmelerin hızına uygun bir etik değer sistemine ya da sosyal yapılanmaya sahip olmadığı için, android karşıtı eylemler meydana geliyor. Androidler toplumdan dışlanıyor ve işini elinden aldığı için andoridlere kızgın olan insanlar androidlere karşı şiddet eylemlerine başlıyorlar.</p>
<p>Sürekli andığım üzere <a href="https://maiotik.com/?s=rOUSSEAU">J.J. Rousseau</a>’nun iki yüzyıl önce tespit ettiği; insan belleği, düşünsel ve duygusal yapısıyla üzücüdür ki teknolojideki gelişmelerden çok çok geri kalıyor. Bu noktada öyküye yapay zekanın iradi kararlar alıp alamayacağına ilişkin bilindik yapay zeka tartışmaları dahil oluyor ve sunulan yaşantı deneyimiyle bu tartışmaya alışılmışın ve ezberlenmişin dışında yanıtlar vermemize neden oluyor.</p>
<p>Söz gelimi bir eve temizlik yapması amacıyla bir andorid alınıyor, bu android aynı zamanda evin küçük kızına bakmakla da yükümlü. Öyle bir an geliyor ki kızına düzenli olarak şiddet uygulayan bir babanın olduğu evde yaşayan andorid, insanlardan çok daha ileri olasılık hesaplamalarıyla babanın kızına bir vuruşunun daha kızın canına mal olabileceğini anlıyor ve kızı korumak adına babaya şiddet uygulamak belki öldürmek zorunda kalıyor.</p>
<p>Merhaba ilk andorid cinayeti!</p>
<div id="attachment_10336" style="width: 730px" class="wp-caption aligncenter"><img wpfc-lazyload-disable="true" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-10336" class="size-full wp-image-10336" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Devrimci-Androidimiz-Markus-min-e1607613784401.jpg" alt="Devrimci Androidimiz Markus" width="720" height="405" /><p id="caption-attachment-10336" class="wp-caption-text">Devrimci Androidimiz Markus</p></div>
<p>Biliyoruz ki çağımızda tartışılmayan buna benzer bir çok toplumsal sorun ve etik başlıkları gelecekte çokça tartışılacak. <a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/yasam-30-amp-yapay-zeka-caginda-insan-olmak/499052.html"><strong>Yaşam 3.0</strong></a> kitabında da ele alındığı üzere yapay zekanın öğrenme becerisi edinip edinemeyeceği hala bir tartışma konusu ama teknolojik gelişmelerin bugün geçmiş elli yıla göre çok daha hızlı ve devrimsel olduğu, dolayısıyla bu konuların da yakın gelecekte sorunlarımız arasında olacağı bir gerçek. Bu nedenle ben gelecek yüzyılın mühendislik biliminin verilerinden ziyade sosyal bilimlere daha çok önem vereceğini çünkü hal-i hazırda çok ileride olan teknolojik ilerlemeyi içselleştirmek ve insan mutluluğunu sağlamak için yıllardır geri planda kalmış sosyal bilimlerin verilerine sarılmak zorunda kalacağımızı düşünüyorum.</p>
<p>Detroit Become Human işte bütün bunları bize düşündüren felsefi altyapısı ve çok seçenekli ilerleyişiyle uzmanlara danışarak hazırlanmış bir senaryoya sahip, verdiğimiz kararların sonucu olduğunu sezdiren, tabiri caizse oynadıkça düşündüren bir yapıt. Bunda oyuna hayli para harcanmış olmasının da etkisi büyük tabi. Biliyorsunuz sanatta çoğu zaman ne kadar para o kadar nitelik kuralı hala geçerli. Ne kadar laf etsek de ressamların daha iyi resimler çizmesi için o tabloların o kadar paralara satılması, sağlam kurguya sahip büyük bilimkurguların çekilebilmesi için de büyük yapım bütçelerine gereksinim var. Nitelikli bir yapıt için bu saydıklarım şart değil elbette ama olmasının işi kolaylaştırdığı da bir gerçek.</p>
<h2><strong>UFAK KAMERA AÇISI HATALARI DIŞINDA OYNANIŞ MÜKEMMEL</strong></h2>
<p>Gelelim atmosfer ve oynanışa&#8230; Detroit Become Human’ın atmosferi o kadar başarılı ki <em>easter egg(1)</em> dedikleri şeylerden, ana öykü dışında etkileşim kurulacak nesnelerden hatta yan görevlerden bile tiksinen bana bile oyunda etkileşim kurabileceğim her şeye dokunma konusunda büyük bir motivasyon verdi.</p>
<div id="attachment_10338" style="width: 730px" class="wp-caption aligncenter"><img wpfc-lazyload-disable="true" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-10338" class="size-full wp-image-10338" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Oyunda-gozumuzun-odaklandigi-yer-net-diger-bolum-blurlu-hos-bir-detay-min-e1607613832669.jpg" alt="Oyunda gözümüzün odaklandığı yer net diğer bölüm blurlu hoş bir detay." width="720" height="405" /><p id="caption-attachment-10338" class="wp-caption-text">Oyunda gözümüzün odaklandığı yer net diğer bölüm blurlu hoş bir detay.</p></div>
<p><strong>Sonuç olarak</strong>, kamera açılarına ilişkin küçük sorunlar dışında, harika grafikler üzerine kurulu muhteşem sahnelerle bir andorid olmayı deneyimlemenin bu kadar sıra dışı ve güzel bir yaşantı olacağını hiç düşünmemiştim. Anın hızı yüzünden yanlış kararlar verdiğime ve bu kararlara ilişkin büyük pişmanlığı hep taşıyacağımı hiç hesaplamamıştım. Yani oyunu merakla bekliyordum ama bu kadar etkileyici olması ve bütün ögelerin büyük bir denge içerisinde verilmesi gerçekten inanılmaz.</p>
<div id="attachment_10337" style="width: 730px" class="wp-caption aligncenter"><img wpfc-lazyload-disable="true" loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-10337" class="size-full wp-image-10337" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Gordugunuz-gibi-kafamizi-cevirince-dogrudan-insani-netliyor.-min-e1607613807260.jpg" alt="Gördüğünüz gibi kafamızı çevirince doğrudan insanı netliyor." width="720" height="405" /><p id="caption-attachment-10337" class="wp-caption-text">Gördüğünüz gibi kafamızı çevirince doğrudan insanı netliyor.</p></div>
<p>Birbirine paralel giden ve sonunda kesişen üç androidi canlandırdığımız ve karakterlerle özdeşim kurmak konusunda da zerre zorluk çekmediğimiz Detroit Become Human, ana menüdeki androidle aramızdaki ilişkiye ve onun küçük şaka ya da sorularına ilişkin muazzam detaylarla mutlaka oynanması gereken bir başyapıt olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Oyunda mekan olarak niçin Detroit’in seçildiğine ve yapay zekaya ilişkin bir de Barış Özcan’ın inceleme videosu var. O da aşağıda:</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/scry4y-dBLg" width="720" height="405" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><em>Dipnot 1: </em></strong><em>Oyunun zor keşfedilecek köşelerine saklanmış, etkileşim kurulabilen küçük ögeler biçiminde tanımlayabileceğimiz easter eggler çoğu zaman oyunculara ek puanlar da sağlıyorlar.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/detroit-become-human-turkce/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/12/Detroit-Become-Human-Fragmani.mp4" length="34462313" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Deus Ex: Mankind Divided İncelemesi</title>
		<link>https://maiotik.com/deus-ex-mankind-divided-incelemesi/</link>
					<comments>https://maiotik.com/deus-ex-mankind-divided-incelemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[bozkirinokuru]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2020 08:23:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex Mankind Divided Takılma Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex Serisi İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex: Mankind Divided İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Dues Ex Mankind Divided Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Mankind Divided Yorumları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://maiotik.com/?p=9490</guid>

					<description><![CDATA[2011 yılında çıkan Deus Ex: Human Revolution için daha önce bir yazı yazmıştık. Serinin 2017’de çıkan ve ilk oyundan iki yıl sonrasını anlatan Deus Ex: Mankind Divided da taze bitti ve gözlemlerimizi aktarıyoruz. Öncelikle Deus Ex serisini hiç oynamamış okurların seriye Human Revolution ile başlayabileceklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Sistem istemeyen bir bilgisayarla dahi çağdaş mekaniklere sahip Human Revolution’ı oynayabilir ve Mankind Divided’tan daha fazla lezzet alabilirsiniz. Deus Ex: Mankind Divided, bilgisayara optimizasyon sorunları ile gelmiş. Aradan geçen üç yıla rağmen giderilemeyen bu sorunlar oyun deneyiminizi olumsuz etkiliyor. Ben iyi sayılabilecek sistemime rağmen bütün ayarları düşürdüm. Nvidia kontrol panelinden uygulamaya özel yüksek ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılında çıkan <a href="https://maiotik.com/deus-ex-human-revolution/"><strong>Deus Ex: Human Revolution</strong></a> için daha önce bir yazı yazmıştık. Serinin 2017’de çıkan ve ilk oyundan iki yıl sonrasını anlatan <strong>Deus Ex: Mankind Divided</strong> da taze bitti ve gözlemlerimizi aktarıyoruz. Öncelikle Deus Ex serisini hiç oynamamış okurların seriye Human Revolution ile başlayabileceklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Sistem istemeyen bir bilgisayarla dahi çağdaş mekaniklere sahip Human Revolution’ı oynayabilir ve Mankind Divided’tan daha fazla lezzet alabilirsiniz.</p>
<p><img wpfc-lazyload-disable="true" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9492" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi.jpg" alt="" width="1280" height="720" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi.jpg 1280w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-300x169.jpg 300w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-1024x576.jpg 1024w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-768x432.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-696x392.jpg 696w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-1068x601.jpg 1068w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-747x420.jpg 747w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<p>Deus Ex: Mankind Divided, bilgisayara optimizasyon sorunları ile gelmiş. Aradan geçen üç yıla rağmen giderilemeyen bu sorunlar oyun deneyiminizi olumsuz etkiliyor. Ben iyi sayılabilecek sistemime rağmen bütün ayarları düşürdüm. Nvidia kontrol panelinden uygulamaya özel yüksek performans atadım ve görev yöneticisinden işlem önceliğini artırarak sorunu anca çözebildim. Bu yaptıklarıma karşın kimi yerlerde FPS düşmeleri ve görüntü dalgalanmalarıyla karşılaştım ancak bu öykünün ilerleyişine sekte vuracak kadar sorun yaratmadı.</p>
<h2><strong>Deus Ex Mankind Divided Ne Anlatıyor?</strong></h2>
<p>Önceki oyun Human Revolution’da, donatıların insan doğası için ne kadar tehlikeli olabileceğini ilan ediyor, teknolojinin yaşamlarımızı kolaylaştırdığını ancak seçimlerimizi kendimizin yaptığını haykırıyorduk. Mankind Divided’da ise 2 yıl önce yaptığımız ve başarılı olduğunu sandığımız seçimlerin sonucu olarak donatı kullanan insanların ırkçılığa maruz kaldığı, polis şiddetinin dozunun arttığı, sıra dışı bir distopyayla karşılaşıyoruz. Adam Jensen’la birlikte buna neden olan küresel komployu açığa çıkarmak için başlıyoruz öyküye.</p>
<p><img wpfc-lazyload-disable="true" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9493" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal.jpg" alt="" width="900" height="1700" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal.jpg 900w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal-159x300.jpg 159w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal-542x1024.jpg 542w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal-768x1451.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal-813x1536.jpg 813w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal-696x1315.jpg 696w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Sanatsal-222x420.jpg 222w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Atmosfer bir önceki oyundaki kadar güçlü olmasa da oldukça başarılı, en azından ilk oyundaki sarılık gitmiş. Daha gerçeğe yakın bir görüntüyle karşı karşıyayız. Gerçi o sarımtırak yapıyı da ben çok estetik bulmuştum ama bu başka bir tartışmanın konusu. Öyküyse maalesef ilk oyundaki kadar derinlikli değil. Yer yer gerçek bir polisiye olaydaki gibi soruşturma yaptığımızı, kararsız kaldığımızı hissettiğimiz yerler olsa da öykünün kimi katmanları bombayı ben yapmadım kızımı bulun, kızıyla buluşunca da abim istedi onun için bomba yaptım gibi komik yerlere gidebiliyor. Kızı ikna edip babasına yollamaya çalıştığımız yerler Deus Ex serisine yakışmayacak yüzeysellikte. Oradan oraya ayakçı gibi sürüklendiğimizi hissediyoruz. Adam Jensen’ız lan biz. Bir ağırlığımız var bizim. Herhangi bir memur gibi ayakçılık yaptıramazsınız bize.</p>
<p><img wpfc-lazyload-disable="true" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-9491 size-full" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü.jpg" alt="Deus Ex Mankind Divided Oyun İçi Kimlik Kontrolü" width="1920" height="1080" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü.jpg 1920w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü-300x169.jpg 300w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü-1024x576.jpg 1024w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü-768x432.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü-1536x864.jpg 1536w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü-696x392.jpg 696w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü-1068x601.jpg 1068w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/06/Deus-Ex-Mankind-Divided-Oyun-İçi-Kimlik-Kontrolü-747x420.jpg 747w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></p>
<p>Oyunun başında polislerle dolu sokakları ve droneları görünce kesin bizim başımız da bunlarla belaya girer ama hadi bakalım diyorsunuz ki şaşırtmıyor ve bir süre sonra giriyor. Yolda ilerlemek pek kolay değil ancak bu durum <a href="https://maiotik.com/?s=homefront"><strong>Homefront</strong></a> serisindeki kadar tatsız da değil. Öykünün akışına sekte vurmuyor. Lakin finalde gene bir bölüm sonu canavarı var. Artık böyle durumlarda indiriyorum trainerı basıyorum hileyi. Kimse kusura bakmasın! Şu çağda kimse beni bölüm sonu canavarıyla uğraştıramaz. Ben akıcı bir oyun deneyimi istiyorum. Histeri krizlerine girip bilgisayarımı fırlatabileceğim bir sinir harbi değil. Ayrıca bu bölüm sonu canavarından sonra öykü de çat diye bitiyor. İnternette 15 saati bulan oynama sürelerinden söz edilince ben bu bölüm sonu canavarını geçince aha dedim oyun şimdi başlıyor, koltuğuma yerleşeyim&#8230; Hop. Emeği geçenler bölümü ekranıma geldi.</p>
<h3><strong>Sonuç</strong></h3>
<p>Deus Ex Mankind Divided sanki kendisinden sonra çıkacak büyük oyuna bir hazırlık niteliğinde. Önceki oyundan fersah fersah uzakta, klişe bir öyküye sahip üstüne üstük çat diye bitiyor. Öyle tam gaza gelmişken çat diye öykü mü bitirilir?</p>
<p>He ama oynanır mı oynanır. Ben oynarken keyif aldım. Ayrıca bunu seven <a href="https://www.dr.com.tr/Kitap/Fahrenheit-451/Ray-Bradbury/Edebiyat/Roman/Bilim-Kurgu/urunno=0001750151001"><strong>Fahrenheit 451</strong></a>, <a href="https://www.idefix.com/Kitap/Cesur-Yeni-Dunya/Edebiyat/Roman/Bilim-Kurgu/urunno=0000000066424"><strong>Cesur Yeni Dünya</strong></a> gibi distopyaları da bayılarak okur. Bizden demesi. Bir sonraki incelemede görüşene dek kendine iyi bak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/deus-ex-mankind-divided-incelemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deus Ex Human Revolution</title>
		<link>https://maiotik.com/deus-ex-human-revolution/</link>
					<comments>https://maiotik.com/deus-ex-human-revolution/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[bozkirinokuru]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 16:57:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex Human Revolution Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex Human Revolution İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex Human Revolution Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex Human Revolution Yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Deus Ex İnceleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://maiotik.com/?p=9408</guid>

					<description><![CDATA[Deus Ex Human Revolution, yakın gelecekte insanların becerilerini artıran donatılar taktırdığı bir dönemi anlatıyor. Human Revolution, yalnızca eğlenceli bir oyun olmanın ötesinde insanların makinelere artık biyolojik olarak da bağlanabildiği ve becerilerini artırabildiği bir çağın felsefi olarak incelemesini yapmaya çalışıyor. Elon Musk’ın da sözünü ettiği üzere artık bugün beynimize takılan çiplerle iletişimin bir üst boyutuna taşınmanın olanaklı olduğunu konuşuyoruz. Deus Ex ise bütün bu meseleleri 2011 yılında ciddi olarak ele almış nitelikli bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor. Adam adında Sarif Endüstri için çalışan eski bir polisi yönettiğimiz oyunda mekan olarak Detroit seçilmiş. Oyun boyunca elbette farklı ülkelere ve kentlere yolculuk yapıyor ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Deus Ex Human Revolution, yakın gelecekte insanların becerilerini artıran donatılar taktırdığı bir dönemi anlatıyor. Human Revolution, yalnızca eğlenceli bir oyun olmanın ötesinde insanların makinelere artık biyolojik olarak da bağlanabildiği ve becerilerini artırabildiği bir çağın felsefi olarak incelemesini yapmaya çalışıyor.</p>
<p>Elon Musk’ın da sözünü ettiği üzere artık bugün beynimize takılan çiplerle iletişimin bir üst boyutuna taşınmanın olanaklı olduğunu <a href="https://maiotik.com/elon-musk-telepati-5-10-yila-mumkun-olacak/"><strong>konuşuyoruz</strong></a>. Deus Ex ise bütün bu meseleleri 2011 yılında ciddi olarak ele almış nitelikli bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Adam adında Sarif Endüstri için çalışan eski bir polisi yönettiğimiz oyunda mekan olarak Detroit seçilmiş. Oyun boyunca elbette farklı ülkelere ve kentlere yolculuk yapıyor ve o inanılmaz atmosferi farklı mekanlarda da deneyimleyebiliyoruz ancak başlangıç mekanı olarak Detroit’in seçilmesinin bariz nedenleri var. Detroit biliyorsunuz büyük buhrandan önce araba fabrikalarının yoğun olduğu, makineleşmenin somut karşılığı olan ancak büyük krizle birlikte terk edilen bir kent. Bu nedenle Deus Ex Human Revolution’da da başlangıç adresi olarak bu mekanın seçilmesi yerinde bir tercih. Biliyorsunuz yeni çıkan ve droidlerle insanların gelecekteki yaşantısını konu alan <strong>Detroit: Become Human</strong> da gen aynı kentte geçiyor. Hatta <strong>Barış Özcan’ın</strong> kendisiyle ilgili <a href="https://youtu.be/scry4y-dBLg"><strong>şöyle </strong></a>bir incelemesi var.</p>
<p><img wpfc-lazyload-disable="true" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9410" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel.jpg" alt="" width="1280" height="719" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel.jpg 1280w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-300x169.jpg 300w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-1024x575.jpg 1024w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-768x431.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-696x391.jpg 696w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-1068x600.jpg 1068w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-748x420.jpg 748w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<h2><strong>SON YİRMİ YILIN EN İYİ ON OYUNUNDAN BİRİ</strong></h2>
<p>Oynanış açısından son derece tatmin edici bir deneyim sunan Deus Ex Human Revolution’da kazandığımız praksislerle becerilerimizi geliştirebiliyoruz ve bu sistem oyuna muazzam yansıtılmış. Oyun, ilerlemek ve öldürmek gibi tekdüze bir ritim üzerine kurulmuyor. Çoğu yerde uzun diyaloglar, yaptığımız seçimler ve bu seçimlerin karşılıklarıyla yüzleşmek durumunda kalıyoruz. Karşımıza birkaç bölüm sonu canavarı çıkıyor ama tam yandık her bölümün sonunda böyle aptal bir şeyle mi uğraşacağız derken bu konuda da asla kendini tekrar etmiyor.</p>
<p>Bu arada buradan oyun yapımcılarına sesleniyorum şu bölüm sonu canavarlarını atın bir kenara ilkel bir kurgu ögesi bence artık.</p>
<p>Diğer bir taraftan oyunda mermilerin yetersiz olması gibi bir sorun mevcut. Tamam bu gerçekliği artırıyor diyebilirsiniz ancak öldürdüğümüz düşmanların üzerinden de bir mermi iki mermi çıkması mantığa aykırı. Az evvel takır takır saydıran adamın üzerindeki mermileri almaya gelince iki mermisinin olduğunu görüyorum. Hiç saydırmadan öldürdüğümde bile durum aynı. Bu mantıksızlık beni çileden çıkardı ama diğer bütün özellikleri o kadar muhteşem ki bu detayı görmezden gelebiliyor insan sevgili okur.</p>
<p><img wpfc-lazyload-disable="true" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9410" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel.jpg" alt="" width="1280" height="719" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel.jpg 1280w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-300x169.jpg 300w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-1024x575.jpg 1024w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-768x431.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-696x391.jpg 696w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-1068x600.jpg 1068w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2020/05/Deus-Ex-Human-Revolution-Oyun-İçi-Görsel-748x420.jpg 748w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<p>Oyun hakkında bir de <a href="https://youtu.be/8NTjLhPlq5A"><strong>şöyle</strong> </a>detaylı bir parodi videosu hazırlanmış. Özenerek yapıldığı belli hatta benim gördüğüm en özenli paradi videolardan biri.</p>
<p>Özetle karantina günlerinde kapalı mekanları ve kentlerin alt katında geçen öyküsüyle sizin içinizi sıkacak bu sayede de bilgisayarınızı kapattığınızda karantinaya gene de şükredeceğiniz bir oyun Deus Ex. Aynı zamanda böyle bir oyuna göre inanılmaz uzun bir oynama süresine sahip. FPS ya da RPG türündeki oyun severlerin mutlaka oynaması gerektiğini düşünüyorum. Bence son yirmi yılda yapılmış en iyi on oyun arasına rahatlıkla girer.</p>
<p><strong>NOT:</strong> Bu arada oyunun adında edebiyatta özellikle eskil metinlerde olaylar çözülemeyecek kadar karışınca ortaya çıkan ve bütün düğümleri tek seferde çözen <a href="https://eksisozluk.com/deus-ex-machina--91964"><strong>Deus Ex Machina</strong></a> kavramına bir atıf olabilir ama emin değilim. Fikri olan varsa yazsın aşağıya konuşalım.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/deus-ex-human-revolution/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yekta Kopan &#8211; Sıradan Bir Gün (İnceleme)</title>
		<link>https://maiotik.com/yekta-kopan-siradan-bir-gun-inceleme/</link>
					<comments>https://maiotik.com/yekta-kopan-siradan-bir-gun-inceleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[bozkirinokuru]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Mar 2019 18:48:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sıradan Bir Gün İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yekta Kopan]]></category>
		<category><![CDATA[Yekta Kopan Sıradan Bir Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Yekta Kopan Sıradan Bir Gün Hakkındaki Yorumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yekta Kopan Üzerine Yazılmış Blog Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yekta Kopan'ın Aldığı Ödüller]]></category>
		<category><![CDATA[Yekta Kopan'ın Eserleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://maiotik.com/?p=2774</guid>

					<description><![CDATA[Sıradan Bir Gün, ilkeleriyle çelişmesine rağmen kişisel gelişim kitapları yazan bir gölge yazarın yaşamının kırılma anını anlatıyor...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yekta KOPAN </strong>karakterini televizyonda program yaparken dahi öykücü kimliğiyle tanıyordum. Kendisi de söyleşiler yaptığı <strong>2015 Altın Koza Film Festivali</strong>’nde tanıştığımda asıl işinin yazarlık olduğunu, böyle anılmak istediğini söylemişti. Ayak üstü sohbet etmiş o güne kadar okuduğum öykü kitaplarını imzalatmıştım.</p>
<p>Bu sitede yayımlanmadı ama daha önce Yekta KOPAN hakkında birkaç öykü incelemesi ve birkaç Youtube içeriği de üretmiştim. Öyküleri somut ve sinematik bir dille yazılmış etkileyici öykülerdi. Deneysel anlatıcı denemelerinden tutun da kitabına uygun yazılmış öykülere kadar tertemiz bir dili vardı. Gün geçtikçe öykülerinin başarısı ve alınan lezzet arttı. 2002’de <strong>Sait Faik Hikâye Armağan</strong>ı’nı, sonra <em>“Bir de Baktım Yoksun”</em>la <strong>Haldun Taner Öykü Ödülü</strong>’nü aldı. Daha önce defalarca dedim yineleyeyim. <u>Sait Faik Öykü Ödülü’nü almış insan gümbür gümbür geliyordur sevgili okur. </u>Bu hiç sekmez. (Söz gelimi Sine ERGÜN’e de bir bakmanızı öneririm 0 da 2013’de Sait Faik Hikâye Armağanı’nı aldı ve o da yeni bir soluk getiriyor. <a href="https://maiotik.com/sine-ergun-bastankara/"><strong>Burada</strong></a> anlatmıştık kendisini.)</p>
<p>Gittikçe derinleşen çok katmanlı anlatılar kurma yeteneği sonunda Yekta KOPAN’a <strong>Sıradan Bir Gün </strong>romanını yazdırdı. Öykü ve roman birbirine benzeyen anlatı türleri gibi dursalar da aslında öyle değil. İkisinde de çalışan kurallar var ama apayrı alanlar. Bu sebeple <em>Sıradan Bir Gün</em> de yer yer roman yazmaya alışık olmayan bir öykücünün dil kullanımlarına sahip. Bazı yerlerde uzayan sahneler ve zor giriş yapıldığını hissettiğimiz bölümler var. Bir de söz gelimi yazarın hangi sorun üzerine gideceğini tam belirleyemediğini seziyoruz. Uğur MUMCU olayı üzerine eğileceğini düşünürken birden daha kişisel bir yerde konumlanıp başka bir sorunu anlatmaya başlıyor kitap. Ancak gene de bütün bunlar Sıradan Bir Gün’ün başarılı sayılabilecek bir eser olduğunu söylememize engel değil.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2777" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün.jpg" alt="" width="960" height="960" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün.jpg 960w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün-150x150.jpg 150w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün-300x300.jpg 300w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün-768x768.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün-125x125.jpg 125w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün-600x600.jpg 600w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/03/Sıradan-Bir-Gün-100x100.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p>Sıradan Bir Gün, ilkeleriyle çelişmesine rağmen kişisel gelişim kitapları yazan bir gölge yazarın yaşamının kırılma anını anlatıyor. Adından da sezildiği üzere bu kırılım, tamamen sıradan bir günde gerçekleşiyor. Ne kadar sıradan olduğu pekâlâ tartışılabilecek bir günde.</p>
<h2><strong>ROMANIN İYİ YÖNLERİ</strong></h2>
<p>Romanın iyi taraflarından biri yazarın entelektüel altyapısının gücünü ayrımsattıracak birçok paragrafla dolu olması: <em>“Ne bulsam okuyordum. Ama bir gün <u>“Memleketimden İnsan Manzaraları”</u>nı okudum, o günden sonra da aynı adam olarak kalamadım. Eğri miyim doğru muyum bilemem, ama her neysem sorumlusu <u>Nâzım</u>’dır.”</em> gibi metinler arası gönderimlerle dolu paragraflar var. Türk edebiyatında ne yazık ki anlatı içinde eser yazar ismi çok verilmiyor bu açıdan Yekta KOPAN’ın yaptığı olumlu. Kierkegaard’la, Platon’la dolu bir roman bu.</p>
<p>Ancak eserin yer yer klişe anlatımlardan ve gereksiz romantiklikten kaçamadığını görüyoruz maalesef. Söz gelimi aşağıdaki pasajda:</p>
<p><em>“Vay arkadaş,” dedi Adnan, “milletin çocuğu babasını süper kahraman olarak çizer, bir de bizimkinin hayal gücüne bak. Baba dediğin oburun teki.” </em><em>Güldüm, “Sen benim tanıdığım en iyi babasın,” diyemedim. <u>Başka baba tanımamıştım ki…” </u>– Sayfa 62</em></p>
<p><em><u>“Başka baba tanımamıştım ki”</u></em> kısmı arabesk bir anlatı metninde yer alabilir. Gereksiz. Okur zaten kahramanımızın başka baba tanımadığını biliyor. Bu kullanımlara gerek yok. Ya da aşağıdaki klişenin bir Yekta KOPAN romanında olmaması gerektiğini düşünüyorum:</p>
<p><em>Hepsi geçip gittiler. Biri bile mevsime başkaldıran ağaçtaki iki dal erguvan çiçeğine bakmadı. – Sayfa 87. </em></p>
<p>“Kimsenin koşturmaktan etrafa bakmaya incelemeye fırsatı yok ki” düşüncesi edebiyatımıza <strong>Sabahattin Ali</strong>’nin <strong>Kırlangıçlar</strong> öyküsüyle soktuğu ona ait olan bir keşif ancak artık başka bir yazarın bunu kaynak vermeden kullanması gereksiz bir klişe kullanmak gibi geliyor bana.</p>
<p>Bir de kahramanımız Armağan’ın yolda yürürken etraftan duyduğu dönem dertleri var:</p>
<p><em>“Biz Kanada’da yapamayız,” demişti adam, “sonuçta yaşlı anne-baba var. Allah geçinden verisin, bir şey olduğunda hemen gelebilmek lazım. Berlin falan diyorduk ama İngiltere’ye yükseldik bu aralar. Antlaşma falan da var ya. Rahat ederiz diye düşünüyoruz. Sonuçta yaşlı anne-baba var derken sesinden kızgınlık akmıştı. O an anne-baba, bu adamı neden dünyaya getirmişlerdi ki?” – Sayfa 75</em></p>
<h2><strong>OLUMSUZ YÖNLERİ</strong></h2>
<p>Bunların olması anlatıya lezzet katıyor diyebilir miyiz emin değilim. Bu gibi belirlemelerin anlatı metnine hizmet ettiği bir nokta var mıdır? Doğru bir belirleme olmasına rağmen anlatı metnine sonradan eklenmiş gibi geldi bana. Ya da Yekta KOPAN’ın ergen oğluna kızan bir anne gibi:</p>
<p><em>“Her şeyi unutmak, Upsala’nın nerede olduğunu düşünmemek, kafalarını cep telefonlarından kaldırmadan yürüyen insanları görmemek için bir kitabın sayfalarına gömülmek iyi gelirdi. Çaresiz gelip geçenleri izlemeye başladım.” – Sayfa 87. </em></p>
<p>Tümceleri doğru ama klişe ve gereksiz belirlemeler bana göre. Yekta KOPAN muazzam bir öykücü. Romandaki bu gereksiz romantik detayları ve klişeyle kurulu kurguyu biraz törpülerse muazzam bir romancı da olabilir. Anlattıklarımı destekleyecek daha çok örnek var aklımda. Söz gelimi evet edebiyat etkileyicidir bu sayede güzel bir öğretmen olabilir ancak iletilerini daha örtük verdiği müddetçe. Kadın cinayetleri ve şiddetle ilgili şu biçimde bir bölüm var:</p>
<p><em>“Namus işi bence abi. Kız evden mi kaçı, biriyle mi kırıştırdı, ne yaptıysa artık?”</em></p>
<p><em>Adamlar konuşurken karşımdaki kız elindeki çay bardağını kıracak gibi sıkıyordu. Birkaç kere kaşlarını kaldırdı, gözlerini kapatıp ruhunun derinlerindeki fırtınayı dinledi. “Şeytan diyor, git şu heriflerin tek tek yüzüne tükür. Hâla kız ne yaptıysa diyorlar utanmadan. Tetiği çekenden hiçbir farkı yok bunların.” – 102</em></p>
<p>Yekta KOPAN’ın yapmaya çalıştığı şey çok önemli ama bunu ana haber bülteni tadında <em>tetiği çekenden farkı yok</em> gibi bir edebiyatla yapmak iletiyi bu kadar açık vermek ne kadar doğru bilemiyorum.</p>
<p>Yekta KOPAN, Sıradan Bir Gün’ü bir kent masalı olarak kurgulamış, bu kurguyu tesadüflerle örmüş. Bu tesadüflerin masal kurgusuyla bağdaştırılabileceğini tasavvur ederek yazmış ama kimi yerde yalnızca tesadüflerle örülü bir roman halini alma tehlikesine giriyor. En sonunda Deus Ex Machina’ya benzer herşeyin detayıyla anlatıldığı dizi finali gibi bir final de ona yakışmıyor bence.</p>
<p>Özetle Sıradan Bir Gün ilk elli sayfasını okuyunca beni heyecanlandıran az daha <strong>Saul Bellow</strong>’un<strong> Boşlukta Sallanan Adam</strong>’ı gibi bir kült olmak üzereyken kendi dertlerini küçümseyen, anlattıklarını yer ye abartıyor muyum acaba diye soran bir kahraman ve aşırı romantik kullanımlar yüzünden kült olmak yerine “İyi bir eser” olarak anabileceğimiz bir roman olmuş.</p>
<h2><strong>KİTABIN EDİTÖRÜNE NOT: </strong></h2>
<p>Sayfa 157’de</p>
<p><em>“O an, siyah montlu adamın kendisine doğru koştuğu an ne demişti acaba? Elini yüzüne doğru kaldırırken ne düşünmüştü? Adamın kendisine, belki de daha önce defalarca yaptığı gibi tokat atacağını mı düşünmüştü?” </em></p>
<p>Biçiminde anlatılan olayla, olayın meydana geldiği sayfa 93 ve 94’teki anlatım tam uyuşmuyor.</p>
<p><em>“Sonra birden çalıların arasından bir adam fırladı. Kısa boylu, sakallı, siyah montlu bir adam. Koşar adımlarla Defne’ye doğru ilerliyordu. İki-üç adım atmıştı ki Defne bir elini kaldırdı ve keskin bir çığlık attı. Ne olduğunu anlayamadan iki adım daha attı adam. Siyah montunun cebinden bir şey çıkardığını gördüm. Genç kadına doğrulttuğu anda anladım elindekinin bir silah olduğunu. Ağzımı açtım, bağırmaya çalıştım, yapamadım.”</em></p>
<p>157’de katilin kıza el kaldırdığı gibi gir anlatım var ancak gördüğümüz katilin yalnızca elini cebine götürüp silahına davrandığı.</p>
<h3><strong>SON NOT: </strong></h3>
<p>Kitabı beğenmedim değil sevgili okur. Büyük harflerle yazılmış, filmlerde ekran kararıp yeni bir bölüme geçerken kullanıldığı gibi kullanılan kişisel gelişim kitabına ait bölümler o kadar ironik ve o kadar güzel bir keşif ki. Yekta KOPAN’ın anlatım dili gerçekten muazzam. Ama kendisi Türk Edebiyatının kültlerini yaratacak başarıma sahipken artık heyecandan mıdır aceleden midir nedir kült olabilecek anlatıları böyle yazınca yalnızca iyi bir anlatı kategorisinde yer alması beni üzüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/yekta-kopan-siradan-bir-gun-inceleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
