Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Hollanda’da yaşayan Mustafa KARAŞAHİN adında bir Türk var sevgili okur. Kendisi atalarımızdan aldığı düşünsel mirasla yatırımın en iyisi gayrimenkule olur, üretim yapıp sorumluluğuyla ne uğraşacağımdiyerek çalışıp didinmiş ve Hollanda Dodrecht’te tamı tamına 42 gayrimenkul almış.

Yalnız bir süre sonra Mustafa Abimiz gayrimenkullerinin takibiyle ilgili sıkıntı yaşamış olacak ki birtakım kiracıları ve bazı mülklerindeki yangın güvenlik ihlâlleri nedeniyle Dodrecht Belediyesi tarafından 260 bin Euro para cezasına çarptırılmış. Mustafa Abimiz zannederim Türkiye’deki gibi bir gün nasıl olsa af geleceğinisanarak cezaları haksız bulduğundan ödememiş bunun sonucunda da doğal olarak gayrimenkullerinin ikisine el konmuş ve icrâda satılmış.

Fakat Mustafa Abimiz de az değil. Hollanda’da resmî kurumların bir dilekçeye dört hafta içinde cevap vermeleri gerektiğini veremezlerse dilekçe yazana 300 bin Euro para cezası ödemesi gerektiğini bir yerden öğrenmiş. Mustafa Abi, Dodrecht Belediyesine bazı günler sayıları 70’i bulan dilekçeler yazmaya başlamış. Ayda sayısı 3500’ü bulan Mustafa’nın dilekçeleriyle başa çıkamayan belediye sırf bu iş için memur bile almış ancak gene de Mustafa Abi’nin hakkından gelememiş ve Mahkeme’ye gitmiş.

Mahkeme, Mustafa Abi’ye ayda on dilekçe yazma hakkı vermiş. Hollanda kamuoyu bunun insan haklarına aykırı olup olmadığını tartışadursun Mustafa Abi yılmamış ve dilekçe yazmaya devam etmiş. Hâl böyle olunca Mahkeme tarafından 300 bin Euro daha para cezasına çarptırılmış fakat Mustafa bunu da ödemeyince şimdilerde cezaevine girme ihtimali doğmuş.

Esaretin Bedeli’nden aldığı esinle: “Vazgeçmeyeceğim. Cezaevinde bol bol dilekçe yazmaya vaktim olur!”diyerek para cezasını ödemediği gibi dilekçe yazmaya da devam eden Mustafa Abi’nin sonunu hepimiz merak etmekteyiz.

NOT:Haber her ne kadar “Hollanda’daki Türk, bürokrasiyi bürokrasinin silahıyla vurdu!”olarak lanse edilse de Mustafa KARAŞAHİN’in yaptığı bana şark kurnazlığı gibi geliyor. Diğer taraftan ilk kesilen cezalar haklı mı haksız mı gerçekten bilmiyorum. Öykünün sonu nereye gitti onu da bilmiyorum. Ama bu haber de benim için “Unutulmaz Haberler” köşesine kafanda girmesi gereken bir haber.

Başka Makale Yok