Far Cry New Dawn (Oyun İncelemesi)
4.0Genel Puanı
Atmosfer
Oynanış
Müzikler
Kurgu
Okuyucu Derecelendirmesi 0 Oy Sayısı

Daha önce şurada bir tanesini incelediğim üzere, Scarface’den, Total Overdose’a, Sleeping Dogs’dan, Watch Dogs, GTA, Mafia serisine… Birçok açık dünya oyununu oynadım. Ben açık dünya oyunlarının bağımlısıyım. Far Cry serisine de sırf açık dünya türünde bir oyun olduğu için başlamış, en çok Far Cry 4’ü sevmiş sonra bu sebeple Far Cry 5’e de bir şans vermiş ve Far Cry 5’in devamı niteliğindeki Far Cry New Dawn’a başlamıştım.

Bana sorarsanız bir açık dünya oyunundaki en önemli şey senaryo sevgili okur. O kadar büyük bir dünyada oyunun öyküsü sizi etkilemeli ve sarmalı ki devam etmeyi arzulayasınız. Far Cry 4’ün senaryosu oldukça iyiydi söz gelimi. Amerikalı bir adam olarak babamızın köklerinin uzandığı ülkeye gidiyor ve bir devrimin gerçekleşmesine yardımcı oluyorduk. Aynı mantıkla Far Cry 5’te de bir tarikata karşı çıkan ayaklanmayı büyütmeye gayret ediyorduk yalnız Far Cry 5’in senaryosunda büyük bir mantık hatası vardı. Çünkü bu sefer öykü egzotik bir üçüncü dünya ülkesinde değil doğrudan Amerika’da geçiyordu. Dolayısıyla Amerikan hükümetinin böyle bir tarikatın varlığından haberdar olmamasının olanağı yoktu. Sözlükte Montana’nın hiçliğin ortasında bir yer olduğu, radyo haberleşmesi de kesilince Amerikan hükümetinin bu isyandan ve tarikattan haber alamadığını iddia etseler de oyunda bulunan helikopterler ve uçaklar. E kimse gidip bunlarla da mı haber veremiyor diye düşünmemize neden oluyordu.

Far Cry 5’te Montana’da silah yasalarından faydalanarak av için aldıkları silahlarla büyümüş ve yönetime ilişkin bir darbe yapmaya hazırlanan bir tarikatı ortadan kaldırmaya niyetleniyorduk. Oyunun sonu beklentilerimizi karşılamasa da anlatıdaki mantık hatası dışında genel itibariyle oynanabilir bir görüntü çiziyordu. Far Cry 5’in üzerinden çok geçmeden Far Cry 5’teki anlatının devamı niteliğinde Far Cry New Dawn adındaki oyun geldi. E aynı anlatının devamı olunca senaryodaki mantık hatası da olduğu gibi devam etti, harita ve kaplamalar da birkaç yanmış orman ve mor renk dışında büyük bir değişikliğe uğramamıştı. Ubisoft her ne kadar atmosfer yaratmada becerikli bir yapım şirketi olsa da Far Cry New Dawn için çokça bir emek sarf etmediği açıkça görülüyordu.Bir de açık dünya oyunun en önemli özelliği sürüş dinamikleridir sevgili okur. Eğer insanlar araçları sürmekten zevk almazsa zaten oradan oraya gitmek zorunda olduğu bir haritada sıkılırlar. Ben bugüne kadar bu sürüş dinamiğini oturtan en iyi açık dünya oyununun Scarface olduğunu düşünüyorum. Far Cry ilk çıktığı günden beri ben bu oyunda araba sürmekten ya da hava araçlarını kullanmaktan tat almıyorum. Mesafelerin sürekli bu kadar uzun ayarlanması ve yolda zırt pırt olayların karışarak çatışmaya dönmesi sanki oynanış süresini uzatmak için yapılmış bir hile gibi geliyor bana. Far Cry New Dawn’da da sürüş dinamikleri aynı. Kötü değil ama tat vermiyor.Far Cry New Dawn, post apokaliptik yani kıyamet sonrası bir atmosferde geçiyor, geliştirmek zorunda olduğumuz Prosperity adında bir anaüssümüz var. Burayı yeteri kadar geliştirmedikçe hikaye görevlerine devam dahi edemiyorsunuz. Anaüssünüzü geliştirmek, araçlar ya da silahlar yapabilmek için de kimi materyalleri toplamanız gerekiyor. Bu detay hoş olmuş insan anaüssünü iyice büyütmek geliştirmek istiyor ama bunun yanında öykü özensiz, kısa ve sıkıcı bitirmekte zorlandım. Bir de PUBG’den çıkma zırt pırt havadan atılan materyal kutuları var bunları alırken falan çatışmalar oluyor. Materyal hırsızlığına gidiyoruz buraları eğlenceli ancak anlatı bayat, sıkıcı gereksiz bir Amerika vurgusu bütün seride olduğu gibi bunda da var. Ben takıntı haline getirdiğim için bitirdim ancak aklımda çok lezzetli bir tat bırakmadığını söylemek isterim.Oyun yokluğunda sizi oyalar ancak çok beğenmediğimi tekrar tekrar belirtmeliyim. Hepinize iyi oyunlar dilerim.