Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Merhaba sevgili okur, uzun süredir sesimiz soluğumuz çıkmıyor ama eğer uzun süredir sesimiz soluğumuz çıkmıyorsa kesin yeni birşeylerle uğraştığımız içindir merak etme diyerek yazıma başlıyor ve yaza doğru Maiotik’i beta sürümünden nihai haline taşıyacağımızın sinyallerini vererek konuya geçmek istiyorum.

Bu sitede daha önce onlarca kitap üzerine inceleme yazısı yazdım. Bunlar arasında çocuk edebiyatı metinleri de vardı. Ancak kapsamlı bir şekilde, çocuk için metin nasıl seçilir? Hangi yaşta hangi kitapları okutmalıyız? temalı bir yazı yazmamıştım. Hal böyle olunca yazdıklarımı da bir yere dayandırmak amacıyla bütün anne babalara da şiddetle tavsiye ettiğim Prof. Dr. Sedat SEVER’in yazmış olduğu Çocuk ve Edebiyat kitabının geniş bir özetini sunmak ve Çocuk Edebiyatına dair fikirlerimi belirtmek istedim.

Bize net ol! Çocuğumuz şu yaşında ve şöyle huyları var. Hangi kitabı okumalı net söyle! dersen de aşağı yorum bırak sana direk yazar ve kitap tavsiye edeyim. Neyse bu uzun girişten sonra kitaba başlayalım.

Sedat SEVER, kitabı; Edebiyat – Yaşam İlişkisi, Çocuk Kitaplarının Çocuğun Gelişim Sürecindeki Yeri ve Çocuk Edebiyatının Temel Ögeleri olmak üzere üç ana bölüm üzerine yapılandırmış.

 

EDEBİYAT – YAŞAM İLİŞKİSİ

Edebiyat, gerçek dünyayı kurgusal bir dünyada yeniden yaratan, yeni bir atmosferde yeniden kuran bu sayede de dünya bilgimizi ve hayat deneyimimizi artıran bir kavramdır. Edebiyat sayesinde haberdar dahi olmadığımız hayatları deneyimleme, başka bir yaşamın gerçekliğine dair yeni ipuçları yakalama ve görgümüzü artırma şansı buluruz.

İnsanlar, dünyaya anlamak ve anlatmak dürtüsüyle gelmişlerdir. Düşünerek dili yaratmış ardından dil sayesinde düşünmeyi öğrenmiş ve sözcükler sayesinde boşalmanın yolunu keşfetmişlerdir. Kimi sözcüklerin iyileştirici gücü olduğunu, kimi sözcüklerin yalnızca belirli insanları etkilediğini, sözcükler sayesinde duygu ortaklığını duyumsadığını kavramıştır. Daha hayatlarını dahi güvence altına almadan mağara duvarlarına resimler işlemeye başlamış, çocuklarını oyalamak için ninniler uydurmuş, teselli veren halk hikayeleri üretmişlerdir. Edebiyat sayesinde yalnızlıkla başa çıkmayı öğrenmiş onu estetize etmiş ve dünyaya yeni bir pencereden bakmayı denemişlerdir.

Zaman geçtikçe anlatı konusunda yetkinleşen insanlar, metinlerin özelliklerini kavramayı, yazar sorumluluğunu ve 21. yüzyıla gelindiğinde ortaya çıkan okur sorumluluğunu keşfetmişlerdir. Nitelikli metinlerin yeni metinler üretmek için ilham verdiğini aslında Gılgameş’den beri nefret, ihanet, sevgi, aşk ve bunun gibi temel duyguların anlatılıp durduğunu sadece yeni söylem ve yeni formlarda yeniden yeniden hikayeler üretildiğini tespit etmiştir.

Yaratma ve Yeniden Yaratma Sürecini Saxby[1] aşağıdaki gibi görselleştiriyor.

YARATMA VE YENİDEN YARATMA DÖNGÜSÜ

Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere 20. yüzyıldan itibaren okur da edebiyat metninin yaratım sürecine dahil olmuş ve alımlamacılık gibi eleştiri kuramlarının da yaygın kabul görmesiyle okur, edebiyat metninin bir üreteni konumuna geçmiştir.

Bir edebiyat metni ne kadar nitelikli ve ne kadar geniş bir dünya bilgisi kapsıyor olursa olsun. Okur yazarın sunduklarını kendi deneyimiyle sınamak, algı yeteneği ve hayal gücüyle anlamlandırarak yeniden yaratmak zorunda[2] olduğu için okur metni doğrudan etkileyen bir değişken konumunda algılanmaktadır.

ÇOCUK EDEBİYATI

Okuma zevki kazanması istenen bir insana iyi kitapların verilmesi, onun bu eserler hakkında eleştirel bir göze sahip olabilmesi ve okudukları üzerinde düşünme alışkanlığı kazanması [3] için gerekli olduğundan.

Çocukların sanat eseriyle karşılaştığı ilk ürünler olan çocuk kitaplarını doğru seçmek ve bir dilin en yetkin örneklerini ayıklamak gerekmektedir. Çocukların dil gelişimine ve anlama düzeylerine doğrudan etki eden bu kitaplar özenle seçilmelidir.

Edebiyat için söylenen çoğu şey çocuk edebiyatı için de geçerlidir. Burada da gerçek dünya zihinsel ve kurgusal atmosferde yeniden üretilip okuyucuya sunulur fakat sunulacak hayat durumlarının seçilmesi, hangilerinin sunulacağı, sunulmayacağı ya da sunulacakların nasıl sunulacağına karar verilmelidir. Söz gelimi şiddet gerçek hayatta vardır, bu sebeple çocuk edebiyatı ürünlerinde de yer alabilir ancak bu noktada şiddetin özendirilmemesi ve şiddetle karşılaştığında çocuğun nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sezdirici metinlerle karşılaşması lazım gelir.

Çocuk edebiyatında da okur metnin anlama ve kendi dünyasında karşılığını yaratması bakımından sorumluluk üstlenir ancak bu okur sorumluluğu yetişkin edebiyatındakinden farklıdır. Çocuğun gerçek dünyaya dair daha az tecrübesi ve bilgisi olduğu için yetkin yazarların onun dünyasına hitap eden konuları onun düzeyine uygun bir dille işlemesi ve çocuğun keşfetmek, çözmek dürtüsünü harekete geçirecek şekilde metne dair doğru ipuçlarını onun algısına sunması ve metne ustalıkla yedirmesi gerekir. Bu sayede çocuk metinden zevk alacak ve okuma alışkanlığı kazanması sağlanacaktır.

Burada karşımıza çocuğa görelik ve çocuksuluk kavramları çıkar.

Çocuk edebiyatının amacı, çocuğa okuma alışkanlığı ve estetik duyarlık kazandırmak, ileride sorun çözebilir bir birey olmasına ön ayak olmak, anlama yeteneğini geliştirmek ve onu ana diline dair yetkin örneklerle karşılaştırmak, ana dilinin zengin anlatım olanaklarını sezdirmektir.

Çocuğa görelik, bunu sağlayan en önemli unsurdur. Konu çocuğun dünyasından seçilir ve çocuğun düzeyine uygun bir anlatımla arada ona yeni kelimelerin kullanımı da gösterilecek şekilde doğru bir dil kullanımıyla karşılaşması sağlanır;

Ancak çocuksuluk, ona yetkin bir örnek vadetmeyen telgraf konuşmalarından, onun dünyasını geliştirecek zengin iletilerden yoksun yalnızca onunla aynı dili konuşmaya çalışan ancak başarısız olan metinlerde görülür.

Çocuk edebiyatı metinleri didaklikten uzak, iletisi örtük verilen çocuğa görelik ilkesiyle hazırlanmış özgün metinler olmalıdır. Bu sayede çocuk okuma kültürü edinme yolunda emin adımlarla ilerleyecektir.

Okuma kültürü edinme süreci aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

OKUMA KÜLTÜRÜ EDİNME SÜRECİ

ÇOCUK KİTAPLARININ ÇOCUĞUN GELİŞİM SÜRECİNDEKİ YERİ

Çocuk kitaplarının çocuğun gelişim sürecine olan etkileri Dil Gelişimi, Bilişsel Gelişim, Kişilik Gelişimi ve Toplumsal Gelişim olarak dört başlıkta incelenebilir.

ÇOCUK EDEBİYATININ TEMEL ÖGELERİ

Çocuk edebiyatının karakter, konu, ileti, dil anlatım ve resimler olmak üzere altı temel ögesi vardır.

KARAKTER

Karakterler durağan ve devingen karakterler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Anlatının başından sonuna kadar hayata bakışında ciddi değişiklikler olmayan karaterlere durağan; yaşadığı olaydan sonra hayata bakışı baştan aşağı değişmiş karakterlere ise devingen karakterler denirler. Çocuk edebiyatı metinlerinde her iki karakter de kullanılabilir ve aynı hayat gerçekliğindeki gibi kimi zaman karakterimiz değişmeden kimi zaman da hayata bakışımızı değiştiren olaylarla karşılaşmamızı temsil eder.

Bu noktada çocuk edebiyatında seçilecek karakterlerin çocuğun rahatlıkla özdeşim kurabilecek karakterler olması gerekir. Edebiyatta açık ve kapalı karakterler vardır. Açık karakter geliştirilmiş kapalı karakter ise geliştirilmemiş ancak kurguda açık karakterin geliştirilmesine yardımcı olarak görev yapan karakterlerdir. Davranış ve eylemlerle, konuşmayla, fiziksel özellikleriyle, diğer karakterlerin yorumuyla ya da yazarın yorumuyla geliştirilen karakterler ne kadar iyi geliştirildiyse çocuk okur için özdeşim kurmak o kadar kolay olacaktır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise yan karakterlerle geliştirilmiş karakterlerin sayıca fazla olmaması gerekliliğidir. Eğer açık karakter sayısı fazla olursa bu yüzden çocuk okur hangi karakterle özdeşim kuracağını kavrayamayıp okuma eyleminden sıkılabilir.

KONU

Yetişkinlerle çocukların edebiyattan beklentileri aynıdır[4]. Onlar da yanıt gerektiren sorular, sorulara uygun yanıtlar, merak duygusu ve bu duygunun tatmin edilişini, hayata dair bakışlarının güzel bir şekilde değişmesini isterler.

Çocuk edebiyatında seçilecek konu çocuğa görelik ilkesinden hareketle onların dünyasından olmalı ve geniş ilgi alanlarını tatmin edecek düzeyde merak duygusunu artıran içeriklerden seçilmelidir.

Konuyu yapılandıran ögeler olay ve çatışmadır ki olay ve çatışmayı dört temel başlık altında incelemek mümkündür.

  • Kişi – Kişi Çatışması
  • Kişinin Kendiyle olan çatışması
  • Kişi doğa çatışması
  • Kişi-toplum çatışması

Yukarıdaki çatışmalarla yapılandırılan konu eğer merak abartılır, raslantısallık ögesinden fazlaca yararlanır ve gerçek olmayan bir duygusallıkla örülürse çocuk edebiyatı metninin niteliği zayıflayacaktır.

İLETİ

İleti için ana düşünce de diyebiliriz ancak çocuk edebiyatı metinlerinde ana düşüncenin asla açıktan açığa verilemeyeceğini ancak ve ancak sezdirilebileceğini de hatırlatmamız gerekir.

Çocuk edebiyatı metinlerinde amaç çocuklara öğüt vermek değildir. Öğretme amacıyla hazırlanan bir çocuk kitabında temel amaç, çocuklara, öncelikle bilgi aktarmak, onların doğrudan bilgilenmelerini sağlamaktır. Yazınsal nitelikli bir kitabın amacı ise çocukların yalnızca sezme, duyma, düşünme yetilerini geliştirmek, onlara insana özgü duyarlıkları kazandırmaktır.

DİL VE ANLATIM

Deyimleri, tekerlemeleri, atasözleri çocuğun anlam evrenine eklemek ve dilin anlatım imkanlarının farkına varmasını sağlamak çocuk edebiyatı metni üretmek isteyen yazarın sorumluluklarından biridir. Yazar elbette yazacağı metinde tamamen serbesttir ancak değerlendirme ve eleştiri tarafında bunun bir kıstas olacağını söylemek mümkündür.

RESİMLER

Çocuk kitaplarındaki resimler, çocuğun görsel sanatlara ilk temasının gerçekleştiği alanlardan biridir. İyi sanatçıların elinden çıkmış resimlerle metni tamamlayan, metne yeni bir bakış açısı getiren görselleri kavrayan çocuk, bir tabloya bakma ve onu yorumlama becerisini küçük yaşlarda kazanmaya başlayacaktır.

Çocuk, sıcak renklerin kullandığı, nesnelerin çokça bulunduğu, geometrik şekillerden güzel görünüşlü ürünlerin ortaya çıktığı, kimi zaman çocuğu resim çizmeye yöneltecek kadar kolay ancak mutlaka estetik örneklerin yer aldığı kitaplarla haşır neşir olmalıdır.

Özetle çocuk kitaplarındaki resimlerin bir grafikerin elinden değil estetik duyarlığa önem veren bir ressamın elinden çıkmış olması beklenir.

SON SÖZ

Sevgili okur, bu alanda doktora yapmama karar verdiren ve dile ilgi duymamı sağlayan temel şey, sözcüklerin duygu ortaklığını ortaya koymak gibi bir özelliği olması, zamanı sözcüklerle anlamak ve doğru metinlerle dünyanın değişebileceğine inanmamdır.

Prof. Dr. Sedat SEVER’in de daha önce katıldığı televizyon programlarında ve konferanslarında sıkça dile getirdiği üzere nasıl ki çocuğumuz hastalandığında onun hastanede yanlış tedavi görüp ömür boyu sıkıntılarını yaşamasını istemiyorsak, okuduğu eserlere de gelecekteki ruh sağlığı için dikkat edip iyi ve mutlu bir insan olması, insana özgü duyarlıkları tanıması için doğru eserlerle karşılaştırmalıyız.

Söz gelimi bolca şiddet ögeleri içeren ve bununla nasıl başa çıkılacağının anlatılmadığı Kemalettin TUĞCU ve yetişkin edebiyatı için yerlere göklere sığdıramayacağımız Ömer SEYFETTİN hikayelerini çocuklarımıza okutmaktan vazgeçmeliyiz.

Bir insan ya sanatçı ya da sanatsever olmalıdır. Hepinize çocuklarınıza güzel güzel masallar okuduğunuz, sıcacık, huzurlu geceler dilerim.

 

KAYNAKÇA

[1] Saxby, Maurice (1997). Book in the Life of a Child: Bridges to Literature and Learning. Australia: Macmillan.

[2] Sever, Sedat (2008). Çocuk ve Edebiyat. İzmir: Tudem Yayıncılık

[3] Baymur, Fuat ve Kemal Demiray (1961) Çocuk Edebiyatı Antolojisi. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Basım Evi.

[4] Lukens, Rebecca J. (1999) A Critical Handbook of Childeren’s Literature. New York: Longman.

No more articles