Antoıne de Saınt Exupery – Küçük Prens (İnceleme)
4.3Genel Puanı
Dil ve Anlatım
İçerik
Kurgu
Resimler
Okuyucu Derecelendirmesi 0 Oy Sayısı

Bu girdi, Ankara Üniversitesi’nde Prof. Dr. Sedat SEVER’in Türkçe Eğitimi Doktora programında yürütmüş olduğu Öğretici ve Yazınsal Metin İncelemeleri dersi için hazırlamış olduğum incelemenin sonuç bölümüdür. Bu dersten çıkardığım sonuç puanlama sistemini de değiştirmem gerektiğidir ama onu da zaman bulunca yaparım artık sevgili okur. 

Kitabın boyutları seslendiği 8-10 yaş arası çocuklar için uygundur. Çocukların yazınsal metinlere saygı duyabilmesi için bu eserlerin basım nitelikleri çok önemlidir. Can Çocuk’dan çıkan Küçük Prens birinci kalite, kalın beyaz bir kağıda basılmıştır. Kâğıdın dokusu kolay yıpranmayacak izlenimi vermektedir ve beyaz sayfalar üzerine basılan resimler canlı durmakta, mürekkep dağılmamaktadır.

Sayfa düzeni metnin bütünlüğünü bozmayacak biçimde resimlerin metinde anlatılanlarla tam bir uyum içinde yerleştirilmesiyle sağlanmıştır. Harfler, çocukların gençlik ve yetişkin edebiyatına hazırlandığı dönemde okurların seviyesine uygun büyüklükte basılmıştır.

Evreni keşfetmek üzere arayışına başlayan küçük bir prensi anlatan öykü, prensin gittiği üzerinde yalnızca tek bir kişinin yaşadığı gezegenlerle sembolik ve yoğun bir anlatıma bürünür ve prens sonunda dünya gezegenine iner. Bütün bu arayışlarında çocuk gözüyle yetişkinleri sezdirmeden eleştiren eser, hayattaki tek gerçek şeyin sevgi olduğunu ve mutlu olmak için yalnızca sevmek gerektiğini duyumsatacak türdendir.

Eser, Küçük Prens ve anlatıcı karakterimiz olmak üzere iki ana karakter üzerinde ilerlemektedir. Bu karakterler çocukların rahatlıkla özdeşim kurabileceği türdendir. Yan karakterler ise dekor olarak değil anlatıya katkı sunan sembolik varlıklar olarak önemli görevler üstlenmektedir. Küçük prens arayışını sonuçlandırması bakımından, anlatıcı karakterimiz de hayata bakışını değiştirmesi açısından devingen karakterlerdir.

Eserde, beş duyuyu devindiren paragrafların yanında dilimizin herhangi bir engele takılmadığı akıcı bir anlatım vardır. Küçük Prens’in sahip olduğu sembolik anlatım az tümce ile çok anlamlar taşımakta bu sebeple yoğun bir biçimde karşımıza çıkmaktadır. Kitabın somut ve dolaysız anlatımı okuru metnin karşısına tek başına çıkarmakta ve ona bir düşünme sorumluluğu vermektedir.

Eser, yazarı tarafından resimlenmiştir. Metinde anlatılan olaylar ve resimler arasında tam bir uyum vardır. Bir taraftan amatör bir çizer olduğunu belirten anlatıcı karakterimiz bu sayede sezdirmeden çocukların da bu resimlere benzer ürünler ortaya koyabileceğini düşündürmektedir. Bu sebeple çocukların sanatla ilk temasını kurduğu yaşlarda okunan bu eser, çocuklara sanatsal üretim konusunda da özendirici bir nitelik göstermektedir. Umutsuz ve ölümle ilgili resimlerin siyah beyaz diğerlerinin canlı renklerle çizildiği resimler, anlatının son sahnesindeki boşlukla okuru da metnin içine katmış, metnin anlamını çoğaltmış ve okura düşünme sorumluluğu vermiştir.

Eserde tercih edilen mekanlar genellikle açık mekanlardır ve hayal ögesi mekanların okurun zihninde tam olarak uyanabilmesi için betimlemelerde beş duyuya sıklıkla yer verilmiştir. Hayal ögesi mekanlar okura olaylara farklı açılardan bakma becerisini de geliştirecek niteliktedir.

Can Çocuk’dan Cemal Süreyya ve Tomris Uyar çevirisiyle çıkan Antoine de Saint Exupery’nin Küçük Prens anlatısını 8 – 10 yaşları arasındaki bütün çocuklar okumalıdır.