ÖZET: Dünyada yüz tanıma sistemi ve biyometrik verilerle çalışan teknoloji ürünlerinin şirketler ve kamu kurumları tarafından kullanımına ilişkin düzenlemeler geliyor. Yazı da detaylı olarak bundan söz ediyor. 

OKUMA SÜRESİ: 5 dakika 

Yüz tanıma sistemlerinin yaygınlaşması Hızlı ve Öfkeli’nin yedinci filminde izlediğimiz her şeyi gören teknolojik bir yazılımdan söz eden Tanrının Gözü adlı kurgusal ürünü bile olanaklı duruma getirdi. Biz teknolojinin yaşamı kolaylaştıran olmayan gereksinmeler yaratan büyülü dünyasını iştahla takip ederken bu durum insanları gözetim altında tutan teknolojilerin ilerlemesini göz ardı etmemize neden oldu. Ancak kanun yapıcılar sonunda tüm dünyadaki hukuk devletlerine de bir hatırlatma yaparcasına doğru bir kararı yürürlüğe koydurdu.

Hızlı ve Öfkeli filmindeki “Tanrı’nın Gözü”ne ilişkin bir görsel

San Francisco’da yüz tanıma kameralarının ve biyometrik verileri kullanan cihazların polis ve hükümet tarafından kullanımı yasaklandı. Bu cihazları kendi amaçları doğrultusunda kullanmak isteyen şirketler ya da diğer kamu kuruluşları da nasıl kullanacaklarını açıklayan bir rapor sunarak denetleme kurumlarından izin almak zorundalar. Devletler kimi zaman gelişen teknoloji karşısında bilinçli boşluklar bıraksalar da hukuk sisteminin çalıştığı büyük ülkelerdeki buna benzer uygulamalar diğer ülkeleri de bu kanunları koymaya zorlayacaktır diye düşünüyoruz.

Biliyorsunuz verilerimiz her an her kurum tarafından toplanıyor ve baz istasyonlarının kapsama alanlarında olduğumuz sürece ne kadar verimize eriştiklerini kestiremiyoruz bile. Devletler ve kurumlar her ne kadar terör saldırısı gibi ciddi insani sorunları bahane ederek yaşantımıza sızsalar da hukuk haklarımızı korumak konusunda uyarılar yapmaktan geri kalmıyor. Büyük şirketlerin dayattığı kullanıcı sözleşmelerinin tek taraflı sözleşmelere döndüğünü eğer bütün bilgilerini bana teslim etmezsen bu uygulamayı kullananamazsın gibi bir tavrın adil olmadığını haykırıyor.Aslına bakılırsa bu yüz tanıma sistemi ve benzeri ürünler, hükümet kurumlarında kullanılacak kadar doğru da çalışmıyorlar. MIT’de yapılan bir araştırmaya göre Amazon’un yüz tanıma yazılımı koyu tenli kadınları yüzde 31 gibi yüksek bir oranla yanlış tanıyor. Microsoft, IBM ve Çinli firma Mevgii’nin yüz tanıma sistemlerinin yargılarında siyahlara ilişkin ırksal ön yargılar ortaya çıktığını söylemek olanaklı.

Teknolojiye bu kadar güvenmek doğru değil. Daha önce Adnan BİNYAZAR’ın aktardığı üzere Almanya’daki bir çelik fabrikasında her şey otomasyona da bağlı olsa en son deneyimli bir işçinin onayı alınmadığı sürece çeliğin diğer kaba boşaltılmadığını dinlemiştim. İnsanı yabana atmamak gücünü küçümsememek gerekir. Elon Musk bile daha önce şurada haberini yaptığımız üzere her şeyi otomasyonla yapacağını tahmin ederken duvara tosladığını insanlara sonsuza kadar gereksinim duyulacağını söylemişti. Hong Kong’taki göstericilerin yüz yanıma sistemlerini aldatmak için lazerler ve şemsiyeler kullanmak gibi çözümleri bulduğunu da hatırlarsınız.

Türkiye’de de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun site yasaklamaktan ziyade bunun gibi düzenlemelere el atması lazım sevgili okur.

Hepinize iyi günler dilerim.