J.R.R. Tolkien - Beren ile Luthien
4.0Genel Puanı
Dil ve Anlatım
İçerik
Kurgu
Sürükleyicilik
Okuyucu Derecelendirmesi 2 Oy Sayısı

Bu kitapta Christopher Tolkien, Beren ile Luthien’in hikayesinin ilk yazıldığı tarihten Silmarillion’daki haline kadar geçen süreci adım adım ele alıp Orta Dünya’nın en önemli aşk hikayesine nasıl dönüştüğünü, bu evrende giderek nasıl daha büyük bir yer kapladığını gözler önüne seriyor. Bunu yaparken de babasının sözcüklerine dokunmadan, orijinal hallerini koruyarak destanın hem manzum hem de mensur biçimlerini ilk kez birlikte yayımlıyor.

Kitabın J.R.R Tolkien’in oğlu Christopher Tolkien tarafından derlendiğini tekrar belirterek başlamak istiyorum. Hikayeleri, babasının yazdığı çokça farklı metni bir araya getirerek oluşturmuş. Hikayeler dememin sebebi Beren ile Luthien’in hikayesinin hiçbir zaman tamamlanamaması. Pek çok alternatif son var. Hatta bazılarında isimler bile değişiyor. Fakat oğul Tolkien bu işin üstesinden bence hakkıyla gelmiş. Soru işaretleri olan kısımlarda babasının notlarını dahi bizimle paylaşmaktan kaçınmamış.

Yazarın ve karısının gerçek mezar taşı

Beren ile Luthien’in hikayesine gelecek olursak: güzel, saf bir aşk masalı diyebiliriz. Tabi Tolkien tarzında. Orklar, kurtlar vs. artık bunlar Tolkien okuyucularının akıllarına çoktan kazınmış durumda. Bunlardan farklı olarak Beren ile Luthien’de ise ölümsüz bir tazı ırkının en güçlüsü, sadık ve güvenilir Huan ile kedi ırkının prensi Tevildo gibi yeni figürler görmekteyiz. Hikayelerimizin pek çoğu Beren’in yalnız başına ormanlarda umutsuzca dolanırken güzeller güzeli Luthien’in raks edişine tanık olmasıyla başlıyor. Luthien başta Beren’den korkup kaçıyor. Bu yüzden bir süre Beren gizli gizli uzaktan izliyor Luthien’i. Tabi sadece Beren gizli izlediğini sanıyor, Luthien de başta kaçsa bile sonradan bu yabancıya ilgi duymaya başlıyor ve onun kötü niyetli biri olmadığını anlıyor. Nihayet Beren bir gün cesaretini toplayıp Luthien’in karşısına çıkıp kendisine de raks etmesini öğretmesini istiyor.

“Öyleyse, raks edeceksen takip et beni demiş genç kız ve Beren’in önünden ormana, ormanın derinliklerine doğru raks etmiş.”

Sonrasında Luthien, Beren’i babası kral Tinwelint’in huzuruna çıkarıyor. Kral başta bu yabancının kim olduğunu, topraklarına nasıl girdiğini sorarak tepki gösterse de güzel kızının ısrarlarıyla yabancıyı dinlemeye karar veriyor. İşte olaylar tam da burada başlıyor. Kral, Beren’e ait olduğun yere dönmeden evvel orman Elflerinden ne dilersin? diye soruyor. Beren de Luthien’in kendisini savunmasından aldığı gazla:

“Canım kralım, kızınız Luthien’i arzu ederim zira bugüne kadar gördüğüm, bugüne kadar hayal ettiğim bütün kızlardan daha güzel, daha tatlı…”

Bu sözlerden sonra Elf kralı Tinwelint de kulağa olanaksız gibi gelse de bir şey istemeye hakkı olduğunu söylüyor ve ardından kızıyla ancak Melko’nun (Tolkien evrenine hakim olanlar Melkor olarak bilir fakat burada adı henüz Melko) tacındaki Silmarillerden birini getirdiği vakit evlenebileceğini şart koşuyor.

“O zaman oradaki herkes kralın bu meseleye kaba bir latife olarak yaklaştığını idrak etmiş, Gnom’a acıyarak gülümsemişler çünkü artık Feanor’un Silmarillerinin namı dünyanın dört bir yanını tutmuşmuş ve Angamandi’den kaçan birçok kişi de onların Melko’nun demir tacının üstünde parıl parıl parladığını görmüş. Bu taç Melko’nun kafasından hiç ayrılmazmış bu ziynetlere gözünün içi gibi bakarmış ve ister peri ister elf ister insan olsun dünyada hiç kimse bunlara dokunup da hayatta kalabilmeyi aklından bile geçirmezmiş.”

(Alıntıda dikkatinizi çekmiş olabilir, Beren bazı hikayelerde gnom bazılarında insan olarak geçer.)

Beren oradakileri şaşırtarak adil bir teklif der ve yola koyulur. Fakat Luthien’de onun yokluğuna dayanamaz ve peşinden gider. Her şey bu biçimde başlar:

“Derin umutsuzluklara düştüğü geceler onunmuş artık, serencamında hiçbir umut göremiyormuş; hakikatte de çok az bir umut varmış.”

Kitabı beğendim ama daha önce J.R.R Tolkien’in hiçbir eserini okumamış ya da en azından Yüzüklerin Efendisi filmlerini seyretmemiş birisi için pek anlaşılabilir olacağını sanmıyorum. Bu eser daha çok Tolkien evrenini sevip daha derinlere inmek isteyenler için. Aynı zamanda kitabın büyük bir yazarın yazım sürecine de ışık tuttuğunu ve bu anlamda başarılı da olduğunu söyleyebilirim. Ancak konu akıcılığa geldiğinde metinlerin başka biri tarafından bölünmesi ister istemez ortamı bozabiliyor. Bu yüzden çok akıcı bir kitap olmadığını da eklemek zorundayım.

Özetlemek gerekirse Tolkien evrenine ilginiz varsa kaçırmayın ama evrene bununla giriş yapmayı düşünüyorsanız da yapmayın.