Geceyi gündüze çeviren ışıkları duymuşsunuzdur hikâyelerde veya filmlerde. Düşününce imkânsız gibi gözükse de geceyi gündüze çevirmek, söylenenlere göre 15 Kasım 1979 tarihinde gerçekleşen şey tam olarak buydu.

Libya’dan yola çıkan Independenta isimli tanker gemisi 15 Kasım’da boğazda bir kuru yük gemisine çarpıp patladı. Bu patlama öyle büyüktü ki, çıkan alevler İstanbul’un gecesini aydınlattı ve neredeyse gündüze çevirdi.

Patlamanın etkisi ile iki geminin mürettebatından toplam 43 kişi ölmüş ve sadece 3 kişi şans eseri -patlamanın etkisi ile yangından uzağa fırlayarak– kurtulmayı başarabilmiştir. Dökülen petrol tamamen bitene kadar gemi 27 gün boyunca yanmış. Yangının 22. gününde de gemide sıkışan petrol sebebiyle ilki kadar büyük çaplı olmasa da bir patlama daha yaşanmıştır.

Yangın nihayet söndüğünde geminin enkazı uzunca bir süre yerinden oynatılamamış. Olaydan 8 sene sonra gemiyi kaldırması için bir firma ile anlaşılmış ve 1987 senesinde Independenta gemisinin enkazı Urla’ya çekilmiştir.

Patlamanın yan etkilerinden biri de denize verdiği zarar olmuştur. Dökülen tonlarca petrol sebebiyle su canlılarının çok büyük bir miktarı ölmüş, kalanlar da zarar görmüştü. Yüzen petrol temizlendikten sonra bile İstanbul halkı yakalanan balıkların petrolden etkilenmiş ve zehirli olabileceğini düşünüp uzun bir süre balık yememiş, böylece kaza balıkçıları da etkilemiş.

Patlamanın etkisini atlattıktan sonra insanlar tanker hâlâ boğazda yanarken yaşamlarına devam ettiler tabii ki. Yanan tanker 1 ay boyunca hayatlarının bir parçası oldu. Hatta o kadar kabullenilmiştir ki Kemal Sunal’ın Korkusuz Korkak filminde bir sahnede arkada çıkan dumanlarının gözükmesi dert edilmeyip sahne çekilmişti.