ÖZET: Kişisel verilerin kullanımının gündemde olduğu şu günlerde, şirketlerin tekel oluşturmasına engel olabilecek, veri merkezlerini ortadan kaldırarak insanlar üzerine kurulu bağımsız bir internet ve ekonomi oluşturmayı hedefleyen bir projeden söz ediyoruz. 

OKUMA SÜRESİ: 8 dakika 

Merhaba sevgili okur,

Ben aslında çok uzun süredir vizyoner bir kripto para yatırımcısıyım. Yani kendimi yatırımcı olarak adlandıracağım kadar büyük paralarım ya da kazanmak gibi ateşli bir hırsım olmadı ancak bu piyasaya ilgim olduğu da bir gerçek. Vadettiği kazanma durumundan bağımsız ilginç projeleri hayata geçirmeyi denediği için.

Ancak Maiotik’le bu piyasayı birbirinden hep ayrı tuttum. Yani İnternette yalnızca bu işle ilgili içerikler oluşturan tematik onlarca web sitesi var zaten. Ancak bu ayrı tutma işi kimi zaman beni heyecanlandıran devrimsel bulduğum teknolojileri de yalnızca kripto parayla ilgili olduğu için burada paylaşmaktan beni alıkoydu. Bu sebeple bu huyumdan vazgeçip yalnızca paylaşmayı çok istediğim bir iki projeden Maiotik’te de söz edeceğim.

Sözünü Edeceğim İlk Proje: Holochain

Kendisini ilk olarak Serdar Kuzuloğlu’nun paylaştığı bir tweet’te görmüş yer imlerine eklemiştim. O zaman sanırım henüz ön satışı bile başlamamıştı. Ardından ethereum tabanlı dağıtık borsalara ve en sonunda sektörün öncüsü konumundaki Binance borsasına kadar girdi.

Holochain’in ne işe yaradığını açıklamak için önce Torrent denilen şeyden söz etmem gerekiyor. Biliyorsunuz yıllar önce insanlar bilgisayarlarındaki verileri ağ erişimine sahip diğer bilgisayarlarla paylaşabilmek için torrent adında dağıtık yapılı bir dosya paylaşım sistemi geliştirdi. Bu sistem şunu sağlıyordu: Söz gelimi sizin bilgisayarınızda parasını vererek aldığınız bir film var bu filmi arkadaşlarınızla paylaşmaya karar veriyor yani diğer bilgisayarların kullanımına açıyorsunuz. Diğer bilgisayarlar da bu filmi izleyebiliyor ya da indirebiliyor. Siz bambaşka bir insan olarak bu ağa dahil olduğunuzda artık onlarca bilgisayar üzerinde bulunan bu filmi her bir bilgisayardan bir parçasını alarak indirmeye ve izlemeye başlıyorsunuz. Ağdan bir bilgisayar çıksa da sistem bunu hemen telafi ediyor ve siz o parçayı başka bir bilgisayardan almaya başlıyorsunuz. Yani tek bir dosya dağıtık bir biçimde yüzlerce makine üzerine dağılıyor, yüzlerce makine bunu indiriyor ve dosyayı barındıran tek bir sunucu olmadığı için takip edilmesi ve engellenmesi neredeyse olanaksız bir hal alıyor. İşin kanuni boyutu bile hala tartışmalı. Dağıtımcı şirketlerin işlerini sekteye uğrattığı açık ancak alınan bir film tek bir sunucuya yüklenmediği, yalnızca insanların bilgisayarları arasında bir ağ kurulduğu ve kanunlarda da alınan bir filmi kaç kişiyle beraber izleyebileceğinize ilişkin bir sınır olmadığı için belirsizliklerle dolu.Elbette torrentin sağladığı bu kolaylıklar yasa dışı içeriklerin ve telif haklarını ihlal eden crackli dosyaların da bu ağlar üzerinde paylaşılmasına neden oldu ancak konumuz bu değil. Holochain torrentin oluşturduğu bu dağıtık dosya sisteminin bir benzerini internet üzerinde yapmaya çalışıyor. Yani uygulamalar, veri bankaları vb. araçlar buna dahil olsa da en basit tanımıyla bir web sitesini binlerce bilgisayar üzerinde barındırmayı amaçlıyor. Bu sayede binlerce ip adresi üzerinde barındırdığı için web sitesininin yayımını engellemek hiçbir biçimde mümkün olmuyor. Eğer web sitesine saldırı yapılmaya kalkılırsa verileri bozulan bilgisayar Holochain’in sahip olduğu DNA sistemi ile anında sistemden atılıyor ve binlerce bilgisayar üzerinde dağıtılmış bir internet ağı oluşturuluyor. Engellenemez, takip edilemez, hacklenemez ve merkezileştirilemez bir internet sistemi.

Peki insanları Holochain Kullanmaya Nasıl İkna Edersiniz?

İşte kripto para işi de burada devreye giriyor. Bu verileri barındıran bir bilgisayar olduğunuz için her ay belirli miktarda holo fuel adında bir kripto para kazanıyorsunuz. Bilgisayarınızdaki harddiskin belirli bir bölümünü buna ayırıyor bağlantınızın upload ya da download hızından da bir kısmı Holochain’e kaynak olarak veriyorsunuz. İsterseniz kapatabileceğiniz aynı torrent gibi bir ağ bu. İnternet faturalarınızı holofuel ile ödediğinizi düşünün. Büyük bulut ve çağımızın korkunç verimerkezlerinin ortadan kalktıpını kendi kendini döndürebilen verileri dağıtık bir biçimde sıradan insanlar üzerinde bulunan sıradan insanların faydalandığı ekonomisini sıradan insanların karşıladığı kocaman bir internet evreni düşünün.

Elbette bu web sitelerine girmek için alışılmış tarayıcıların dışında bir tarayıcıya ihtiyacınız var. Firefox’un uzun süredir bu projeye sempati beslediğini, kurucusunun yaptığı açıklamalardan biliyoruz. Holochain’in verdiği sözleri sürekli geç yerine getiren ya da ertelemelerle işleyen bir proje olduğunu ve yatırımcıların bir kısmının güvenini kaybettiğini de biliyoruz ama devrimsel olması ve ilk defa böyle bir işe kalkılması dolayısıyla bunları normal buluyorum.

Dünya bence böyle birkaç vizyoner projenin hatrına dönüyor ama bakalım gelecekte neler olacak sevgili okur. Bugünlük benden bu kadar. Kendine iyi bak.

NOT: Varlıklı bir tip değilim he onu belirteyim. Daha yüksek lisans kredi borcunu bitiremedim, bir ton taksit ödüyorum. Vizyoner kripto para yatırımcısıyım lafının havalı durduğuna bakmayın. Kendi yağında kavrulmaya çalışan onda bile tam kavrulamayan bir insanım ben. Bir de ekleyelim elbette yatırım tavsiyesi falan değil yazdıklarım. Hatta bunu buraya yazarak doğru bir şey mi yaptım? Ondan da emin değilim ama durum bu.

Görüşmek üzere.

NOT 2: Bir de proje deneysel olduğu için elbette bir çok soru işareti var akıllarda ekşisözlük ya da telegram gruplarında tartışmaları var meraklısı karıştırabilir.