Uyku araştırmaları hep ilgimi çekmiştir. Uykunun tarihini, sosyolojik yanını, tıbbi açıklamalarını okur bilgi edinmeye çalışırım. Daha önce burada uykunun tarihi üzerine çalışan bir tarihçinin sanayi devrimi öncesinde insanların iki blok halinde uyuduğunu, sanayi devriminden sonra insanları aralıksız çalıştırmak adına tek blok halinde 8 saat uyku sloganının reklamlarla halka pompalandığı savını ortaya koyduğu bir araştırma paylaşmıştım. Araştırmacı, Gılgameş gibi en eskil metinlerde bile yaşamın sürekli olarak canlı olduğunu farklı metabolik özellikteki bireylerin günün farklı saatlerinde iki blok halinde uyuduğunu ve bu sayede yaşamın sürekli aktığını örnekliyordu.

Günümüzdeyse insanın uykuyla kurduğu ilişki her geçen gün daha da sorunlu bir hale geliyor. İletişim araçları, gözümüzü hiç ayırmadığımız telefon ekranından yayılan mavi ışıklar, trafikte, işte ve arkadaşlarla geçirilen zamandan uykuya vakit kalmaması, uyuduğumuz zaman da kaliteli bir uyku uyuyamamız gibi bir çok sorunla karşı karşıyayız. Bu sebeple cildimiz eskiyor, yaşlanıyor ve sağlıksız bireyler haline geliyoruz. En yorgun olduğumuz zamanlarda bile uyumamızı engelleyen uyku bozuklukları ve uyanıkken yapılan şeylerin pişmanlığı yüzünden dönülen saatler de cabası.

Peki ne yapalım?

Çağımızın lüksü artık para değil sevgili okur, çağımızın en büyük lüksü uyku. Kimse uykusunu alamıyor. İnanılır gibi değil hiç ama hiç kimse uykusunu alamıyor. 21. yüzyılın tuhaf bir rahatsızlığı. Bunun için size yeni bir yöntem öneremeyeceğiz ancak wired.com’da yayımlanan bir makaleyi özetlemeli bir yaklaşımla sunarak sizi uyumaya güdülemeye çalışacağız.

Uyku Uzmanı Aric Prather, uyumayı beynin yıkanmasına benzetiyor. Aric Prather’e göre eğer sağlıklı bir uyku alamazsanız belleğiniz kirli ve bağlantısız ögelerle dolu oluyor. Ancak iyi bir uyku belleğinizdeki rafları düzenleyerek gündelik yaşamınızda sizi rahatlatıyor. İyi bir uyku beyni dinlendiriyor, metabozilmayı düzenliyor, toksinlerden kurtulmanızı sağlıyor ve birçok psikolojik rahatsızlığın da önüne geçiyor. Çünkü melatonin gibi birçok önemli hormonun büyük bir bölümü yalnızca gece düzgün bir uykuda salgılanıyor ve sağlıklı uyuyamayan insanlar bu hormanları düzgün salgılayamadıkları için öfkeli, aksi ve mutsuz insanlar haline geliyorlar.

Aric Prather bu işin şakasının olmadığını böyle giderse uyku sorunlarının gelecekte Alzheimer, Parkinson ve buna benzer hastalıkların sayısını artıracağını söylüyor.

Tamam güzel ama hala uyuyamıyoruz?

Bunun için Prather uyku biliminin geleceğinden umutlu olduğunu söylüyor. Tam olarak karşılayamasa da uyku gereksinmemizle karşılaşayamadığımız bir takım metabolik düzenleyiciler, hormonlar için gelecekte ilaçlar üretilebileceğini, bu sayede belleğimizin uykusuzluğa daha dayanıklı hale geleceğini ve yaşlanmanın da azalacağını düşünüyor. Ama uyarıyor. Çözümü geliyor diye düşünmeyin önleminizi bir an evvel alın uyku saatleriniz düzenleyin bu işin geri dönüşü yok diyor.

NOT: Bu arada uzmanlar günde 45 dakikalık kesirmelerin belleğe iyi geldiğini hafızayı güçlendirdiğini de belirtiyorlar ama abartmadan.