Radikal, yayın hayatına son vermeden önce günde birkaç kez web sitesini kontrol eder ara sıra da basılı gazetesini alırdım. Şimdi size tatil köyünde radikal okuyan adam entelliği yapmak istemiyorum ama hakikaten kalan nadir kaliteli yayınlardan biriydi Radikal. Sonra kapandı gitti.

Böyle şeyler olunca üzülüyorum. Söz gelimi bu ülkenin gördüğü en zor günlerde çadırda dahi olsa bir sonraki sayısı mutlaka çıkarılmış Varlık Dergisi’nin de bir ara dağıtım şirketine olan borçları yüzünden artık gazete büfelerine kadar değil sadece D&R’lara ya da kitabevlerine girebildiğini görünce de üzülüyorum.

Ama konumuz bu değil.

Radikal yayın hayatına son verse de yıllardır yeni içerik eklenmese de Radikal’in içerikleri hala internette yayına açık bir halde duruyor. Bende ara ara girip karıştırıyorum. Son girdiğimde İpsos’un 2014 yılında yaptığı bir araştırmaya denk geldim. Türk gençlerinin bağımsız yaşama durumlarıyla ilgiliydi. Yapılan araştırmaya göre 2014 yılında Türkiye’deki 17-24 yaş arasındaki 2259 gencin yarısından fazlası ailesinin yanında yaşıyordu.

Şimdi bu geleneksel olarak çok normal diyebilirsiniz ama özellikle şu aralar okuduğum Rousseau’nun İtiraflarım’ından da yola çıkarak ilginç bir durum tespiti yapmak istiyorum. İngiltere’de ya da Amerika’da gençlerin çoğu 18 yaşından sonra ayrı evlere çıkıyorlar. Hatta 18 yaşına gelmiş ve hala evden çıkmamışsa ailesine kira vermek zorunda kalanlar bile var.

Şimdi bu kültür farkı neye neden oluyor beraber yorumlayalım isterim. Rousseau, 1750’li yıllarda Fransa’da Therese’den olan beş çocuğunu da doğar doğmaz yetiştirme yurduna gönderiyor. Çağdaşları tarafından çok eleştirilse de kendi de küçük yaşta mecburen bağımsız bir yaşama başlayan Rousseau, insan için en iyisinin bu olduğunu düşünüyor. Çocukların sorumluluklarından kaçmak için değil bağımsız kararlar alabilen insanlar olmasını istediği için yurda gönderiyor. Gerçi bu mevzu sonra çok canını sıkıyor. Bir takım pişmanlıkları var ama doğru kararlarından da vazgeçmiyor.

Bizdeyse eğer evlenmemişse 30 yaşına kadar ailesiyle aynı evde yaşayan insanlar görmek oldukça normal bir durum. Maddi kaygılar ya da aileyle yaşamanın sağladığı kolaylıklar yüzünden kendi öz bakım becerilerinde bile aksaklıklar yaşayan geçkin çocuklar ortaya çıkıyor.

Araştırmanın sonuçları da bu dediklerimi destekler nitelikte ayrı eve çıkamayan gençlerin %15’i bunun maddi problemlerden kaynaklandığını söylüyor. Büyük bir bölümü de aileyle yaşamanın kolaylığından dem vuruyor. Gerçi kadınlarınki biraz farklı kadınların dörtte biri aileyle yaşama nedenini “izin alamamak” olarak gösteriyor.

Türk gençleri ana kuzusu mu? sorusunun cevabına gelirsek modern dünyaya bakınca evet ana kuzusu. Kendi ayakları üzerinde duramayan anadan babadan destek almadan hareket edemeyen birer ana kuzusu.

NOT: Gençlere kızmıyorum. Türkiye’de hayata başlama yaşının gittikçe daha da sarkmasından rahatsızım. Büyük bir sosyal problemden bahsediyorum. Uğruna çalıştığınız şeyleri elde edince hevesinizin geçeceği bir yaşta işe girmekten bahsediyorum mesela.