Samuel Beckett - Godot'yu Beklerken (İnceleme)
4.3Genel Puanı
Dil ve Anlatım
İçerik
Kurgu
Sürükleyicilik
Okuyucu Derecelendirmesi 0 Oy Sayısı

Godot’yu bekleyen iki karakterin birbiriyle tartışmasıyla başlayan yapıt, arada kavga etmeleri sonra neden kavga ettiklerini unutmaları, barışmaları ve tekrar kavga etmeleriyle devam etmekte, orada bulunma amaçlarının ne olduğunu sürekli birbirlerine hatırlatmalarıyla ilerlemektedir. Ardından Pozzo ve Lucky ile karşılaşan kahramanlarımızla sembolik bir anlatıma kavuşan yapıt, Godot’tan haber getiren Çocuk ve bütün karakterlerin belleklerinin git gide belirsizlemesiyle gerçeküstü bir kimliğe bürünür.

Yazar, yüzleşmekten korkulan durumları yaşam gerçekliği üzerinden anlatmış yer yer seyirciye dönerek onu uyarır gibi yapılan konuşmalarla kendisinin bir sanat eseri olduğunu bir anlamda seyirciyi olabileceklere karşı uyardığı izlenimini vermektedir. Ancak bu uyarı sezdirilmeden yapılmaktadır. Parmak sallamadan gerçekler abartılarak somutlanmış ve seyircinin dikkatini çekmesi amaçlanmıştır.

Bir tiyatro metni için az sayılabilecek karakteri olan Godot’yu Beklerken’deki karakterlerin ikisi Vladimir ve Estragon, Godot adındaki karakteri beklemektedirler. Sonradan karşılaştıkları Pozzo ve Lucky ise sembolik anlatımla özneleşen nesneler olarak karşımıza çıkmakta Godot’dan haber getiren Çocuk ise bu bekleyişin anlamsızlığını hissettirmektedir.

Karakterlerin kendileriyle ve bekleyişleriyle çatışma yaşadığı anlatıda çatışma sayısı arttıkça yapıt çok katmanlı bir duruma gelmiş ve anlatının derinliği artmıştır. Her bir kırılma noktasıyla seyirciye bir düşünme sorumluluğu veren anlatı az sözcükle çok şey anlatılan yoğun bir anlatıma sahiptir. Anlatıdaki ortam duygusu karşılıklı konuşmalarla örüldüğü için detaylı betimlemelere başvurulmasını olanaksız kılmış bunun yerine yazar ortam duygusunu parantez içindeki bölümlerle aktarmıştır. Bu tercih anlatının başarısının bir kısmının da tiyatro metninin yönetmeni ve sahne dekoruna bırakıldığını göstermektedir.

Çevirmenin tercih ettiği söz dizimi tiyatro metninin karşılıklı konuşmaya dayanan yapısına uygun bir biçimdedir ve bu sayede konuşmalar yapay görünmemektedir.

Düşünme becerisini kaybetmiş, belleksizleşen belleksizleştiği için de sağlıklı düşünemeyen bir insanlığın anlatıldığı yapıtta, yazıldığı çağa ve sonraki çağlara seslenen bir uyarı vardır. Kısır döngü içinde devinip duran, kendine olan umudunu kaybettiği, kul benlikle yetiştirildiği, öz benliği yıkıldığı için bir türlü kendine ilişkin kararlar alamayan, çaresizce anlatıda Godot öznesinde nesneleşen bir sonraki kurtarıcıyı bekleyen insanların artık kendilerine ilişkin söz söyleme hakkını tekrar ellerine almalarını sezdirmeden salık vermektedir.

Kendilerine ilişkin ya da kendileri hakkında verilen kararlara ses çıkarma yükümlülüğünü, düşünme sorumluluğunu söküp ellerine alması gereken insanları tiyatro türüyle anlatan yazar bu sayede seyirciyle iletişim kurabilme ve çağlara göre etkileşimi artırıcı yöntemlerle sahnelenebilmesi açısından çarpıcı bir metinle karşımıza çıkmaktadır.

NOT: Düşündükçe sahnede duran botlar aslında gitmeleri için her şeyin hazır olduğunu da temsil ediyor. Ancak kahramanlarımız bir sonraki kurtarıcıyı beklemekten gidemiyorlar.