İnsanoğlu binlerce yıl önce değiş tokuş ile alışveriş yapıyordu. Sonra bu alışveriş için değerli baharatlar ardından da sınırlı sayıdaki madenler kullanılmaya başlandı. Nihayet bunun yerini para aldı. Ancak para da maden olarak ederi kadar basılıyor ve bu sayede güvenirliğini koruyordu. Ne olduysa yaklaşık 150 yıl önce oldu. Daha önceleri devletler bastığı para kadar altını merkez bankalarında bulundurmak zorundalardı. Ancak madenin de yerini ekonomik ve siyasi güç aldı. Dolar bütün dünyaya yayıldı ve arkasında altın değil yalnızca ABD’nin büyük gücü vardı. ABD’nin canı ne kadar isterse o kadar bastığı bir para…Ancak tek bir ülkeden yönetilen ve dünyaya ne kadar dağıldığı belli olmayan bu para bir takım sorunları da beraberinde getirdi. Söz gelimi tek bir ülkenin sözüyle ya da politika değişikliğiyle bu işlerle hiç ilgisi olmayan küçük bir şirket de etkilenebilir hatta batabilir oldu. Durum böyle olunca merkeziyetsiz, demokratik bir para yaratmak gerekti. Bitcoin’den önce de defalarca denendi ancak başarısız oldu. Ardından Satoshi Nakamoto’nun blockchain teknolojisini kullanarak ürettiği Bitcoin’ler ortaya çıktı. Ancak bu parayı böyle ortalığa saçmak ya da dağıtmak değerlenebilmesi açısından mantıklı bir seçenek değildi. Bir de nesnenin para haline gelebilmesi için mutlaka karşılığında bir iş yapılması gerekiyordu. Bu sebeple bilgisayarların işlemcilerinin çalıştırıldığı ve karşılığında Bitcoin kazanılan bir sistem ortaya çıktı.İnternette çok fazla infografik bulmak olanaklı olsa da bu sistem temelde şuna dayanıyordu: Bir bakkal çocuğa bir bitcoin karşılığında bir çikolata satıyordu. Ancak bu işi denetleyen ya da koruyan bir merkezi güç de olmadığından iki insanın arasındaki bu işlemin kanıtlanabilir olması için işleme tanık insanlar bulmak gerekiyordu. Bu sebeple bu işe tanık olduğunu belgelemek için diğer insanlar da blockchain ağına dahil oldu ve bu işlemlere tanık olduklarını belgeledikçe bitcoin kazanmaya başladılar. Yani veri madenciliği dediğimiz şey aslında başkalarının işlemlerini tek tek şifrelemekten başka bir tabirle onlara tanık olmaktan ibaret.

PEKİ BLOCKCHAIN İLE PARANIN İLİŞKİSİ NEDİR?

Blockchain yukarıda anlatılan yerlerden de sezilebileceği üzere Bitcoin’den ya da diğer elektronik paralardan bağımsız bir çeşit veri saklama yöntemi. Söz gelimi bir ülkenin adli bütün belgelerini blockchain ağı içinde saklayabilir ve bu sayede bu belgelerin herkesin erişimine açık olmasını ve sonsuza kadar tahrip edilememesini ve saklanabilmesini sağlarsınız. Verileriniz de merkezi bir yerde değil adını bile bilmediğiniz binlerce bilgisayarın üzerinde barınır. Hatta birkaç şirketin belgelerini blockchain ile saklamaya başladığının haberini okumuşunuzdur.

Zaten tam da bu özellikleri blockchaini çok da güzel bir para üretme aracı yapıyor ve tam da bu tahrip edilemezliği, herkese açık olması ve değiştirilemiyor oluşu sebebiyle elektronik paralarda kullanılıyor.

BITCOIN VARSA DİĞER ELEKTRONİK PARALAR NEDEN VAR?

Her insan işinin elbette kusurları var. Bitcoin’in de öncü bile olsa ilk olması sebebiyle fazla kusuru var. Hem artık ortaya çıkan verinin büyüklüğünden ötürü işlenecek veri çok hem de artık yapılan işe göre daha az Bitcoin kazanılabiliyor. Hatta bir gün artık hiç kazanılamayacak. Kimi zaman fiyatı üzerinde manipülatif hareketler meydana geliyor. Bir yerden bir yere transfer edilirken ölçeklenebilirlik gibi sorunlar yüzünden uzun bekleme süreleri ortaya çıkıyor. Bu sebeple de Bitcoin üzerinde sık sık güncellemeler yayımlanıyor ya da bu işleri çözmek iddiasıyla başka elektronik para projeleri çıkıyor.

NE KADAR ELEKTRONİK PARA VAR?

Başka iş alanlarında kullanılmak üzere tasarlanmış ya da gündelik hayatta Bitcoin’in yerine geçmeyi uman irili ufaklı binlerce proje var. Bunların yaklaşık 3 bin kadarı coinmarketcap adlı web sitesinde listeleniyor.

YUKARIDA ANLATILANLARI ANLADIM PEKİ Pİ NETWORK?

Paraların gücü yaygın kullanılmalarından ileri geliyor. Doların bu kadar çok para etmesi, dünyanın en çok kullanılan paralarından biri olmasından ileri geliyor. Pi Network’de buradan güç alan bir elektronik para olmayı hedefliyor. Normalde elektronik paralar kurulmadan önce çeşitli kampanyalar yapılarak ya çıkacağı fiyattan daha azına önceden küçük bir kısmı satışa sunulur ya da bir kısmı referans sistemiyle bedava dağıtılır ve bir çeşit reklamı yapılmaya kalkılır. Fakat aslına bakarsanız bu çok demokratik bir yöntem değildir. Çünkü bu yöntemle parası olan ya da kamuoyu gücü olan bütün parsayı toplar. Onun yerine Pi Network bambaşka bir yola gidiyor.

Telefonlarımızdan her gün uygulamaya girip çıkarak elektronik para kazanmamıza olanak sağlıyor ancak bunu satmamız ya da transfer etmemiz şimdilik olanaklı değil. Uygulama şimdilik 1.3 milyon kişi tarafından kullanılıyor. 10 milyona yaklaşınca bir pazar kurulacak ve insanlar ürünlerini Pi ile alıp satmaya başlayacaklar bu sayede Pi’nin ilk defa bir ederi olmuş olacak. Bu paranın değerini sattıkları ürünlere istedikleri Pi’ler ile tamamen insanlar belirleyecek. Ardından bir değer oluştuktan sonra da borsalarda alınıp satılması mümkün olacak. Nasıl değer edeceğini şurada hakkında yazılmış incelemeyle detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Bu yapısıyla oldukça demokratik ve manipülasyona kapalı bir yapı oluşacakmış gibi görünüyor bana. Ekibin arkasında Stanford doktoralı birkaç tip var. Çok yüksek bir paha beklemiyorum ancak Binance gibi borsalara kolaylıkla gireceğini ve mutlaka bir ederi olacağını tahmin ediyorum. Sistemdeki üye sayısı her on katına çıktığında Pi kazanmanın daha zor hale geldiğini de belirtmem gerekir. Ben sisteme ilk bin kişideyken dahil olduğum ve ekşideki ilk girdiyi paylaştığım için referanslarım ve ilk girmenin etkisiyle fena Pi kazanmıyor değilim. Ancak ben olsam kullanıcı sayısı on milyona ulaşmadan bu işe girerim.

Prensip olarak Maiotik’te referans bağlantısı paylaşmıyorum. Ancak sistemde bir güvenlik çemberi oluşturmanız gerektiğinden referansla girmenizi tavsiye ederim. Hem sizin kazanma hızınıza hem de bana bir yararı dokunuyor. Referans olarak leavesoccer kullanıcı adını girebilirsiniz. Pi Network uygulamasını Google Play Store ya da App Store’da bulabilirsiniz.