A password will be e-mailed to you.

Bir kaç gün önce bir Youtube videosunda gördüm. Doğan Cüceloğlu, sorumluluklar insanların sırtında yük değil hayata anlam katan şeylerdir, diyordu. Bu konu üzerine biraz sonra düşüneceğim ama önce değinmek istediğim bir şey var.

Herkes tarafından söylenen şeyler ilk bakışta tam anlaşılamıyor. Zamanı geldiğinde o bilgilerin gerçek olduğunu insan iliklerine kadar hissediyor. Örneğin hiç mantıklı gelmeyen bir bilgiyi ele alalım. Daha doğrusu anlaşılmayan. Hani bir keşişten duyulan ama bu muydu diyeceğimiz bir bilgi. Önemli olan iç güzelliğidir gibi. Bu kadar söylendiyse bu laf, gerçeklik payı var mı? Şu an bu bilgiye göre hareket etmek için çok gencim ama bu bilginin doğruluğunu bedeller ödeyerek anlayacağım.

Şimdi tekrar yukarıda bahsedilen sorumluluklar hayata anlam katan şeydire geri dönersek; Daha büyük bir açıklamaya ihtiyaç duyuluyor. Mantıklı bir açıklamasını da duysam zamanı gelmedikçe bu bilgi kafamda parlamayacak.

Aynı şekilde sürekli bize söylenen şimdiki anda yaşama tavsiyesi bütün hayatımı gelecekte ya da geçmişte yaşayıp bitirdiğim bir yaşta anlam kazanacak. Bazı bilgiler işlevsiz. Filmin sonunu söylemek gibi. Deneyimlemeden de anlaşılacak bilgiler gerekli. Belki de vardır. Eğer bu konu hala aklımda olur da böyle bir bilgiye ulaşırsam mutlaka yazarım.

Bütün bunların haricinde de kafam karışık. Hayatımda gelişecek olası felaketler üzerinde düşünüyorum. Şimdilik her şeyin iyi gittiği gerçeğini göz ardı edemem. Fakat özenli bir yaşamda bile bu ihtimaller mevcut. Böyle durumlarda nasıl davranacağım? Tamamen yıkılır mıyım ya da beklenmedik bir şekilde güçlü mü kalırım orasını kestiremiyorum. Fakat dünyanın en büyük acılarını da çeksem ölüm gerçeği beni rahatlatıyor. Hatta insanın öleceğini biliyor olması onu iyilik ile kötülük arasında bir çizgide bırakıyor. Şimdilik iyi tarafına daha yakınım.

Bu yazı pek içime sinmedi ama daha iyisini de çıkarabileceğimi sanmıyorum.

Başka Makale Yok