Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Şu kediye bakınca insanın ömür boyu bakası gelmiyor mu? Şahsen benim geliyor. Ama nesilden nesile aktarılabilir bir tehlike ile karşı karşıyayız. Bu tatliş ve minnoş kedilerden bulaşan bir parazit var! Bu parazit öyle lanet bir şey ki annelerin karnındaki fetüse bile geçebiliyor ve daha tedavisi bulunamamış…

Bu parazit nedir, ne değildir? Hadi onu da geçin bu parazit kedilerimize nereden bulaşır? Onlardan bize nasıl geçer? İşte bütün bu soruların cevabı ve daha fazlası için bir araştırma yaptım.

Bu parazit öyle bir şey ki hücrelerimizde günler, aylar hatta yıllar boyu kalıp bütün organlarımızı ele geçirebilen bir parazit. Çek asıllı evrim biyoloğu Jaroslav Flegr bu parazitin kendine geçtiğini öğrendiği yıllarda (1990) kendisinden ziyade çok sevdiği kedilerine(2 tane kedisi var bu arada) bu parazitin nasıl bulaşmış olabileceğini düşünerek kafa yormuş ve birkaç sonuca (bunlardan bizim üstünde duracağımız nokta fareler) ulaşmış.

Bu doğuştan avcı olan, evdeki haşerelerin temizliğinde bize yardımcı olan, her yakaladığını ayağımıza kadar gururla getirip:

“bak nasılda yakaladım fareyi ama! Hadi şimdi sev beni sonrada ödül mamamdan istiyorum belki sonrada bir kısa uyku çekerim”

Evrim biyoloğumuzun araştırmalarına göre kedilerin kumundan ve parazit bulaşmış suyu ile temasa geçen canlılarda özellikle farelerde daha bir atraksiyonluluk, kedilere kafa tutma,

aşırı adrenalin ve hatta ve hatta kedilerin çişini bile çekici bulmak gibi belirtilerini keşfetmiş. E tabi böyle olunca da fareler kedilere kolay yem olmaya başladığı için diğer kedisine de nasıl bulaştığını bulmuş. Fareden ilham alan evrim biyoloğumuz kendisinin de parazitler tarafından ele geçirildiğini düşünüyorken en başta meslektaşları tarafından dışlansa da seneler sonra bir çok ölümün bu parazit yüzünden kaynaklanıyor olabileceği kesinleştirildi.

Dikkat! Beyni ele geçiren bu parazit sizi daha çok dikkatsizleştiriyor. Tehlikeli şeylere karşı umursamaz oluyorsunuz, hatta olaylar şizofreniye kadar gidebiliyor. Amerika’da bu virüsü taşıyan 500-1000 gebenin birinde virüsün aktarıldığı görülmüş ayrıca bu virüsü taşıyan insanların trafik kazalarına karışma oranı da %2,6 daha fazlaymış. Evrim biyoloğu Jaroslav Flegr’a teşekkürlerimi iletiyorum araştırmalarından dolayı. Gelelim asıl önemli kısmına bu parazitten nası korunuruz?

Öncelikle pek fazla çiğ et tüketmemeli ve kedinin suyunu ve kumunu değiştirirken çok dikkatli olup eğer kedimizde halsizlik, ateş ve iştahsızlık var ise veterinere götürmeliyiz. Kedilerde tedavisi var ama dediğim gibi bize bulaşırda daha çözümü yok diye biliyorum ben.

Nasıl anlayacağız biz bu parazitin bize bulaştığını?

Bu paraziti kapan insanların %80 inde pek etkisi yok, fark edilmiyor bile yani “A bende parazit var aman yareppi” diyemiyorsunuz. Onun dışında genelde halsizlik, dalgınlık, umursamazlık gözüküyor. İlerleyen günlerde veya aylarda organlara kadar ilerler ise çok feci hastalıklara sebep olabiliyor; karaciğer ve dalak büyümesi, beyin küçülmesi, kemik problemleri ve sinir sistemi hastalıklarına falan da sebep olabilir. Öyle haberiniz olsun. Ama ben şimdi böyle anlattım diyede güzellik abidesi minnoş kedilerinizi sevmekten asla vazgeçmeyin.

Güzel günler dilerim. Hoşçakalınız efem.

Başka Makale Yok