Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Selam okuyucu. Ben ömrümde Atatürk üzerine yazılmış çizilmiş ne varsa buldukça ulaşabildikçe okumuşumdur. Öyle ki bundan seneler evvel okullarda vatandaşlık derslerinde okutulan ders kitaplarını dahi incelemişimdir. Bu kitabı da geçen yıl çıktığı anda gidip aldım. Çok kısa bir sürede bitirdim ancak aldığım notları yeni düzenleyebildim. İlber Ortaylı, Mustafa Kemal’i bizlere akan tarih içinde anlatmıştır. Evet kitabı dönemlere ayırmıştır ancak anlatılan hiçbir bölüm tarihi seyrinden ayırt edilmeden aktarılmıştır.

Şimdi sizleri İlber Hoca’nın Kronik yayımevinden çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabından derlediğim notlar ve yorumlarla buluşturuyorum. Çıkarımlarımda hata bulan ne olur bana yazsın konuşalım. Ha bir de olmaz da İlber Hocam okursa sanırım birkaç saatliğine dünyanın en mutlu insanı olabilirim.

  • Osmanlı’nın son döneminde yetişen Atatürk devri subayları milletin geleceğinde önemli bir rol oynamıştır. Bu denli bir tesir yani bir neslin koca bir devre etkisi dünyada görülecek zor şeydir.
  • İttihatçıları çok övmek de çok yermek de yanlıştır. İttihatta, “Adam olsun bizden olsun.” kafası vardır. Bu mantık hala sürmektedir. Onları hataya iten sebeplerden biri de budur. Ayrıca ne olursa olsun Atatürk’le aralarında manevi bir bağ bulunmaktadır. Ters dahi düşseler ayrılmamışlardır.
  • Mustafa Kemal yeminli bir İttihatçı da olsa sonradan uzaklaşmıştır. Ayrıca Enver Paşa’yı tehlike olarak görmüştür.
  • Atatürk muhalif olmasına rağmen Adnan Bey’i dinlemiş ve onu mebus dahi yapmıştır (Adnan Menderes).
  • Abdülhamit, Anadaolu’ya okul, hastane vb. kurumların yapılmasını sağlamıştır. Ancak baskı ve sansür uygulamıştır. Anadolu ve Arap halkı kendisini çok sever.
  • Enver-Talat-Cemal paşalar Almanya yanında savaşa girmek istemişlerdir. Bunda acelecidirler. Alman hayranlığının etkisi çokçadır. Mustafa Kemal-Karabekir-İnönü ise savaşa girmek istememişler ancak görevden de kaçmamışlardır. Enver Paşa ile Mustafa Kemal arasındaki anlaşmazlık büyüktür. Enver’in karşısında olan subaylar o kaçınca Kurtuluş Savaşı’nı yönetecek ekibi oluşturmuşlardır.
  • Libya direnişi Mustafa Kemal için Anadolu adına strateji olmuştur.
  • Mustafa Kemal Vahdettin’le çok yakındır. Yaveri de olmuştur. Mütareke zamanında Harbiye Nazırı olmayı istemiş ancak görev verilmemiştir.
  • Osmanlı tarihinde ilk defa merkezin kesin kararını dinlememe, zümreleşme Erzurum Kongresinde gerçekleşmiştir. Bunu gerçekleştiren ise devletin sivil memuru ve askeridir.
  • Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki diğer paşalardan farklı olarak hep toplu kurtuluşu düşünmüştür. Diğer paşalar İstanbul, İzmir’i verelim ancak doğuyu kurtaralım şeklinde düşüncelere sahip olmuştur.
  • Sivas Kongresinde İttihatçı olunmadığına dair yemin edilmesi önemlidir. Zira İstanbul Hükümeti direnişi İttaihatçılıkla suçlayabilirdi.
  • Ankara’ daki meclis kurucu meclistir. Hükümet ihtilalcidir. İçinde Mustafa Kemal’e çok sadık üyeler de vardır, İttihatçı da, şeriatçı da vardır ve bu unsurlar çok sağlam muhalefet yürütmüştür.
  • Meclisi kuran yeni Türkler öncekilerden (Enver-Talat) farklı olarak diplomasiyi çok iyi kullanmışlardır. Ayrıca hukuktan ve anayasal düzenden taviz vermemişlerdir.
  • Meclisin açılışının Cuma gününe denk gelmesi tesadüf değildir. Mücadele Müslüman halklar için örnek olmuştur.
  • Milli mücadelenin ilk bir buçuk yılında iç savaş tehlikesi ortaya çıkmıştır. Eksik eğitimli Müslüman kanat ayaklansa da İstanbul’dan gelen subaylarla kurulan düzenli ordu ve mevcut din adamlarıyla bu engellenmiştir. İşgalcilerden çok ayaklananlar hükümeti yormuştur.
  • Atatürk’ün yeni meclisteki mebusluğu İstanbul’a dayanır.
  • İnkılap rejimleri gelecek nesle önem verir.

“Deha ancak çevresiyle parlar. Büyük adamların ideali kitlenin itaati ve tasvibiyle gerçekleşebilir. Mustafa Kemal geniş kitleyi kazanmıştır.”

  • Türk toplumunun belirli kalıpları vardır. Bunun dışına çıkılmasını sevmez. Aşırılığı sevmez.
  • Kumandanların hepsi her inkılaba taraftar değildir. İçlerinde Cumhuriyetçi, devrimci zihniyetle cumhuriyet idaresini kurmak isteyen tek kişi Atatürk, bir ölçüde de İsmet Paşa’dır. İsmet Paşa da çoğu reforma karşı çıkmış ancak reformdan sonra da ilk uygulayan kendisi olmuştur.
  • Kemalist rejim ne aşırı Türkçüleri ne de komünistleri dışlamamıştır. Atatürk bunların rejimi desteklemesini sağlamaya çalışmıştır.
  • Bu toplumda Atatürk’ü zihinlerden silmeye çalışmak bir lükstür, lüzumsuz bir çabadır.
  • 15 Mayıs 1919’da çıktığı İstanbul’a 1927’ye kadar gelmemiştir. Bir nevi İstanbul’a küsmüştür. Onda hoşnutsuzluk yaratan tarafları vardır. İstanbul’un muhalefet yanı bunda rol oynamıştır. Hüseyin Cahit gibi İttihatçılar bunda rol oynamıştır.

“Atatürk’ün başarısındaki en önemli faktör fevkalade vazgeçmez bir iradesinin olmasıdır. Olmalı dediği an oluyor, olduruyor.”

  • Atatürk milliyetçidir. Bir Türk milliyetçisidir ama bunun yanında evrenselcidir. Mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir der ama savaşmasını da bilir.
  • Yunan bayrağı için “Bayrak bir milletin namusudur, ayaklar altına alınamaz.” diyecek kadar şövalye ruhludur.
  • Gayet mütevazi, görgülü ve nazik bir insandır. Müsrif değildir.
  • Az yer, az uyur. Türk yemeklerini çok sever. Fasulye, peynirli omlet…
  • Hiç küfür etmez. Çok kızdığında “İnatçı katır” dediği bilinirmiş.
  • Binlerce kitap okumuştur.Biraz da ondan büyük adamdır. Okuduklarının başında Reşat Nuri gelir.
Başka Makale Yok