Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Annem, gördüğü her tarihi kapı önünde fotoğraf çekinir. Şair bakışıyla romantik bir takım tavırlar takınır. Ne zaman köye, geziye tarihi bir mekana gitsek hemen bir kapı bulur. Takıntılarından bir diğeri de kendisine çok estetik gelen kütükleri almak ve verniklemektir. Böyle anlatınca evinin çok estetik duyarlıkla tasarlanmış bir ev olduğu sonucu çıkmasın. Evde her zaman büyük bir kargaşa vardır. Bu yüzden listeyi toparlarken de aklıma annem geldi.

Gerçi böyle kendimden hareketle anlatınca bazen sıkılıyorum. Ben kimim ki insanlar kendimden hareketle ürettiğim metinler okusun diyorum. Sanki Sait Faik’im de anılarımı mı anlatıyorum? Daha güvenli daha sağlam yerlere yaslanmalıyım diyorum bir şeyler anlatmak için ama ne bileyim edebi dille gündelik metinler ürettiğimiz “blog” dili birbirinden biraz farklı. Bu yüzden arada kendimden hareketle yazmam telafi edilebilir gibi geliyor.

Gözlerinize şenlik, buyurun dünyanın dört bir tarafından toplanmış kapı görselleri:

BELÇİKA’DAN BİR KAPI

Ahşap işlemciliğinin en güzel örneklerinden.

ÇİN’DEN BİR KAPI

Çin’in kaosu ve sanatı aynı potada eriten karakterine güzel bir örnek.

FRANSA’DAN BİR KAPI

Lavender color medieval wooden door on an ocher color plastered wall. Roussillon village, Provence, France

Fransızlar entelektüelliklerini ve sadeliklerini tek bir kapıyla orta koyuyor gene.

PORTEKİZ’DEN BİR KAPI

Üç boyutlu grafiti yokken bunlar vardı sevgili okur, ayık ol.

PORTEKİZ’DEN BİR KAPI DAHA

Gerçek kapının hangisi olduğunu bulmak biraz zaman alıyor. Bir de farkedeceksiniz ki Portekiz, güzel kapıdan geçilmiyor.

YUNANİSTAN’DAN BİR KAPI

Santorini, benim Yunanistan’da en beğendiğim yer. Gidip görmüşlüğüm yok böyle söyleyince havalı olddurduğu ğu için de demiyorum ama ne zaman bir aksiyon filmi, efenime söyleyeyim bir bilgisayar oyunu oynasam mekan olarak Santorini de geçince içime bir ferahlık gelir.

DANİMARKA’DAN BİR KAPI

Daha önce tasarımla ilgili yazdığımız onlarca girdide düzlüğün ve sadeliğin kusursuzlukla biçimlendiğini uzun uzun alatmıştık. Yukarıdaki eser de bunun örneği.

LONDRA’DAN BİR KAPI

Aklıma Jason Statham’ın oynadığı Londra’nın arka sokaklarında geçen Lock, Stock and Two Smoking Barrels filmini getiriyor bu çalışma sevgili okur.

NEREDEN OLDUĞUNU BİLMEDİĞİM MOZAİK KAPI

Bu kapının konum bilgisine erişebilmiş değilim ama bizim eskiden camilerimizde görmeye alışık olduğumuz ışık oyunlarını sağlayan renkli camlardan yapılmış güzel bir iş olduğunu düşünüyorum.

FRANSA’DAN BİR BAHÇE KAPISI

Bu da çok güzel eserlerden.

BUNUN DA NEREDEN OLDUĞUNU BİLMİYORUM AMA KUBİST BİR KAPI

Kapı varlığıyla bir Picasso hayranlığı ortaya koyuyor.

FRANSA’DAN BİR KAPI

Kapı kendi başına adeta bir bianel, adeta bir kısa film festivali, adeta bir kısa film yarışması. Bu Fransızlar ya da frankafonlar hep entelektüel sevgili okur.

PORTEKİZ’DEN BİR BAŞKA KAPI DAHA

Hazır böyle bir kapıyı görmüşken, Frida’yı iyice pop kültürün içine sokan yayın evlerine ve internete de kızgın olduğumu ifade etmek istiyorum. Sağda solda buna benzer Frida çizimleri görmekten bıktık. En azından bu kardeşimiz özgün ve Frida olmayan bir çizim.

NOT 1: Bu girdiyi, Aldous Huxley’in Algının Kapılarına kadar götürüp; kapılar, ruhumuzun dehlizlerine aralanan girişlerdir gibi laflar ederek metni kasabilirdim ama öylesi bana saçma ve akılsızca geliyor sevgili okur. Bu haliyle daha iyi.

NOT 2: Görsellerin kaynakları için biliyorsunuz artık resmin linkini Google Görseller’de aratmanız yeterli.

Başka Makale Yok