Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Ben öğretmenim, bu bir sır değil ama mesleğimi daha önce burada hiç söylemedim. Bunun sebeplerinden biri öğretmen edebiyatını sevmiyor oluşumdu.

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin bana,
Çocuklarım, hepsi benim çocuklarım,
Hepsini istiyorum hepsini…

gibi romantik öğretmen klişelerini sevmiyordum çünkü. İşimi profesyonelce yapmaya çalışmak ve tüm samimiyetimle söylüyorum: Geleceğimiz için iyi bireyler yetiştirmeye çalışıyordum. Gerektiği kadar fedakarlık yapıyor hatta çoğu yerde de çıkmazlarla karşılaşıyordum.

Söz gelimi, çocukların internetten anladıkları şeyi değiştirmek için bu mecraya videolar üretmek ve bir öğrenci topluluğuyla kitap programları yapmak istemiştim. Bunun için akademik desteklerimi dahi toplamıştım fakat; birkaç kendini bilmez öğretmenin paylaşımları yüzünden öğretmenlerin sosyal medya kanallarında okul içinden öğrenci görüntüsü paylaşmasının yasak olduğunu öğrendim.

Ellerimle Final Cut X Pro’da kurguladığım videolar çöpe gitti. EBA’ya atabilir ya da Tübitak Projesi haline getirebilirdim fakat bu da yapmak istediğim şeyin doğasına aykırıydı. Biz resmi kanalları değil bireysel yayın imkanımız olan Youtube benzeri yerler kullanmak istiyorduk. Böylece çocuklar da ortaya koydukları ürünleri kolayca herkesle paylaşabilirlerdi.

Bugünkü konumuz bu değil ama; Günde sekiz saat dokuz saat derse girip de faydalı olmaya çalışan öğretmenleri anlatıp kafa ütülemeyeceğim. Eğitim hepimizin ortak problemi. Bugün başka bir şey anlatacağım.

Girdiğim 5. sınıfların birinde çok başarılı bir öğrencim var. Bu öğrencim sıkça devamsızlık yapıyor ama inanılmaz gayretli. Nedir ne değildir? diye araştırdığım zaman kan kanseri olduğunu öğrendim. Şimdi meseleye hazırlık yapmadan bir mola vermeden duygularımı anlatmadan direk giriyorum çünkü böyle haberleri tam olarak böyle alıyorsunuz. Ne tepki vereceğimi bilemedim. Geçirdiği uzun tedavi programları ve ameliyatlardan sonra hem okula gelemeyip hem de bu kadar başarılı olmasına mı şaşırayım? Hastalığını olgunlukla karşılamasına mı bakayım? Kendi küçük problemlerime üzüldüğüme mi kızayım? Bilemedim.

Annesiyle konuştuğumuz zaman aslında okulda eğitim görmesinin riskli olduğunu ancak eğitimi evde aldığı zaman da psikolojisinin kötü etkilendiğini öğrendim. Bunun üzerine doktorlarla aldıkları karar sonucu okula gelmeye karar verdikleri bilgisine ulaştım.

Bu arada bulunduğum muhitin sıradan bir mahalle olduğunu ve Güneydoğu Anadolu’da öğretmenlik yaptığımı belirteyim. Bilinç düzeyi yüksek, özenli, varlıklı ailelerin yaşadığı bir yer değil yani burası.

Annesinin anlattığına göre, kızı bilişim derslerinde internete eriştiği için bilgisayarın başına oturur oturmaz hep beraber tedavi gördüğü arkadaşlarını araştırıyormuş Google üzerinden. Çoğunun vefat ettiğini öğrenince de morali bozuluyormuş.

Ben de Türkçe öğretmeni olarak ondan özel bir istekte bulundum. Hayatını anlatır mısın? dedim. İnternette biraz da böyle sonuçlar karşısına çıksın, hastalıkla baş edilebileceği gerçeğini kavrasın istedim.

İki sayfalık bir metin yazmış.

Asında noktasına virgülüne dokunmak istemezdim ama yanımda incelememi beklediği için ufak tefek düzeltmeler yaptım.

Benim Hayatım

2011’de bir hastalığa yakalandım. 10’dan fazla ameliyat oldum. Aslında şu an Antalya’da olmam lazımdı ama Allah’a şükür gitmeme gerek kalmadı. Çoğu arkadaşım gitti. Bazıları sağ geldi bazıları ise vefat etti ama çoğu vefat etti.
Ben 1 sene hastanede yattım ve 4 sene ayakta tedavi gördüm. 1. Sınıfı evden eğitim aldım. Yani ben sizler gibi okula gidemedim. Öğretmen eve geldi. Çok zor günler geçirdim ama Allah’a şükürler olsun en zor günlerimi geride bıraktım.
Şimdi diğer vefat eden arkadaşlarımın olduğu ameliyattan olacağım. Yani bu ameliyat diğer olduğum ameliyatlardan daha zor geçecek. Yani çok riskli bir ameliyat. Şimdilik çok iyiyim çünkü sizler gibi hocalarım var.

Lösemi ile Savaş

Sinsice geliverir,

sokulur yavaş yavaş,

vücudu teslim alır,

eğer vermezsen savaş.

Kilo kaybı ve ateş,

halsizlik, iştahsızlık.

Nedensiz burun kanar,

derken başlar kansızlık.

Bıkmadan usanmadan

Tam tedavi görenler,

sağlığına kavuşur

Lösemiyi yener.

Doktorları da çok ümitliymiş kendisinden. Bende çok özenli davranıyorum. Kendisini yormayacak sorumluluklar vermeye, sanata yöneltmeye gayret ediyorum.

Biliyorum ki onun gibi internetten sürekli üzücü haberleri araştıran küçükler var. Biz bana bu mektubu yazan öğrenciyi tıp fakültesine göndermeye ve lösemi üzerine buluşlar yaptırmaya kararlıyız. Doktorları da öyle söylüyor.

Onun azminin ve başarısının diğer arkadaşlarına örnek olması için, bu hastalıkla başa çıkılabildiğini göstermek için. Sürekli üzücü haberlerle karşılaşan minikler burayı bulurlarsa yılmasınlar diye ilk defa meslek hayatımdan çıkan bir metin paylaşıyorum bugün.

Metnin orijinal fotoğrafı burada:

şiir de bu:

Hepinizi burunlarınızdan öpüyorum.

SON NOT: Lösemi tedavisinde başarı oranı diğer kanser türlerine göre oldukça yüksek sevgili okur.

Başka Makale Yok