<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>delihaydarefendi &#8211; Maiotik</title>
	<atom:link href="https://maiotik.com/author/delihaydarefendi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://maiotik.com</link>
	<description>Üslup Sahibi Blog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 May 2020 16:16:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<!--Theme by MyThemeShop.com-->

<image>
	<url>https://maiotik.com/wp-content/uploads/2019/09/cropped-maiotik-1-32x32.png</url>
	<title>delihaydarefendi &#8211; Maiotik</title>
	<link>https://maiotik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mona Rosa</title>
		<link>https://maiotik.com/mona-rosa/</link>
					<comments>https://maiotik.com/mona-rosa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Nov 2018 19:31:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Mona Rosa Şiir Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mona Rosa'nın Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Muazzez Akkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Sezai Karakoç'un Aşık Olduğu Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Sezai Karakoç'un Hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://maiotik.com/?p=2635</guid>

					<description><![CDATA[Merhaba sevgili okur, bir sohbet ortamında Sezai Karakoç ve Mona Rosa üzerine bir konuşmaya tanık oldum. Hayatını gerçekten eğitime adamış bir büyüğüm bana haftanın aydınlanmasını yaşattı. Anlatacaklarımı yeni öğrenmiş olmanın utancı yanında bu tip bir aydınlanmayı yaşamanın sevincini de taşımaktayım. Üstat sıfatına nail olmuş demeyeceğim, üstat kelimesine şeref katmış bir isimdir Sezai Karakoç. Onun üzerine yazılanları, çizilenleri bir kenara bırakalım. Bizzat kendisiyle tanışmış, sohbet etmiş, yukarıda sözünü ettiğim büyüğüm onu “Korkunç Yalnız” olarak nitelendirmişti. Şimdilerde moda olan benim de önceden sahiplendiğim yalnızlıkkavramının korkunçsıfatıyla nitelenmesi öncelikle şaşırttı beni. Ancak bu yalnızlık, şahsiyetin insanlık ve edebiyat nezdinde mertebesini yüceltmekteyse kutsanabilir bence. Ahmet Hakan, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili okur, bir sohbet ortamında <strong>Sezai Karakoç </strong>ve <strong>Mona Rosa </strong>üzerine bir konuşmaya tanık oldum. Hayatını gerçekten eğitime adamış bir büyüğüm bana haftanın aydınlanmasını yaşattı. Anlatacaklarımı yeni öğrenmiş olmanın utancı yanında bu tip bir aydınlanmayı yaşamanın sevincini de taşımaktayım.</p>
<p>Üstat sıfatına nail olmuş demeyeceğim, üstat kelimesine şeref katmış bir isimdir Sezai Karakoç. Onun üzerine yazılanları, çizilenleri bir kenara bırakalım. Bizzat kendisiyle tanışmış, sohbet etmiş, yukarıda sözünü ettiğim büyüğüm onu “<strong><em>Korkunç Yalnız</em></strong>” olarak nitelendirmişti. Şimdilerde moda olan benim de önceden sahiplendiğim <em>yalnızlık</em>kavramının <em>korkunç</em>sıfatıyla nitelenmesi öncelikle şaşırttı beni. Ancak bu yalnızlık, şahsiyetin insanlık ve edebiyat nezdinde mertebesini yüceltmekteyse kutsanabilir bence.<img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2634" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Sezai-Karakoç.jpg" alt="" width="770" height="360" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Sezai-Karakoç.jpg 770w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Sezai-Karakoç-300x140.jpg 300w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Sezai-Karakoç-768x359.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Sezai-Karakoç-600x281.jpg 600w" sizes="(max-width: 770px) 100vw, 770px" /></p>
<h2><strong>Ahmet Hakan, 2006 tarihli köşe yazısında şöyle bir elektronik iletiden bahseder:</strong></h2>
<p><strong><em>&#8220;Selam Ahmet Bey&#8230; Ben New York’ta doktorluk yapıyorum. Muazzez Akkaya’nın kızıyım. Yazınız ailecek çok hoşumuza gitti. Annemin adını yazınızda geçirdiğiniz için çok teşekkürler. Ayşe.&#8221;</em></strong></p>
<p>ve ardından gelen diğer iletiyi paylaşır:</p>
<p><strong><em>&#8220;Annem Mülkiye’de okumuş. Öğrenciliğinde çok güzel bir kadınmış. Grace Kelly tipinde. Pingpong şampiyonu olmuş okulda. Bugün anneme Sezai Karakoç’un aşkını ve şiirini sordum. Annemin bu aşktan ve şiirden haberi olmamış. Ama şunu anımsıyor: Paltosunun cebinde şairi meçhul aşk şiirleri bulurmuş! Babamla evlenirken babama bu şiirlerden söz etmiş, babam da şiir yazmaya kalkışmış annem için ama tabii ki çocukça şiirler olmuş bunlar. Annem Hazine avukatlığından emekli oldu. Maliye Bakanlığı’nda çalışırken babamla tanışıp aşk evliliği yapmışlar. 48 sene harika bir evlilikleri oldu. Maalesef geçen hafta babamı kaybettik.&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>(http://www.hurriyet.com.tr/muazzez-akkaya-yi-buldum-5420684)</em></strong></p>
<p>Bilmeyenler için şu biçimde özetlenebilir olay. Mülkiyede öğrenci olan Sezai, Muazzez’e aşıktır. Ona olan tutkusunu Türk Edebiyatının nadide eserlerinden <strong>“Mona Rosa”</strong>yla anlatır. Bu şüphesiz kaleme, kâğıda yazının icadından beri verilen en kutlu şereftir. Bu eser ve olay hakkında asla konuşmaz Sezai Karakoç. Ancak yıllar sonra Süleyman Dinçer isimli bir gazeteci, Sezai Karakoç’a bir ziyarette bulunur ve herkesin sormaya çekindiği o malum soruyu sorar.</p>
<h2><strong>Aldığı cevabı şu biçimde özetler gazeteci:</strong></h2>
<p><strong><em>Mülkiyede öğrenciyken divan edebiyatından bir uzaklaşma söz konusudur. Bunun arkasını heceden de ayrılma izler. Hatta bu moda olur ve hece ile şiir yazanlar küçümsenir. Divan edebiyatı ile hesaplaşma, alaya kadar gider ve gülden bülbülden başka bir şey yok denilmeye dahi başlanır. Bunun üzerine okuldan bir arkadaşının ismiyle Mona Rosa’yı yazar şair. Ardından bir kır gezisinde arkadaşlarına okur ve çok beğenilir. Şiir hasbel kader Hisar dergisinde 1952 Haziran’da yayımlanır bir arkadaşı aracığı ile. Şiirin akrostiş olduğunun anlaşılması ise tam 30 yıl sürmüştür. Şiirin şair tarafından mülkiyede okunduğu ve kızın intihar ettiği ise tamamen uydurmadır.</em></strong></p>
<p>Bunlar Sezai Karakoç’un gazeteciye anlattıklarından öğrendiklerimiz. Bu öykünün gerçekliğini sorgulamak benim haddim değil. Ancak aktaran gazeteci Muazzez’in bu aşkı isteyerek yok saydığını iddia etmiş. Gerçek ise: Muazzez Akkaya’nın Türk Edebiyatının en muazzam şiirlerinden birisine konu olmasına rağmen bu duruma şu biçimde kayıtsız kalması:</p>
<div style="width: 480px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-2635-1" width="480" height="360" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosanın-Konuşması.mp4?_=1" /><a href="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosanın-Konuşması.mp4">https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosanın-Konuşması.mp4</a></video></div>
<p>Kendisini bu sözlerle anlatması ve yanındakilerle böylesine konuşması beni üzmüştür. Bu sözlere mazhar olmak her insana da nasip olmaz elbette. Ona diyeceğimiz yok.</p>
<div style="width: 1060px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-2635-2" width="1060" height="596" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosa-Garanti-Reklamında.mp4?_=2" /><a href="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosa-Garanti-Reklamında.mp4">https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosa-Garanti-Reklamında.mp4</a></video></div>
<p>Geçti dünya üzerinden böyle aşklar, böyle adamlar. İnsan yordu sevmeyi, saflığı, temizliği. Onlar da birer birer terk etti sanki bizi. Sen oku, sev, gökyüzüne bak, bir kediyi okşa mesela. Korkma iyi olmaktan. Çünkü onlar böyle üstat oldular.</p>
<p><strong><em>“Artık inan bana muhacir kızı, </em></strong></p>
<p><strong><em> Dinle ve kabul et itirafımı. </em></strong></p>
<p><strong><em> Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı </em></strong></p>
<p><strong><em> Alev alev sardı her tarafımı.</em></strong></p>
<p><strong><em> Artık inan bana muhacir kızı.”</em></strong></p>
<p>Selam olsun Muhacir Kızını bekleyip acı acı sigarasını içenlere…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/mona-rosa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosanın-Konuşması.mp4" length="3286837" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Mona-Rosa-Garanti-Reklamında.mp4" length="18039646" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>İlber Ortaylı Atatürk Kitabı</title>
		<link>https://maiotik.com/ilber-ortayli-ataturk-kitabi/</link>
					<comments>https://maiotik.com/ilber-ortayli-ataturk-kitabi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2018 20:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortayı Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortaylı]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortaylı Gazi Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortaylı ve Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortaylı'nın Atatürk Kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortaylı'nın Yeni Kitabı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://maiotik.com/?p=2620</guid>

					<description><![CDATA[Selam okuyucu. Ben ömrümde Atatürk üzerine yazılmış çizilmiş ne varsa buldukça ulaşabildikçe okumuşumdur. Öyle ki bundan seneler evvel okullarda vatandaşlık derslerinde okutulan ders kitaplarını dahi incelemişimdir. Bu kitabı da geçen yıl çıktığı anda gidip aldım. Çok kısa bir sürede bitirdim ancak aldığım notları yeni düzenleyebildim. İlber Ortaylı Atatürk Kitabı aracılığıyla Mustafa Kemal&#8217;i bizlere akan tarih içinde anlatmıştır. Evet kitabı dönemlere ayırmıştır ancak anlatılan hiçbir bölüm tarihi seyrinden ayırt edilmeden aktarılmıştır. Şimdi sizleri İlber Hoca&#8217;nın Kronik yayımevinden çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabından derlediğim notlar ve yorumlarla buluşturuyorum. Çıkarımlarımda hata bulan ne olur bana yazsın konuşalım. Ha bir de olmaz da ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selam okuyucu. Ben ömrümde Atatürk üzerine yazılmış çizilmiş ne varsa buldukça ulaşabildikçe okumuşumdur. Öyle ki bundan seneler evvel okullarda vatandaşlık derslerinde okutulan ders kitaplarını dahi incelemişimdir. Bu kitabı da geçen yıl çıktığı anda gidip aldım. Çok kısa bir sürede bitirdim ancak aldığım notları yeni düzenleyebildim. İlber Ortaylı Atatürk Kitabı aracılığıyla Mustafa Kemal&#8217;i bizlere akan tarih içinde anlatmıştır. Evet kitabı dönemlere ayırmıştır ancak anlatılan hiçbir bölüm tarihi seyrinden ayırt edilmeden aktarılmıştır.</p>
<p>Şimdi sizleri <em><strong>İ</strong><strong>lber Hoca&#8217;nın Kronik yayımevinden</strong></em> çıkan <a href="https://www.dr.com.tr/Kitap/Gazi-Mustafa-Kemal-Ataturk/Arastirma-Tarih/Tarih/Ataturk/urunno=0001740229001"><em><strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong></em></a> kitabından derlediğim notlar ve yorumlarla buluşturuyorum. Çıkarımlarımda hata bulan ne olur bana yazsın konuşalım. Ha bir de olmaz da İlber Hocam okursa sanırım birkaç saatliğine dünyanın en mutlu insanı olabilirim. Karşınızda İlber Ortaylı Atatürk Kitabı</p>
<h2><strong>ÇIKARIMLARIM</strong></h2>
<ul>
<li>Osmanlı&#8217;nın son döneminde yetişen Atatürk devri subayları milletin geleceğinde önemli bir rol oynamıştır. Bu denli bir tesir yani bir neslin koca bir devre etkisi dünyada görülecek zor şeydir.</li>
<li>İttihatçıları çok övmek de çok yermek de yanlıştır. İttihatta, <em>&#8220;Adam olsun bizden olsun.</em>&#8221; kafası vardır. Bu mantık hala sürmektedir. Onları hataya iten sebeplerden biri de budur. Ayrıca ne olursa olsun Atatürk&#8217;le aralarında manevi bir bağ bulunmaktadır. Ters dahi düşseler ayrılmamışlardır.</li>
<li>Mustafa Kemal yeminli bir İttihatçı da olsa sonradan uzaklaşmıştır. Ayrıca Enver Paşa&#8217;yı tehlike olarak görmüştür.</li>
<li>Atatürk muhalif olmasına rağmen Adnan Bey&#8217;i dinlemiş ve onu mebus dahi yapmıştır (Adnan Menderes).</li>
<li>Abdülhamit, Anadaolu&#8217;ya okul, hastane vb. kurumların yapılmasını sağlamıştır. Ancak baskı ve sansür uygulamıştır. Anadolu ve Arap halkı kendisini çok sever.</li>
<li>Enver-Talat-Cemal paşalar Almanya yanında savaşa girmek istemişlerdir. Bunda acelecidirler. Alman hayranlığının etkisi çokçadır. Mustafa Kemal-Karabekir-İnönü ise savaşa girmek istememişler ancak görevden de kaçmamışlardır. Enver Paşa ile Mustafa Kemal arasındaki anlaşmazlık büyüktür. Enver&#8217;in karşısında olan subaylar o kaçınca Kurtuluş Savaşı&#8217;nı yönetecek ekibi oluşturmuşlardır.</li>
<li>Libya direnişi Mustafa Kemal için Anadolu adına strateji olmuştur.</li>
<li>Mustafa Kemal Vahdettin&#8217;le çok yakındır. Yaveri de olmuştur. Mütareke zamanında Harbiye Nazırı olmayı istemiş ancak görev verilmemiştir.</li>
<li>Osmanlı tarihinde ilk defa merkezin kesin kararını dinlememe, zümreleşme Erzurum Kongresinde gerçekleşmiştir. Bunu gerçekleştiren ise devletin sivil memuru ve askeridir.</li>
<li>Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki diğer paşalardan farklı olarak hep toplu kurtuluşu düşünmüştür. Diğer paşalar İstanbul, İzmir&#8217;i verelim ancak doğuyu kurtaralım şeklinde düşüncelere sahip olmuştur.</li>
<li>Sivas Kongresinde İttihatçı olunmadığına dair yemin edilmesi önemlidir. Zira İstanbul Hükümeti direnişi İttaihatçılıkla suçlayabilirdi.</li>
<li>Ankara&#8217; daki meclis kurucu meclistir. Hükümet ihtilalcidir. İçinde Mustafa Kemal&#8217;e çok sadık üyeler de vardır, İttihatçı da, şeriatçı da vardır ve bu unsurlar çok sağlam muhalefet yürütmüştür.</li>
<li>Meclisi kuran yeni Türkler öncekilerden (Enver-Talat) farklı olarak diplomasiyi çok iyi kullanmışlardır. Ayrıca hukuktan ve anayasal düzenden taviz vermemişlerdir.</li>
<li>Meclisin açılışının Cuma gününe denk gelmesi tesadüf değildir. Mücadele Müslüman halklar için örnek olmuştur.</li>
<li>Milli mücadelenin ilk bir buçuk yılında iç savaş tehlikesi ortaya çıkmıştır. Eksik eğitimli Müslüman kanat ayaklansa da İstanbul&#8217;dan gelen subaylarla kurulan düzenli ordu ve mevcut din adamlarıyla bu engellenmiştir. İşgalcilerden çok ayaklananlar hükümeti yormuştur.</li>
<li>Atatürk&#8217;ün yeni meclisteki mebusluğu İstanbul&#8217;a dayanır.</li>
<li>İnkılap rejimleri gelecek nesle önem verir.</li>
</ul>
<h3><strong>&#8220;Deha ancak çevresiyle parlar. Büyük adamların ideali kitlenin itaati ve tasvibiyle gerçekleşebilir. Mustafa Kemal geniş kitleyi kazanmıştır.&#8221;</strong></h3>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-2625 size-full" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/11/İlber-Ortaylı-Resmi.jpeg" alt="" width="402" height="125" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/11/İlber-Ortaylı-Resmi.jpeg 402w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/11/İlber-Ortaylı-Resmi-300x93.jpeg 300w" sizes="(max-width: 402px) 100vw, 402px" /></p>
<ul>
<li>Türk toplumunun belirli kalıpları vardır. Bunun dışına çıkılmasını sevmez. Aşırılığı sevmez.</li>
<li>Kumandanların hepsi her inkılaba taraftar değildir. İçlerinde Cumhuriyetçi, devrimci zihniyetle cumhuriyet idaresini kurmak isteyen tek kişi Atatürk, bir ölçüde de İsmet Paşa&#8217;dır. İsmet Paşa da çoğu reforma karşı çıkmış ancak reformdan sonra da ilk uygulayan kendisi olmuştur.</li>
<li>Kemalist rejim ne aşırı Türkçüleri ne de komünistleri dışlamamıştır. Atatürk bunların rejimi desteklemesini sağlamaya çalışmıştır.</li>
<li>Bu toplumda Atatürk&#8217;ü zihinlerden silmeye çalışmak bir lükstür, lüzumsuz bir çabadır.</li>
<li>15 Mayıs 1919&#8217;da çıktığı İstanbul&#8217;a 1927&#8217;ye kadar gelmemiştir. Bir nevi İstanbul&#8217;a küsmüştür. Onda hoşnutsuzluk yaratan tarafları vardır. İstanbul&#8217;un muhalefet yanı bunda rol oynamıştır. Hüseyin Cahit gibi İttihatçılar bunda rol oynamıştır.</li>
</ul>
<h3><strong>&#8220;Atatürk&#8217;ün başarısındaki en önemli faktör fevkalade vazgeçmez bir iradesinin olmasıdır. Olmalı dediği an oluyor, olduruyor.&#8221;</strong></h3>
<ul>
<li>Atatürk milliyetçidir. Bir Türk milliyetçisidir ama bunun yanında evrenselcidir. Mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir der ama savaşmasını da bilir.</li>
<li>Yunan bayrağı için <em>&#8220;Bayrak bir milletin namusudur, ayaklar altına alınamaz.&#8221;</em> diyecek kadar şövalye ruhludur.</li>
<li>Gayet mütevazi, görgülü ve nazik bir insandır. Müsrif değildir.</li>
<li>Az yer, az uyur. Türk yemeklerini çok sever. Fasulye, peynirli omlet&#8230;</li>
<li>Hiç küfür etmez. Çok kızdığında &#8220;<em>İnatçı katır&#8221;</em> dediği bilinirmiş.</li>
<li>Binlerce kitap okumuştur.Biraz da ondan büyük adamdır. Okuduklarının başında Reşat Nuri gelir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/ilber-ortayli-ataturk-kitabi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hasan Başdemir &#8211; Bir Güzel İnsan</title>
		<link>https://maiotik.com/hasan-basdemir-bir-guzel-insan/</link>
					<comments>https://maiotik.com/hasan-basdemir-bir-guzel-insan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Mar 2018 15:14:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Bağış Toplayan Öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Başdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikaların Ödüllendirdiği Öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[Siverek'teki Yardımsever Öğretmenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=1675</guid>

					<description><![CDATA[Merhaba sevgili beyefendi ve hanımefendiler. Sizlere bu içerikte bir öğretmen anlatacağım: Hasan Başdemir. Kendisi 30&#8217;lu yaşlarına yeni girmiş bir öğretmen. Şanlıurfa&#8217;nın Siverek ilçesine bağlı bir köy okulunda Türkçe öğretmekte. Geçtiğimiz yıl tanıştım. Okulumuza gelip öğrencilerimize Küçük Prens kitabını dağıtmıştı. İlk etapta kimdir necidir bu adam pek anlayamadık. Daha sonra tanıdık ki bir güzel insanmış. Bilmiyorum belki de hep azlıktaydılar da devran kötüledikçe biz daha da azaldıklarını zannettik. Afyon&#8217;da doğup büyümüş, çocuk yaşta babasını kaybetmiş öğretmenimiz. Yaklaşık 5 yıldır da mevcut okulunda öğretmenlik yapmış. Bir gariban anadolu çocuğu yani siz biz gibi. Bu adam sosyal medya aracılığı ile binlerce bağış toplayıp (bot, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili beyefendi ve hanımefendiler. Sizlere bu içerikte bir öğretmen anlatacağım: Hasan Başdemir. Kendisi 30&#8217;lu yaşlarına yeni girmiş bir öğretmen. Şanlıurfa&#8217;nın Siverek ilçesine bağlı bir köy okulunda Türkçe öğretmekte. Geçtiğimiz yıl tanıştım. Okulumuza gelip öğrencilerimize Küçük Prens kitabını dağıtmıştı. İlk etapta kimdir necidir bu adam pek anlayamadık.</p>
<p>Daha sonra tanıdık ki bir güzel insanmış. Bilmiyorum belki de hep azlıktaydılar da devran kötüledikçe biz daha da azaldıklarını zannettik. Afyon&#8217;da doğup büyümüş, çocuk yaşta babasını kaybetmiş öğretmenimiz. Yaklaşık 5 yıldır da mevcut okulunda öğretmenlik yapmış. Bir gariban anadolu çocuğu yani siz biz gibi.</p>
<p>Bu adam sosyal medya aracılığı ile binlerce bağış toplayıp (bot, kırtasiye, kıyafet vs) ihtiyacı olan öğrencileri <img decoding="async" class="size-full wp-image-1676 alignright" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/26733656_1575327592502661_390289887368724219_n-260x300.jpg" alt="" width="260" height="300" /><br />
arayıp bulup atıp arabasına yol benzin dinlemeden götürmekte. Bunda ne var diyebilirsiniz. Ama adam bu yardım kampanyalarında öyle bir raddeye varmış ki en son Haber Türk gazetesinde <a href="bkz:http://www.haberturk.com/100-binden-fazla-kitap-dagitan-hasan-basdemir-1788837"><strong>haberi</strong></a> yapılmış. Bakmayın linkin içeriğine, bu yaptıklarının yalnızca bir kısmı. En son benim okuluma bağış getirdi. İnanın dağıttığı botu giyen öğrencileri her gördüğümde gözümün önüne Hasan Hoca gelmekte.</p>
<p>Kendisinin çocukluk anılarını ve öykülerini yazdığı <a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/evvel-zaman-olur-ki/479546.html"><em><strong>Evvel Zaman Olur Ki</strong></em> </a>isimli de bir kitabı var, bildiğim kadarıyla şiir kitapları da mevcut. Kitabında küçük yaşta kaybettiği babasını  ve anılarını hem edebi bir biçimde hem de samimi söyleyişlerle anlatmış. Alın okuyun.</p>
<h2><strong>SİNADA</strong></h2>
<p>Kendisi aynı zamanda <em><strong>Sinada</strong></em> isimli kültür, sanat ve edebiyat dergisinin genel yayın yönetmeni. Derginin kalitesini anlatmaya haddim yetmez sayın okuyucu.</p>
<p>Bitti mi? Hayır! Kendisi aynı zamanda ortaokul son sınıf öğrencilerine yönelik konu anlatımlı ve soru bankası kitabı yazdı. Ben aldım. inanın içindeki sorular piyasadaki en sağlam sorulardan. Ufak tefek basım hataları olsa da kitapları emin olun kaliteli.</p>
<p>En son ayın 10&#8217;unda bir sendika tarafından yılın öğretmeni seçildi ve ödülünü şehit öğretmen Necmetttin Yılmaz&#8217;ın babasının elinden aldı.</p>
<p>Hasan Hoca, öğretmenlik mesleğinin gerçek manada yalnızca kalple severek yapılacağını, maddi herhangi bir beklentinin bunun üzerine çıkamayacağını bana kanıtlayan eşsiz emsallerden. Kendisini facebook (Hasan Hoca, Hasan Başdemir) ve diğer sosyal medya sayfalarından beğenip yardım kampanyalarına destek verebilir veya vatanın soğuk bir dağ köy okuluna yardım isteyebilirsiniz.</p>
<p>Atanın açtığı yolda genç nesil için eğitim için öğretim için yılmadan çalışan didinen bu adama selamlar.</p>
<p><strong>NOT:</strong> <em>Evvel Zaman Olur Ki</em> kitabının önsözünü Zülfü Livaneli yazmış sevgili okur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/hasan-basdemir-bir-guzel-insan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serenad</title>
		<link>https://maiotik.com/serenad/</link>
					<comments>https://maiotik.com/serenad/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2018 20:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Serenad]]></category>
		<category><![CDATA[Serenad Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Serenad Yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=1600</guid>

					<description><![CDATA[Bir ay kadar önce bir arkadaşım Livaneli nin Serenad kitabını hediye etti. Serenad , hacim bakımından ağır ama olmamış. Evet anlatılan, işlenilen mevzu çok değerli ama üslup dağınık, gereksiz onca açıklama ve büyük bir anlatıcı sorunu var. Seranad romanında bir üniversitede çalışmakta olan Maya ve onun hayatını değiştirecek Prof. Dr. Maximillian anlatılmakta. Sene, 2000&#8217;lerin başı. Alman asıllı Amerikan Prof. Dr. Maximillian sunumunu yapmak üzere İstanbul&#8217;a gelir. Rektörün özel kalemi olan Maya ise onu karşılamak ve kalacağı üç gün boyunca eşlik etmekten sorumludur. Max&#8217;ın kafasında ise başka bir şey vardır. Karısı yahudi olduğu için memleketinden kaçarken yakalanmıştır. Romanya&#8217;daki kampa gönderilen karısını ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ay kadar önce bir arkadaşım <strong>Livaneli nin <a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/serenad-karton-kapak/251771.html">Serenad</a></strong> <a href="https://maiotik.com/kitap-incelemesi/"><strong>kitabını</strong> </a>hediye etti. <strong>Serenad </strong>, hacim bakımından ağır ama olmamış. Evet anlatılan, işlenilen mevzu çok değerli ama üslup dağınık, gereksiz onca açıklama ve büyük bir anlatıcı sorunu var. <strong>Seranad</strong> romanında bir üniversitede çalışmakta olan Maya ve onun hayatını değiştirecek Prof. Dr. Maximillian anlatılmakta. Sene, 2000&#8217;lerin başı. Alman asıllı Amerikan Prof. Dr. Maximillian sunumunu yapmak üzere İstanbul&#8217;a gelir. Rektörün özel kalemi olan Maya ise onu karşılamak ve kalacağı üç gün boyunca eşlik etmekten sorumludur. Max&#8217;ın kafasında ise başka bir şey vardır. Karısı yahudi olduğu için memleketinden kaçarken yakalanmıştır. Romanya&#8217;daki kampa gönderilen karısını çeşitli yollarla &#8220;Struma&#8221; adlı gemiyle İstanbul&#8217;a getirtmeyi başaran Max, Filistin&#8217;e gidecek olan geminin Türk ve İngiliz devletlerinin baskısıyla kaderine terk edildiğini ve boğaza yanaşmasına izin verilmediğini görecektir.</p>
<p>Günlerce süren belirsizlik boyunca karısına kavuşmanın hayalini kuran Max, her gün kıyıya gidip güzel haberler beklemiştir. Ancak talihe ve tarihe bakın ki her gün kıyıyı gören bu gemi yolcuları, kıyıdan onlara bakanların gözleri önünde bir Rus denizaltı tarafından batırılmış ve içindeki yüzlerce insanla beraber bütün dünyanın gözleri önünde denize gömülmüştür.</p>
<p><strong>Serenad</strong> öyküsünün Maya ile kesişen tarafı ilginçtir. Max, İstanbul&#8217;a gelince kendi halinde, eşinden boşanmış, çocuğuyla yaşamakta olan sıradan bir insan olan Maya&#8217;nın peşine koca koca devlet ajanları takılmaya başlar. İngiliz, Türk, Rus&#8230;</p>
<p>Devamında anladığımızsa aslında Maya&#8217;nın ölüm döşeğindeki Max için Amerika&#8217;ya gitmekte olduğu ve okuduğumuz anlatıyı da bu esnada yazdığı gerçeğidir. Yerli yersiz uçağın içinde yazmaya devam ettiği bilgisini veren anlatıcı, bir yandan da olayı birinci ağızla anlatmaya devam etmektedir.</p>
<h2><strong>Kitabı Yazma Amacı</strong></h2>
<p>Ayrıca <strong>kitabı yazma amacı</strong> nı bir aşk hikayesinin tarihe gömülmesini engellemek olarak tanımlayan Maya, kendi yaşam öyküsüyle anlattığı öykü arasında bocalamaktadır. Ergen oğlunun yatağında bulduğu spermleri dahi anlatan Maya, Her fırsatta İstanbul&#8217;da yaşamanın olumsuzluklarından da maaşının azlığından da yakınmayı ihmal etmemiştir. Max&#8217;ın temiz aşk hikayesine duyduğu hayranlığın yanında çocuğunu boşandığı eşine terk ederek hareket etmesi Maya&#8217;nın tutarsız yanlarındandır. Arada bir seviştiği arkadaşı Tarık&#8217;ın yardımları sayesinde bir nebze olsun aklanan Maya işinden de bu yüzden olacaktır. Fakat bundan da gocunmuşa benzememektedir.</p>
<p>İnanın hikayesi çok güzel <strong>kitabı</strong> n. Aşk, sürgün, ölüm&#8230; Max&#8217;ın eşi Nadia için &#8220;Serenad&#8221; isimli bir beste yapması ve bunu geminin batırıldığı 24 Şubat günü 60 küsür yıl sonra gelip yeniden Şile&#8217;de yani Struma&#8217;nın batırıldığı yerde çalması&#8230;</p>
<p>Ancak <strong>Serenad</strong> ın anlatım şekli acemice işte sevgili okur. okuru sürüklemekten çok bitse de internetten adam akıllı şu olayı öğrensem dedirten bir üslup var. Maya sürekli babaanne ve anneannesini hatırlamakta ve onlara sığınmakta. Zira bu kadınlar sürgünlerde çok acılar çekmiş kadınlar. Oysa kendisi hali vakti yerinde güçlü bir kadın. Üstelik onlarla kendini anlamsız şekilde özdeşleştirmekte, sürekli <em>ben hem yahudi hem müslüman hem de bir hristiyanım</em> demektedir. Bunu sık sık dile getirmesi bir soru işaretidir. Ayrıca kitabın son bölümünde daha önce gördüğü ve aleyhine ifade veren motel görevlisi gelip &#8220;Ben Azrailim abla.&#8221; diyerek kendini yeniden tanıttığında Maya buna başta şaşırır ama sonra buna okuru da inandırmaya çalışır.</p>
<p>Hiçbir alıntı yapmadım. Olduğu gibi düşüncelerimi yazdım. Zülfü Livaneli&#8217;nin birkaç kitabı daha var okunmayı bekleyen. Zannediyorum biraz daha beklemeleri lazım. Esen kalın.</p>
<p><strong>EDİTÖR&#8217;ÜN NOTU:</strong> Aşağı yorum olarak da ekleyebilirdim ama duramadım buraya ekledim. Delihaydarefendi, Maya&#8217;ya sinirlenmiş o belli. Yazar yer yer cinsiyetçi biriymiş gibi duruyor ama inanın değil sevgili okurlar bazen böyle olabilir diyor ve esen kalmanızı diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/serenad/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yine Doğdu Tanyıldızı</title>
		<link>https://maiotik.com/yine-dogdu-tanyildizi/</link>
					<comments>https://maiotik.com/yine-dogdu-tanyildizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2018 17:32:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap İncelemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gürsel Korat - Yine Doğdu Tanyıldızı]]></category>
		<category><![CDATA[Gürsel Korat - Yine Doğdu Tanyıldızı Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Gürsel Korat Romanları Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yine Doğdu Tanyıldızı Blog Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yine Doğdu Tanyıldızı Hakkında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=1545</guid>

					<description><![CDATA[Bu içerikte Gürsel Korat &#8216;ın Yine Doğdu Tanyıldızı isimli kitabı üzerine naçizane birkaç söz edeceğim. Sitenin tapu sahibinden -yani Onur&#8217;dan- üniversite yıllarının son zamanlarında sıkça duyduğum Gürsel Korat&#8216;la geç de olsa sonunda tanışma fırsatı buldum (yanlış anlayamayın ben kim Gürsel Korat&#8217;la tanışmak kim? Hani okumak yazarla kısmen tanışmak demektir ya o bağlamda böyle bir söz ettim). Daha önce hiç karşılaşmadığımız bir anlatım biçimi kullanmış yazar kitabında. Ama bu etkileyici husustan önce biraz konudan bahsetmek isterim: 1300&#8217;lü yıllarda Niğde&#8217;de, kadılık, sarraflık ve aynı zamanda şehrin imamlığını yapan Nizamüddin Dara adında bir şeyh vardır.  Şehrin önde gelenlerinden olan bu şeyh, kendisiyle birlikte ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu içerikte <strong><em>Gürsel Korat </em></strong>&#8216;ın <strong><em>Yine Doğdu Tanyıldızı</em></strong> isimli kitabı üzerine naçizane birkaç söz edeceğim. Sitenin tapu sahibinden<strong> <a href="https://maiotik.com/author/bozkirinokuru/"><em>-yani Onur&#8217;dan-</em> </a></strong>üniversite yıllarının son zamanlarında sıkça duyduğum <em>Gürsel Korat</em>&#8216;la geç de olsa sonunda tanışma fırsatı buldum (yanlış anlayamayın ben kim Gürsel Korat&#8217;la tanışmak kim? Hani okumak yazarla kısmen tanışmak demektir ya o bağlamda böyle bir söz ettim).</p>
<p>Daha önce hiç karşılaşmadığımız bir anlatım biçimi kullanmış yazar kitabında. Ama bu etkileyici husustan önce biraz konudan bahsetmek isterim:</p>
<p>1300&#8217;lü yıllarda Niğde&#8217;de, kadılık, sarraflık ve aynı zamanda şehrin imamlığını yapan Nizamüddin Dara adında bir şeyh vardır.  Şehrin önde gelenlerinden olan bu şeyh, kendisiyle birlikte şehri de bir büyük felakete sürükleyeceğini bilmez. Bakmayın adı geçen karakterin sıfatlarının azametine. Şeyh Nizamüddin Dara, aslında kendisi de şaşırmaktadır bu sıfatlara nasıl eriştiğine. Dara&#8217;nın iki erkek evladı, üç karısı, bir çok da torunu vardır. Küçük yaşta köle olarak getirilen Fazıla ve Şeyh&#8217;in hizmetkarı Mihri ile beraber hepsi şehrin en görkemli evlerinden birinde yaşamaktadır. Asıl bomba şeyhin eşcinsel olmasıdır. Yazar, benim hiç duymadığım bir tabir kullanır bunun için: <em><strong>Ersever.</strong></em> Bu eşcinsellik mevzusu açısından Mihri karakteri şeyhin kara kutusudur ve zamanında o da nasibini almıştır <em>Ersever</em> Şeyh&#8217;ten. Hatta babasını Mihri&#8217;ye sahip olurken gören oğlu Nureddin bu yüzden bir ömür boyu düşman kesilecektir öz babasına. He bu düşmanlık ise Dara&#8217;nın sonunu hazırlayan etmenlerden olacaktır sonunda(kurgu zincir gibi birbirine örülmüş sevgili okur).</p>
<p>Dara, öldükten sonra kendisi yerine geçecek evladının kendisine düşmanlık besleyen bu oğlu Nureddin olmasını arzulamaktadır; lakin hiç sevemediği oğlu Mesud geleneğini sürdürecek gibi durmaktadır. Nureddin ise Dara&#8217;nın düşmanı, türlü otlardan şifalar yapan Şeyh Mahmud&#8217;un yanında çırak olmayı seçecektir. Hem dünyalar güzeli besleme <em>Fazıla</em> ile <em>Nureddin&#8217;in</em> birbirlerine tutulması ve Şeyh&#8217;in sırf oğluna ceza olsun diye Fazıla&#8217;yı evlatlık edinmesi de bu düşmanlığı artıran gelişmelerden olacaktır. Zannetme ki her şey bu kadar sevgili okur. Bu sadece giriş, hikaye Şeyh&#8217;e uzaklardan selam gönderen her yerde kaçak yaşayan ve şeytanın yansıması kabul eden Zembilli İshak&#8217;ın şehre gelmesiyle başlayacaktır. Zembilli İshak, Dara&#8217;yı aşkından çılgın edecek bütün Niğde&#8217;yi birbirine katacaktır.</p>
<h2><strong>Anlatım Biçimi</strong></h2>
<p>Gelelim <strong>anlatım biçimi</strong> ne, beni okurken sarsan nice husus var kitapta. Örneğin anlatıcının kimliği. Yazar okuyana anlatıcının kimliğini uzun süre sezdirmiyor. Bir <em>anlatıcı</em> bir de<em> anlatılanları yazan</em> var. İlginç bir anlatıcı denemesi. Sonradan anlaşılıyor ki anlatan, babasının hiç sevmediği ve etrafına sürekli bile isteye yalan söyleyen Mesud. Mesud&#8217;un anlattıklarını ise yazan evin sessiz kara kutusu Mihri.</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Bir baba oğlunu sevmediğini anlarsa olsa olsa içinde bir yer sızlar; fakat bir oğul babasını sevmediğini fark ederse acıma duygusunu yitirir.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Yukarıdaki pasajı söyleyen kimliğini gizleyen Mesud mesela&#8230; Romanda ağır şekilde baba oğul ilişkisi de ele alınmış ama daha ağır ele alınan ise şeyhin aranan erkek güzeli Zembilli İshak&#8217; a duyduğu aşk ve bunun uğruna göze aldığı şeyler tabi.</p>
<p><em><strong>YORUM</strong>:</em> Yine Doğdu Tanyıldızı romanının temelini <em>Mevlana</em> ve <em>Şems</em> ilişkisi oluşturuyor olabilir. Altını çiziyorum <strong>olabilir</strong>. Zira romanda <em>Nizamüddin</em> ve <em>Zembilli İshak</em> din, evren gibi konularda derin konuşmalar yapıyor. İshak bu zevk düşkünü, mevkisini hak etmeyen şeyhi bedeniyle zaten avcuna almış gerçi&#8230;</p>
<p>Henüz okumamışsanız tavsiyemdir alın okuyun&#8230;</p>
<p><strong>EDİTÖRÜN YORUMU:</strong> Gürsel Korat &#8216;la gerçek yaşamda da tanışmış biri olarak(editör burada metnin başına gönderimde bulunuyor) ehehehe 🙂 Gürsel Korat&#8217;a sordum. <strong><em>Ersever</em></strong> bizzat Gürsel Korat&#8217;ın bulduğu bir sözcük. Gürsel Korat geçmiş kurgusuna kendi yarattığı deyişler, sözcükler ve şiirler eklemekle bizzat uğraşıyor.</p>
<p>Korat&#8217;a göre aşkın eşcinsel olanının osunun busunun önemi olmadığını sadece aşk fikrinin önemi olduğunu eklememe gerek yok.</p>
<p>Onun dışında Mevlana Şems kısmını hiç karıştırma. Özelden anlatayım(<em>Çok havalı bir editör notu ekledim yemin ederim)</em>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/yine-dogdu-tanyildizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Günü Şiir Yazı</title>
		<link>https://maiotik.com/kadinlar-gunu-siir-yazi/</link>
					<comments>https://maiotik.com/kadinlar-gunu-siir-yazi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2018 18:10:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Emekçi Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Günü Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Günü Mektubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=878</guid>

					<description><![CDATA[Kadınlar Günü Şiir Yazı &#8230; Kadın! Ne güzel şey sana bakmak seni sevmek. Ellerini tutup öpmek, göğsüne alıp bastırmak. Bakma biz arada üzüyoruz seni. Hatta aramızdan bazıları çıkıp o kökünden kopası elini sana kaldırma cüretinde bulunabiliyor. Onu da geçtim seni aptal sebeplere sığınarak cinayete kurban eden şuursuzlar var aramızda. Bakma sen onlara bakma sen yıllık ölüm oranlarına. Biliyorum. Ben burada bu güzellemeleri yaparken sen evinde şiddet görüyorsun. Biliyorum sen şu an üç kuruş para için o narin tenini kıllı göbekli bir adama bırakıyorsun. Biliyorum o taş kalpli boş beyinli baban seni süt parası alacağım diye seksen yaşında bir canlı cesede ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlar Günü Şiir Yazı</strong> &#8230; Kadın! Ne güzel şey sana bakmak seni sevmek. Ellerini tutup öpmek, göğsüne alıp bastırmak. Bakma biz arada üzüyoruz seni. Hatta aramızdan bazıları çıkıp o kökünden kopası elini sana kaldırma cüretinde bulunabiliyor.</p>
<p>Onu da geçtim seni aptal sebeplere sığınarak cinayete kurban eden şuursuzlar var aramızda. Bakma sen onlara bakma sen yıllık ölüm oranlarına.</p>
<p>Biliyorum. Ben burada bu güzellemeleri yaparken sen evinde şiddet görüyorsun. Biliyorum sen şu an üç kuruş para için o narin tenini kıllı göbekli bir adama bırakıyorsun. Biliyorum o taş kalpli boş beyinli baban seni süt parası alacağım diye seksen yaşında bir canlı cesede hizmetkar ettirmenin peşinde.</p>
<p>Ama kesme ümidini kadın. Oku mesela. Diren yaşamın sana direttiklerine. Hala bu erkek ırkının içinde sana yalnızca kadın olduğun için değer verecekler var. Ama asla muhtaç olma bize.</p>
<p>Ve benim kadınım. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Kad%C4%B1nlar_G%C3%BCn%C3%BC">Kadınlar Günü</a> Şiir Yazı dedik. Ömrümün tek sahibi yol arkadaşım. Geleceği seninle yaşayacak olmak benim için ne büyük heyecan ne büyük mutluluk. Seni bir ömür kalbimde taşıyacak ellerini bir an olsun bırakmayacağım. Senin sevgine muhtaç bu adamı hayatına alacak olmakla cenneti ona vermiş olacaksın. Dünya emekçi kadınlar günün kutlu olsun sevgilim.</p>
<p>KADIN</p>
<p>Kimi der ki kadın<br />
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.<br />
Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde<br />
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.<br />
Kimi der ki ayalimdir.<br />
Boynumda taşıdığım vebalimdir.<br />
Kimi der ki hamur yoğuran,<br />
Kimi der ki çocuk doğuran,<br />
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.<br />
O benim kollarım, bacaklarım.<br />
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.</p>
<p>Nazım HİKMET</p>
<p>NOT: Kadınlar Günü Şiir Yazı yazıldığında 8 Mart&#8217;tı sevgili okur. Maiotiği yeniden yapılandırırken tarihler biraz karışmış olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/kadinlar-gunu-siir-yazi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ed Stafford Kimdir?</title>
		<link>https://maiotik.com/gercek-bir-kasif-ed-stafford/</link>
					<comments>https://maiotik.com/gercek-bir-kasif-ed-stafford/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2018 00:40:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Stafford]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Stafford Belgeselleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Stafford Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Stafford Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Stafford'la Kurtuluş Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Stafford'la Kurtuluş Öyküleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=783</guid>

					<description><![CDATA[Ed Stafford Kimdir? Merhaba sayın okuyucu. Yarıyıl tatilinde babam sayesinde sardım bu adama. TLC kanalında &#8220;Ed Stafford&#8216;la Kurtuluş Öyküleri&#8221; isimli bir yapımı var bu adamın. Vikipediden teyit ettiğim kadarıyla eski bir askermiş kendisi. Peki gerçekten Ed Stafford Kimdir? Kamera ile anadan üryan ıssız bir adaya atılan Ed, akla hayale gelmeyecek yöntemlerle hayatını idame ettiriyor. Yılan yiyor, tatlı su balığını çorba yapıp gömüyor, daha neler neler&#8230; Adama et olsun fark etmiyor anlayacağınız. Öyle yanında kameraman filan kimse yok. Bunu 4-5 günlüğüne bırakıyorlar, &#8220;Sen takıl ölmezsen biz gelir seni alırız.&#8221; diyorlar. Yalnızca çok acil durum olursa diye bir telsiz bir de üç ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ed Stafford Kimdir?</strong> Merhaba sayın okuyucu. Yarıyıl tatilinde babam sayesinde sardım bu adama. TLC kanalında &#8220;<strong>Ed Stafford</strong>&#8216;la Kurtuluş Öyküleri&#8221; isimli bir yapımı var bu adamın. Vikipediden teyit ettiğim kadarıyla eski bir askermiş kendisi.</p>
<div style="width: 1060px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-783-3" width="1060" height="596" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Ed-Staffordla-Kurtuluş-Hikayeleri-Fragmanı.mp4?_=3" /><a href="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Ed-Staffordla-Kurtuluş-Hikayeleri-Fragmanı.mp4">https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Ed-Staffordla-Kurtuluş-Hikayeleri-Fragmanı.mp4</a></video></div>
<p>Peki gerçekten Ed Stafford Kimdir?</p>
<p>Kamera ile anadan üryan ıssız bir adaya atılan Ed, akla hayale gelmeyecek yöntemlerle hayatını idame ettiriyor. Yılan yiyor, tatlı su balığını çorba yapıp gömüyor, daha neler neler&#8230; Adama et olsun fark etmiyor anlayacağınız. Öyle yanında kameraman filan kimse yok. Bunu 4-5 günlüğüne bırakıyorlar, &#8220;Sen takıl ölmezsen biz gelir seni alırız.&#8221; diyorlar. Yalnızca çok acil durum olursa diye bir telsiz bir de üç beş ilaç veriyorlar eline.</p>
<h2><strong>Discovery Channell</strong></h2>
<p>Programının yapımcısı Discovery Channell&#8217;mış. Bu Discovery&#8217;nin son sezonlarda yaptığı işler bir ilginç. Discovery Channel ile ilk olarak Türkiye&#8217;nin karasal yayından dijital uydu yayınlarına geçmeye başladığı herkesin balkonuna uydu taktırmaya ve balkonların silüetini berbat etmeye başladığı zaman tanıştım. O zamanlar uydudan izlenebiliyordu ve herhangi bir ücret ödemek gerekmiyordu. Bu dönemde Türkiye Amerikan Chopper ve benzeri onlarca belgeselle tanıştı. Ancak sonra her zaman olduğu gibi güzel şeyler değerlendi ve ücretli oldu. Buna hiçbir itirazım yok nitelikli işlerin ve yayınların para etmesini isterim.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki yayın hakları ve müşteri ilişkileriyle dünyadaki bir değildi ama olsun. Bu sebeple iş edinir edimmez ilk işim eve kablolu yayın bağlatmak oldu. Hızlı ve Gürültülü, Altın Avcıları, Tamirat Tadilat gibi onlarca yayımla karşılaştım. Kanal ücretsizken favorim Bear Grylls&#8217;in maceralarıydı. Ancak sonra öğrendik ki bir çok sahnesi zor olsa ve ölümden döndüğü anlar yaşasa da kamera arkası çok da gösterildiği gibi değildi. Kanalı bağlattıktan sonra Ed Stafford&#8217;a tanıştım. İnanılmazdı. Adamı üzerinde kıyafet bile olmadan atıyorlardı. Artık kendisi DMAX kanalında da çıkmaya başladı. DMAX &#8216;i yaptığı işlerden dolayı da tebrik ederiz. İzlenecek tematik nadir kanallardan biri ve hala ücretli değil.</p>
<p>En Stafford Kimdir? diye sormuştuk. Ayrıca Amazon Nehri&#8217;ni de baştan sona yürüyerek geçen ilk insan evladıymış kendisi.</p>
<p>İzleyin bu adamı. Biz yeni belgesel keşfedene kadar takipte kalın sevgili okurlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/gercek-bir-kasif-ed-stafford/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Ed-Staffordla-Kurtuluş-Hikayeleri-Fragmanı.mp4" length="33170751" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır&#8217;da Gezilecek Yerler</title>
		<link>https://maiotik.com/diyarbakirda-gezilecek-yerler/</link>
					<comments>https://maiotik.com/diyarbakirda-gezilecek-yerler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2018 20:25:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tavsiye Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır'da Nerede Yemek Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır'ın Turistik Yerleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=602</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili okur.  Yeni yazı başlığımız Diyarbakır&#8217;da Gezilecek Yerler hafta sonu efsane bir gezi yaptım. Fox TV Ana Haber&#8217;de izlediğimiz, polis ve askerin barikatları temizlemeye çalıştığı, çamurlu dar sokaklardan geçtim. Cahit Sıtkı Kütüphanesini ararken duyduğumuz müziğin peşinden gitmemiz sonucu bulduk burayı. Yanılmıyorsam bir musiki cemiyetiydi. Tarihi bir konağın içinde böyle keyifli dakikalar geçiren insanlar, o televizyonlardan ucube diye baktığınız Güneydoğu&#8217;dan. O içi yakılmış, yıkılmış surların yanında fotoğraf çektirdim. Bir İç Anadolulu olarak söylüyorum ki: Tüm terörizme karşın şehir diye bildiğimiz çoğu orta anadolu kentinin ancak kendisinin ilçesi olabilecek Diyarbakır&#8217;dan gözlemlerimi aktaracağım sizlere. Diyarbakır&#8216;a sabah gitmişseniz ve kahvaltı yapacaksanız, Hasan Paşa Han&#8217;ı sizin ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili okur.  Yeni yazı başlığımız <strong>Diyarbakır&#8217;da Gezilecek Yerler</strong> hafta sonu efsane bir gezi yaptım. Fox TV Ana Haber&#8217;de izlediğimiz, polis ve askerin barikatları temizlemeye çalıştığı, çamurlu dar sokaklardan geçtim. Cahit Sıtkı Kütüphanesini ararken duyduğumuz müziğin peşinden gitmemiz sonucu bulduk burayı. Yanılmıyorsam bir musiki cemiyetiydi. Tarihi bir konağın içinde böyle keyifli dakikalar geçiren insanlar, o televizyonlardan ucube diye baktığınız Güneydoğu&#8217;dan.</p>
<p>O içi yakılmış, yıkılmış surların yanında fotoğraf çektirdim. Bir İç Anadolulu olarak söylüyorum ki: Tüm terörizme karşın şehir diye bildiğimiz çoğu orta anadolu kentinin ancak kendisinin ilçesi olabilecek Diyarbakır&#8217;dan gözlemlerimi aktaracağım sizlere.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-603" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/IMG_20170219_153058.jpg" alt="" width="3120" height="4160" /></p>
<p><strong>Diyarbakır</strong>&#8216;a sabah gitmişseniz ve kahvaltı yapacaksanız, Hasan Paşa Han&#8217;ı sizin için muhteşem bir tercih olacaktır. Tarihin büyüsü içinde hanın eşsiz dokusu eşliğinde bir acı kahve içmeyi de unutmayın tabi. Diyarbakır&#8217;da Gezilecek Yerler bununla da bitmiyor tabi yok ana yemekse tercihiniz söyleyeyim: Bu memleket, insanlığın et yemekleri üzerine son noktaya çıktığı yer. Kaburga, kebap, ciğer&#8230; Biz sur içinde reklam olmasın ama adı Usta&#8217;yla biten bir mekanda ciğer gömdük. Kuzu ciğeri, özel baharatla harmanlayan ve közle vals  yaptırıp pişiren aşçı abilerimiz bize hayatımızın en sağlam ciğerini tattırdı. Yöreye has mezeler ve baharatlı ısıtılmış ekmek ise size geçmişinizi sorgulatacak cinsten.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-606" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/IMG_20170219_163344.jpg" alt="" width="3120" height="4160" /></p>
<p>Her yanından, tarih, kültür, mimari ve sanat akan bu şehir zamanı resmen içine almış. İnanılmaz olansa insanlar sizi kendi evlerine gelmiş gibi ağırlamaktalar. Arabanızı park etmek için dahi yol üzerindeki esnaflar dükkanını bırakıp gelmekte.</p>
<h2><strong>DİYARBAKIR MÜZİĞİ</strong></h2>
<p>Çok daha acayibi ise videoda:</p>
<div style="width: 1060px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-602-4" width="1060" height="596" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Diyarbakır-Eğlencesi.mp4?_=4" /><a href="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Diyarbakır-Eğlencesi.mp4">https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Diyarbakır-Eğlencesi.mp4</a></video></div>
<p>Cahit Sıtkı Kütüphanesini ararken duyduğumuz müziğin peşinden gitmemiz sonucu bulduk burayı. Yanılmıyorsam bir musiki cemiyetiydi. Tarihi bir konağın içinde böyle keyifli dakikalar geçiren insanlar, o televizyonlardan ucube diye baktığınız Güneydoğu&#8217;dan.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-605" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/IMG_20170219_163310.jpg" alt="" width="3120" height="4160" /></p>
<p>Şunu belirtmek isterim sayın okuyucu. Diyarbakır&#8217;da Gezilecek Yerler çok. Ucuz milliyetçi sözlerle veya batının medeniyetine vurulup doğuyu aşağılayan sıfatsızlar varsa aramızda sessizce çıksın. Mardin, Diyarbakır, Urfa, Antep ve nice kentler&#8230; Savaş var, terör var, korku var, kürt var, zaza var, şu var bu var&#8230; Hayır. Dün Diyarbakır&#8217;da bahar havasında muhteşem bir kent keşfi yaşadık. Devlet eliyle her şey saat gibi işliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-604" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/IMG_20170219_155909.jpg" alt="" width="3120" height="4160" /></p>
<p>İslam dünyasının beşinci haremi şerefi sayılan o eşsiz Ulu Camiyi görmek inanın tüm dediklerime tek başına yetecek bir ispat olacaktır.</p>
<p>Gelin Avlu içinde duvarları dini motifli kabartmalarla süslenmiş, mimari bir şaheserin kucağında şahit olun güneşin batışına. Ve içinize çekin bu dokuz bin yıllık geçmişi&#8230;</p>
<p>Ve dönerken Ahmet Arif&#8217;ten şunu fısıldayın sevdiğinize;</p>
<p>Açar,<br />
Kan kırmızı yediverenler<br />
Ve kar yağar bir yandan,<br />
Savrulur Karacadağ,<br />
Savrulur zozan&#8230;<br />
Bak, bıyığım buz tuttu,<br />
Üşüyorum da<br />
Zemheri de uzadıkça uzadı,<br />
Seni baharmışın gibi düşünüyorum,<br />
Seni, Diyarbekir gibi,<br />
Nelere, nelere baskın gelmez ki<br />
Seni düşünmenin tadı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/diyarbakirda-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Diyarbakır-Eğlencesi.mp4" length="33881124" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Fırat Nehri</title>
		<link>https://maiotik.com/firat-nehri/</link>
					<comments>https://maiotik.com/firat-nehri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2018 23:19:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Barajı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Barajı Fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Barajı Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Baraj]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat Nehri Gezisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=531</guid>

					<description><![CDATA[Şu aralar bizim oraların da tabiriyle Güneydoğu&#8217;da cirit atıyorum sayın okuyucu. Bu hafta sonundaki durağım ise Urfa ilinin Bozova ilçesinde yer alan Fırat Nehri üzerine kurulu Atatürk Barajı. Aslında baraj, Bozova’nın biraz dışında. Barajı karşıdan izlemek ve eşsiz manzaraya şahitlik etmek için bir de seyir tepesi var. Burada aynı zamanda ufak bir kafe de yer alıyor. Görsellerden de görüldüğü gibi Fırat Nehri üzerine kurulu barajın heybeti insanı etkilemekte. Tertemiz bir hava ve suyun muazzam ferahı bu manzarayı izleyen kişiye mutluluk vermekte. Yalnız &#8220;Bu da ne, altı üstü su! &#8221; veya &#8220;Bunun için mi geldik bu kadar yolu?&#8221; diyecek tipte arkadaşlarınız ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şu aralar bizim oraların da tabiriyle Güneydoğu&#8217;da cirit atıyorum sayın okuyucu. Bu hafta sonundaki durağım ise Urfa ilinin Bozova ilçesinde yer alan <strong>Fırat Nehri</strong> üzerine kurulu <strong>Atatürk Barajı</strong>. Aslında baraj, Bozova’nın biraz dışında. Barajı karşıdan izlemek ve eşsiz manzaraya şahitlik etmek için bir de seyir tepesi var. Burada aynı zamanda ufak bir kafe de yer alıyor.</p>
<p>Görsellerden de görüldüğü gibi <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/F%C4%B1rat">Fırat Nehri</a> üzerine kurulu barajın heybeti insanı etkilemekte. Tertemiz bir hava ve suyun muazzam ferahı bu manzarayı izleyen kişiye mutluluk vermekte. Yalnız &#8220;Bu da ne, altı üstü su! &#8221; veya &#8220;Bunun için mi geldik bu kadar yolu?&#8221; diyecek tipte arkadaşlarınız varsa sakın onlarla gitmeyin buraya. He bana sorarsanız bakkala bile gitmeyin bu tiplerle ama o ayrı konu.</p>
<p>Baraj, bilindiği üzere 80’lerde başlayıp 90’lı yılların başında bitmiş.  Barajın yapımı esnasında onlarca işçi maalesef hayatını kaybetmiş. Onlar içinde bu bahsini ettiğim, barajı izleyeceğiniz tepeye bir anıt yapılmış (aşağıda fotoğrafı mevcut).</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-535" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/ölen-işçi-anıt.jpg" alt="" width="3120" height="4160" /></p>
<p>Baraj hakkında bayağı bilgi edindim: Sekiz adet tribün olduğunu, sistemin nasıl çalıştığını orada denk gelen bir öğretmen anlattı bizlere. Lakin internetten de edinebileceğiniz bu bilgilerle sizleri oyalamak istemem.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-532" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-2.jpg" alt="" width="4160" height="3120" /></p>
<p>İnsan orada, birbirinden bağımsız iki şeyi farkediyor: İlki, suyun ne denli güzel ve hayati bir önem taşıdığı, ikincisi ise büyük devletin ne demek olduğu. Barajın heybeti, işlevi o denli büyük ve mühim ki: bunun inkarı ahmaklık olur. Ayrıca bu yapının güney doğuda var olması ve faal şekilde bilmem kaç megavat elektrik üretip ülke enerjisine katkıda bulunması yine devletin bölgede saygınlığında büyük denli rol oynamakta.</p>
<h2><strong>FIRAT NEHRİ</strong></h2>
<p>Bozova’ya girişte bir de Çatak köyü var. Çatak köyü, <strong>Fırat Nehri</strong> nin kıyısında yer almakta. Devlet haziranda faaliyete geçirilmek üzere buraya birkaç feribot göndermiş. Bu feribot iskelesinin ilerisinde ise yeni açılacak olan bir mesire alanı var.  Zaten ağaçlık olan bölge yeniden ağaçlandırılmış ve yapılan çalışmalarla burası sakin, temiz bir mesire alanına çevrilmiş. Burada balık tutabilir yahut kurak ovaya can veren nehrin sessiz geçidine şahitlik edebilirsiniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-533" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-panorama.jpg" alt="" width="1280" height="276" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-panorama.jpg 1280w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-panorama-300x65.jpg 300w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-panorama-1024x221.jpg 1024w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-panorama-768x166.jpg 768w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-panorama-696x150.jpg 696w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/baraj-panorama-1068x230.jpg 1068w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></p>
<p>Son olarak aşağıdaki fotoğrafa da değinecek ve tavsiyelerimle dükkanı kapatacağım: Barajı görmeye gelen biz insan denen ırkın çeşitli üyeleri hayvanlara dahi atfedilecemyek bir davranış sergilemiş ve ortaya aşağıdaki manzarayı çıkarmış. Bu  petler doğanın ne yazık ki içine ediyor. Bunu alıp birkaç metrede uzaktaki çöpe atmak sana birşey kaybettirmez insanoğlu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-536" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/pet-şişeler-çöp.jpg" alt="" width="3120" height="4160" /></p>
<p>Sevgili okuyucu. Gel gez buraları. Yaşadığın yeri güzel etmek senin elinde. Batıdan bakınca cehennemin içinde yaşayan biz, emin ol sen AVM&#8217;lerde eğleniyor taklidi yaparken eşsiz bir gezi deneyimi yaşadık.<em> “Hayat yaşayabildiğin kadardır.</em>” der babam. Yaşayın o zaman.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/firat-nehri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tip Tespiti</title>
		<link>https://maiotik.com/tip-tespiti/</link>
					<comments>https://maiotik.com/tip-tespiti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[delihaydarefendi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Mar 2018 18:46:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu'daki Aile Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Güneydoğu Erkekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güneydoğu Kahvedeki Abiler]]></category>
		<category><![CDATA[Şalvar Giyen Adamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şalvarlı Adamlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://maiotik.com/?p=375</guid>

					<description><![CDATA[Bu yazıda yeni bir insan tipiyle tanışacağız. İlk analizimizi bildiğiniz üzere Anadolu&#8217;nun yiğit işsizleri üzerine yapmıştık. Hadi şimdi manyak dolu memleketimizin bir başka karakterine bakalım. Hazırlanın Tip Tespiti geliyor. Yeniden söylüyorum: Kimseyi aşağılamıyoruz okuyan insan. Tasvir yapıyoruz sadece. &#8220;İkinci karıyı aldık da aklım dul Hatçe&#8217;de kaldı keke.&#8221; diyebilecek potansiyele sahip insan evlatlarının resmini çizeceğiz şimdi. Bu tip için hayat üremekten ibaret. Sevişmek yalnız çocuk yapmaya aracı bir eylem. Parlak renkli, sivri burun kundura giyerler. Siyah şalvarı beyaz ütülü gömlekle kombinleyen bu abilerimiz ceket omuzda gezerler. Serçe parmağa takılı yüzüğü de es geçmeyelim. Yazın tarımla uğraşıp kışın ekseriyetle kahvehanelerde oyun izlerler. İş ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıda yeni bir insan tipiyle tanışacağız. İlk analizimizi bildiğiniz üzere Anadolu&#8217;nun yiğit işsizleri üzerine yapmıştık. Hadi şimdi manyak dolu memleketimizin bir başka karakterine bakalım. Hazırlanın<strong> Tip Tespiti</strong> geliyor. Yeniden söylüyorum: Kimseyi aşağılamıyoruz okuyan insan. Tasvir yapıyoruz sadece.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-376" src="http://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Şalvarlı-Adam.jpg" alt="" width="1500" height="809" srcset="https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Şalvarlı-Adam.jpg 625w, https://maiotik.com/wp-content/uploads/2018/03/Şalvarlı-Adam-300x162.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /></p>
<p><strong><em>&#8220;İkinci karıyı aldık da aklım dul Hatçe&#8217;de kaldı keke.&#8221;</em></strong> diyebilecek potansiyele sahip insan evlatlarının resmini çizeceğiz şimdi.</p>
<p>Bu tip için hayat üremekten ibaret. Sevişmek yalnız çocuk yapmaya aracı bir eylem. Parlak renkli, sivri burun kundura giyerler. Siyah şalvarı beyaz ütülü gömlekle kombinleyen bu abilerimiz ceket omuzda gezerler. Serçe parmağa takılı yüzüğü de es geçmeyelim. Yazın tarımla uğraşıp kışın ekseriyetle kahvehanelerde oyun izlerler. İş Çocuk sahibi olmaya gelince çocuğun niteliğinden ziyade sayısı mühimdir. Ama şu nokta çok önemli sayın okuyucu. Bu adam okumak isteyen, okuyacağım diyen evladına gerçekten her desteği verir. Kalanlar ise mümkün olan en erken yaşta evlendirilecektir.  Birden fazla evlilik yapmak biraz da bu adamlara atalarından miras kalmıştır. Ben bu tipin hiç çocuğu olmadığı halde ikinci kadını almadığı örneğine de rastladım açıkçası.</p>
<p>Evde hayvancılık da yapılır esasen ama adam hayvanın alım satım kısmıyla alakadardır. Kazanılan paranın ilk hedefi arsa satın alıp kişiyi mütevazi bir müteahhit yapmaktır. Adamın kafası hep karışıktır. Bu da haliyle onda biraz gerilim yaratabilir. Lakin gerilim ve haliyle aksilik karakteristik olarak önemli bir özelliktir de aynı zamanda.</p>
<p>Hadsizlik ettiysem özür dilerim. Amaç yalnız tasvir okuyan insan. Son tiplemem sıradan gelecek ama entel geçinen cahal kesimden olacak bekleyin.</p>
<h2><strong>Herkese iyi akşamlar.</strong></h2>
<p><a href="https://maiotik.com/author/delihaydarefendi/"><strong>Delihaydarefendi</strong> </a>bir sonraki tip tespiti ni henüz yazmadı sevgili okur. Ama tespitlerinde çılgın atmaya devam ediyor. Kendisini bekleyerek demlenmesini dileriz. Cem Yılmaz gibi o da dinlenip ara verdikten sonra işini yapmaya devam ediyor ve stand upları efsane oluyor ya Delihaydarefendi&#8217;den beklentimiz de o. Kendisinin sağlam bir kalemi vardır. Üniversitede küçük öyküler de yazıyordu. Keyifle okuyordum yakınlarda yazdıkları da oldu ama kabul edelim yaşam bize çok ağır geldi. İçimizdeki yetenek kırıntılarını kullanmaya olanak bile bulamıyoruz artık.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://maiotik.com/tip-tespiti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
